Güncel

Toplumsal sorunların köklü çözümü İslami eğitim ile sağlanır

İnsanlığın büyük bir ahlaki buhran içinde uçuruma doğru gittiğini söyleyen Molla M. Beşir Varol, insaniyetin kurtuluşunun tek çaresinin İslami ahlak ve ahkâma sarılmak olduğunu vurguladı.

İnsanlığın büyük bir ahlaki buhran içinde uçuruma doğru gittiğini söyleyen Molla M. Beşir Varol, insaniyetin kurtuluşunun tek çaresinin İslami ahlak ve ahkâma sarılmak olduğunu vurguladı.
 

Asrımızda insanlığın büyük bir buhran içinde yüzdüğünü, genç nesillerin ahlaki anlamda iflasın eşiğine gelmiş olduğunu, aile yapısı ve toplumun geleceğinin tehdit altında olduğunu belirten bölgenin tanınmış âlimlerinden Molla M. Beşir Varol, bu kötü gidişatın önlenmesi için toplumun, özellikle de gençliğin tekrar İslami köklerine dönebilmesi adına çaba sarf edilmesinin elzem olduğunu söyledi.

Dünyada yaşanan insanlık dışı olaylar, gençliğin geldiği nokta, bağımlılıklar, kadın, evlilik dışı ilişkiler ve aile kurumunun tahrip edilmesi gibi önemli konuları müfessir, muhaddis, fakih, şair Molla M. Beşir Varol ile konuştuk.

Halk arasında Mela Mizgîn ve Mela Muhammed Beşîrê Bêcirmanî olarak da bilinen Molla Beşir Varol, önemli uyarı ve tavsiyelerde bulunduğu söyleşisinde, söz konusu toplumsal sorunlarla ilgili herkesin üzerine düşen vazifeyi hakkıyla yapması gerektiğini belirterek başta hükümetin, âlimlerin, eğitim kurumlarının, anne ve babaların ellerinden geleni yapmakla mükellef olduklarını ifade etti.

İnsanların İslami eğitimden uzaklaştıkça kötülüklerin de çoğalmakta olduğunu ifade eden Varol, “Çünkü İslami eğitim Allah tarafından insanlara verilen bir eğitimdir. Allah, insanın hangi durumlarla ifsat olduğunu biliyor. Çünkü insanı yaratan odur. Nasıl ki bir mühendis yaptığı bir makineyi herkesten daha iyi biliyor, insan da öyledir. Onun için Allah, enbiyalar vasıtasıyla özellikle son Peygamber Hz. Muhammed (sav) tarafından Kur’an ve sünnetle çok güzel talimatlar vermiştir. İnsanı ıslah edecek çok önemli ahkâmlar göndermiştir. Ama insanlar bunlara uymakta lakayt kalıyor. Lakayt kaldıkça da tabi kötülükler, insanların düştüğü kötü durum kaçınılmaz oluyor. İnsanın içinde bulunduğu buhrandan kurtulması için tek çare Rabbinin ahkâmına yönelmesidir.” dedi.

“Kadın hakları adı altında çokça ifsat ve tahribat yapılıyor”

Boşanmalar ve evlilik dışı ilişkilerin gittikçe arttığını, bunun toplumda büyük bir tahribata yol açtığını vurgulayan Varol, “Peygamberimiz bir hadis-i şerifinde, ‘Dünyaya ve kadınlara dikkat edin’ diye buyuruyor. Eğer kadın, İslami tesettürden çıkartılırsa ve basit bir şey için teşhir edilirse toplum da bozulur. Bilinçli ve örgütlü bir şekilde emperyalist güçler bunu yapıyorlar. ‘Kadın hakları’ adı altında çokça ifsat ve tahribat yapılıyor. Tabi bu dünyayı içinden çıkılmaz bir hale götürüyor. Eğer kadın tekrar İslami eğitime, adaba, tesettüre, İslami iffet ve nikâha döndürülmezse ve dönmezse dünya bile bile uçuruma yuvarlanıyor olacaktır. İnsanlığın bu bataklıktan çıkmasının tek yolu; tekrar kadının kendi evine dönmesi, kendi iffetine, tesettürüne dönmesidir. Allah Kur’an’da, Peygamberimiz de sünnetiyle bu konuda çokça talimatlar vermiştir.” diye konuştu.

“Evlilik dışı ilişkilerin önü alınmazsa insanlık bir felakete doğru gidecektir”

Allah’ın emrinden çıkan bir neslin ve toplumun hiçbir şekilde iflah olamayacağını vurgulayan Varol, “Böyle bir nesil gittikçe felakete, bataklığa sürüklenir ve yuvarlanır. Eğer evlilik dışı ilişkilerin, boşanmaların önü alınmazsa insaniyet bir felakete doğru gidecektir. Çünkü insanlığın huzuru, mutluluğu Allah’ın ahkâmındadır. Bu ahkâmlardan biri de nikâhtır. Haram olan zinaya yaklaşmamaktır. Allah Kur’an-ı Kerim’de, ‘zinaya yaklaşmayın’ diye buyuruyor. Bu, nazar yapmaktır, nikâh dışı sevgililer tutmaktır. Zinaya yaklaşmak Allah’ın izin vermediği ve yasakladığı bir şeydir. İnsanların bu yollardan dönmesi lazımdır. İslami adaba ve iffete yönelmesi lazımdır. İnsan, Allah’ın ahkâmından uzaklaştığında hiçbir zaman iflah olmaz. Hepimizin bu konuda birbirimize yardımcı olmamız lazım. Erkeğin kadına, kadının erkeğe bu konuda yardımcı olması lazım. Birbirlerini korumaları gerekiyor. Çünkü erkek de kadın da tek başına kendini koruyamaz. Zaten aile yuvası bunun içindir. Emperyalist güçler, ilahi hükümleri, İslami ceza ve müeyyideleri de aramızdan kaldırdığı için ve bu müeyyideler de olmayınca, kadın ile erkekler de birbirlerine yeterince yardımcı olmayınca tabi ki insanlık kaçınılmaz bir yola girmiştir.” ifadelerini kullandı.

“Gençliği bataklıktan kurtarmanın tek çaresi İslami eğitim vermektir”

Yeni neslin inanç, kültür ve değerlerinden uzaklaşarak yetiştiğine dikkati çeken Varol, bu noktada başta hükümet olmak üzere eğitim kurumları ile anne ve babalara büyük görevler düştüğünü kaydederek sözlerine şöyle devam etti:

“Örneğin, ağaçlar insanın iştahını çeken meyveler veriyor. Ama o ağacın yeterince bakımı yapılmadığı için köküne kurtlar giriyor. Kurtlar o ağacın içini kemiriyorlar ve o ağaç öyle bir hale geliyor ki hafif bir rüzgâr o ağacı devirebiliyor. Gençlik de bu ağaç gibidir. İnsan zahiren şimdiki gençliğe baktığı zaman güzel görünüyor, ama İslami ahkâmdan, adaptan, Allah’ın hükümlerinden uzaklaştığı için o gençliğin içine onu menfi olarak çürütecek mikroplar girmiştir. Özellikle Avrupa gençliğine bakıyorsunuz, sırf zevk ve hevesini tatmin etmek için bir okula gidip orada onlarca insanı öldürebiliyor. İşte insan maneviyattan, ilahi ahkâmlardan uzaklaştığı vakit olacağı budur. Eğer insan aslına, ilahi ahkâmlara geri dönmezse -Allah muhafaza- her gün daha fazla bu gibi menfi manzaraları televizyonlardan seyredebiliriz. Gençliği bu bataklıktan kurtarmanın tek çaresi; onlara İslami eğitim vermektir. Onları Kur’an’a, sünnete, ilahi ahkâma döndürmemiz lazım. Bu konuda herkese görev düşüyor. Hükümet, eğitim kurumları, anne ve babalar başta olmak üzere herkesin bu hususta kafa yorması lazım ve yaratan Allah’ın ahkâmlarına hikmetli bir şekilde insanlarımızı döndürmemiz o eğitimi vermemiz gerekiyor. Yoksa sonumuz felakettir.”

İlahi ahkâmdan uzaklaştığında insanlığın herhangi bir zarar görmeyeceği zannediliyor

Toplum içerisinde bilinçli olarak tahribat çalışmaları, toplumu köklerinden koparma faaliyetleri olan yozlaştırma, kültürsüzleştirme, imansızlaştırma, ahlaksızlaştırma, dünyevileştirme gibi faaliyetlerin yapıldığının altını çizen Varol, bu tehlikelere karşı bir an önce tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.

İnsanlığın çobansız bir sürü gibi olduğunu söyleyen Varol, “Çünkü ilahi hükümler, insanlar üzerinde hâkim değil. Hâkim olmayınca İslami eğitim verilmiyor. Bunun için tümüyle egemenlik, hâkimiyet, menfi güçlerin eline geçmiştir. Menfi güçlerin eline geçince tabi şeytan bu küfür güçlerini yönetiyor. Şeytan ise Kur’an’ın söylediği gibi insanın düşmanıdır. İnsana ne zararlıysa, emperyalist güçlere onu yaptırıyor. Onlar da bu sefer tüm araçları olan medya, eğitim kurumları ve başka yollarla 24 saat menfi eğitimi insanlara veriyor. O menfi eğitimin en büyük zararı da insanları İslami inançtan, adap ve ahlaktan uzaklaştırmasıdır. Bazı insanlar zannediyor ki, eğer insanlık ilahi ahkâmdan uzaklaşırsa herhangi bir zarar görmeyecek. Hâlbuki durum kesinlikle böyle değildir. Tarih de bunu göstermiştir. Önceki peygamberlerin dönemlerinde insanlar ilahi ahkâmdan uzaklaştığı vakit, ilahi ceza ve müeyyidelere maruz kalmışlardır.” dedi. 

 

İLKHA

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı