Güncel

Uyuşturucudan cezaevinde yatan 49 bin kişi var.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucudan cezaevinde yatan 49 bin kişinin olduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, uyuşturucudan cezaevinde yatan 49 bin kişinin olduğunu söyledi.
 

Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısı’nın 3’üncüsünde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, şu anda uyuşturucudan cezaevinde yatan yaklaşık 49 bin kişinin olduğunu söyledi.

Genel Güvenlik ve Uyuşturucuyla Mücadele Toplantısı’nın 3’üncüsü, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başkanlığında İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Burada konuşan İçişleri Bakanı Soylu, uyuşturucu ve diğer konularda yaptıkları çalışmaları anlattı.

Eskiden sadece haşhaş yapraklarıyla veya kenevirden yapılan uyuşturucu ile mücadele edildiğini aktaran Bakan Soylu, şimdi çok daha öldürücü olan sentetik uyuşturucuların çıktığını, bir başka suç sahası olan siber suçlarla da karşı karşıya olunduğunu dile getirdi.

FETÖ’ye yönelik operasyonda sadece 2017’de 48 bin 305 kişinin tutuklandığını bildiren Soylu, gözaltı sayısının bunun yaklaşık üç katı olduğunu aktardı.

Soylu, 3 ayda, Türkiye’nin 81 ilinde yaklaşık 300 bin güvenlik personeline çalıştıkları alan ve bölümlerle ilgili eğitim verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini söyledi.

Afganistan İçişleri Bakanı Wais Ahmad Barm’ın ziyaretini hatırlatan Soylu, görüşmede, düzensiz göç, uyuşturucu ile mücadele ve yabancı savaşçılar konularının gündeme geldiğini söyledi.

Afganistan’dan çeşitli yollarla İran’a, Türkiye üzerinden de Avrupa ve diğer ülkelere intikal etmek isteyenlerin bulunduğunu belirten Soylu, 2018’de Türkiye üzerinden geçecek ve Türkiye’yi hedef alacak afyon ve afyondan üretilen eroin miktarının, 2 kat daha artacağını kaydetti.

“Sınır sisteminin yüzde 50’sini tamamladık”

İçişleri Bakanı Soylu, İstanbul’un bölgenin en cazibeli şehri olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: “Ne kadar cazip olursa o kadar da kendini korumaya ve bizim muhafaza etmemize gerek duymaktadır. Sadece İstanbul’u korumak için adım atıyor değiliz, şimdi Ağrı ve Iğdır’da sınır duvarları yapıyoruz, yaklaşık 144 metre. Gerek kaçakçılığın gerek göçün gerek uyuşturucunun gerekse teröristin en çok sızdığı alanlar. Sınır sisteminin 8 ay içinde yüzde 50’sini tamamladık. Temmuz sonu ağustos başında önemli bir bölümünü bitireceğiz. Bu sınırla ilgili son üç ayda yüzde 70-75 arasında kaçakçılık ve göçü engelleyebilme fırsatına sahip olduk.”

“Batı, Türkiye’yi Orta Doğu’nun ileri bir karakolu olarak gördü”

Türkiye’yi Orta Doğu’nun ileri bir karakolu olarak görmesinin, Batı’nın temel problemi olduğunu dile getiren Soylu, şöyle devam etti: “Ama Batı, denizler konusunu ıskaladı. Irak’ın kuzeyinden Ağrı sınırı uzak gibi geliyor ama bir terörist için oradan oraya geçmek 24 saattir. Onun için Gürcistan, Ermenistan sınırımıza kadar oraları kontrol etmek ve bunun için ciddi bir çaba ortaya koymak zorundayız. Büyük şehirlerde güvenliği sağlamak için de bunu yapmalıyız. Bunu topyekun bir bakış ve perspektifle görmeliyiz ama yanı zamanda topyekun bir paydaşlık içinde sağlayabilmeliyiz. Fırsatı buldukları anda teröristinden uyuşturucu kaçakçısına, göçmenden dolandırıcısına kadar herkes boşluğu dolduruverir. Hele büyük şehirlerde kendilerini saklayabilme kabiliyetine çok rahat bir şekilde sahip olabilirler. Bu yıl, en önemli hedeflerimizden biri, büyük şehirlere sızmaya çalışan sözde terör örgütü üyeleridir. Yaklaşık bir yıldır sahanın her yerine basıyoruz. Dağda kendilerine alan bulamayan teröristlerin bir kısmı şehirlerde ve göç alan bölgelerde kendilerini gizleme arayışında. Bütün şehirlerimizde buna ait operasyonlarımız hız kesmeden devam ediyor.”

“Türkiye coğrafi olarak hiç de kolay bir yerde değil”

Soylu, fırsatların da tehditlerin de yeniden tanımladığını aktararak, coğrafi olarak Türkiye’nin hiç de kolay bir yerde olmadığını, Türkiye ile kara sınırları olan iki ülkede güvenlik açısından devlet otoritesinin yok denecek kadar az olduğunu söyledi.

Bakan Soylu, buralardan uyuşturucu, kaçakçı, düzensiz göçmen gibi kamu düzenini tehdit eden her türlü unsurun ülke içine yönlenme tehlikesinin ortada durduğunu belirtti.

Bin 700 PKK sığınağı imha edildi

114 yerli yazılım ortaya koyduklarını kaydeden Soylu, aldıkları sınır güvenlik tedbirleri ve yol kontrolleri sayesinde kaçakçılık olaylarında 2017’de ciddi bir azalma elde ettiklerini ifade ederek, “Organize suçlarla mücadelede operasyon sayısını bir önceki yıla göre 2 kat artırdık. PKK ile mücadelede 2017’de bin 700’ün üzerinde sığınak ve barınak imha ettik. Bu, bir önceki yılın 2,5 katı kadar bir miktar.” diye konuştu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 2017’de yürütülen çalışmalara ilişkin, “Eylem hazırlığındaki 113 teröristi kimsenin canı yanmadan etkisiz hale getirdik ve 697 de olay engellendi. 2016 yılına göre de PKK’ya katılım yüzde 80 oranında azaldı.” dedi.

Operasyonların titizlikle yürütüldüğünü dile getiren Soylu, “İnanınız, ton ton takip ediyoruz. ‘Bir teröriste ne kadar erzak lazım, kışın ne kadar erzak yer, biz bunu nereden engelleyebiliriz ve biz onu orada nasıl hareketsiz bir hale getirebiliriz’in bütün çabasını ortaya koymaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Bakan Soylu, yine önemli bir sorun olan trafik güvenliği konusunda da birtakım çalışmalar yapıldığını dile getirerek, 2017’de bir önceki yıla göre ölümlü trafik kazalarında yüzde 2’lik azalma olduğunu söyledi.

Uyuşturucuyla mücadele konusuna da değinen Soylu, sorunun tüm dünyada büyüdüğünü belirtti.

Sorunun bugün ortaya çıkmadığını ancak, türleri, çeşitleri, imalat yöntemleri, tahribat kapasitesi, fiyatı ile değiştiğini dile getiren Soylu, şöyle konuştu: “Laboratuvar ortamında üretilmesiyle inanılmaz bir çeşitliliğe sahip olmuştur. Öldürücü etkisi artmıştır. Uyuşturucuya bağlı ölümlerde milyon kişi başına vaka sayısı AB ortalaması 21,3. Türkiye’de bu sayı 10 vaka olarak tespit ediliyor. Uyuşturucu ülkemizin gelecek nesillerine, onların zihinlerine, beyinlerine yönelik bir terörizm hadisesidir. Bunu değerlendirip böyle anlamak durumundayız. Ben rakamları görüyorum. Bu rakamları bazen ifade edebiliyorum, bazen kendime söylemekten, arkadaşlarımıza dahi ‘bunu söyleyelim mi söylemeyelim mi’ diye çekiniyoruz. 2015 yılında uyuşturucudan ölen insan sayısı 520. 2016 yılında 920, bugün 2017’nin rakamlarını tam alamadık, binin üzerinde olduğunu düşünüyoruz.”

Avrupa ülkelerinin sentetik uyuşturucuların Türkiye üzerinden Orta Doğu’ya akmasına yönelik rotaya hiçbir müdahale yapmadığını belirten Soylu, “Hangi ülkeden, hangi sentetik ve hangi kimyasal uyuşturucunun nasıl kolay yollardan geldiği net bir şekilde görülüyor.” ifadesini kullandı.

“Uyuşturucudan cezaevinde yatan 49 bin kişi var”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Doğu’dan ve Balkan rotasından geçen uyuşturucuları engellemek için çaba sarf ettiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uyuşturucuyu engellemek için alacağımız tedbirler var. Bir; uyuşturucu bağımlılarına yönelik. İki; bunların sokaktaki satıcılarına ve kollarına yönelik. Bu öyle az bir iş değildir. Bakın ayda ortalama 6 bin lira ile 10 bin lira bunlar para kazanıyorlar. Yaklaşık şu anda uyuşturucudan cezaevinde yatan 49 bin kişi var. Yasalarımızda bir problem yok, belki ufak tefek yenilemeler yapılabilir. Buna Adalet Bakanlığı ile çalışıyoruz. Sadece Ankara’da 2017 yılında tutuklanan uyuşturucu satıcısı, torbacı sayısı bin 610. İstanbul’da keza aynı rakamlar.”

“Rotalarını okullara çevirmiş durumdalar”

PKK’nin uyuşturucu imalatına karşı da mücadele ettiklerini aktaran Bakan Soylu, “Bakın bunlar kenevir ekemediler. Güneydoğu’da Lice kırsalından Şenyayla kırsalına kadar olan hattın tamamında bugün Allah’a şükürler olsun ki buğday ekiliyor.” diye konuştu.

Bakan Soylu, laboratuvarlarda daha öldürücü uyuşturucular yapıldığını, bunların ham maddelerinin bazı tıbbi ilaçların da ham maddesi olduğu için engellenmesinde sorun çıkabildiğini, ayrıca yarattığı ekonominin de sürekli büyüdüğünü söyledi.

PKK’nin uyuşturucudan yıllık 1,5 milyar dolar gelir elde ettiğini ve bunun tamamının finansmanına gittiğini bildiren Soylu, Avrupa’nın uyuşturucu konusunda iyi niyetli ve samimi olmadığını dile getirerek, “Kafalarında dünyayı Doğu ve Batı diye ikiye ayırmışlar. Doğu’ya zarar verdiğini düşündükleri her şeyi gizli veya açık bir şekilde destekliyorlar ve maalesef biz de onlara göre Doğu’da kalıyoruz. Lafı eğip bükmeye gerek yoktur. Sentetik uyuşturucuyu, laboratuvarlarında yapıyorlar ve doğuya satmaya çalışıyorlar. Mesele bu kadar açık ve nettir.” diye konuştu. 

İLKHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı