Biyografi

Sahabe Abdullah ibn-i Ümmü Mektum Kimdir ?

Sahabe Abdullah ibn-i Ümmü Mektum Kimdir Doğum tarihi bilinmese de Mekke’de doğmuştur. Tam emin olmamakla beraber Hicretin 15. Miladi 636. yıllar da Kadisiye savaşında şehid olmuştur. Veya Medine’de eceliyle ölmüştür.

Baba Adı : Kays bin Zaide.

Anne Adı : Atike bint-i Abdullah bin Ankese bin Amr bin Mahzum bin Yakaza Lakabı Ümmü Mektum’dur.

Doğum Tarihi ve Yeri : Tarih yok, Mekke’de doğmuştur.

Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicretin 15. Miladi 636. yıllar da Kadisiye savaşında şehid olmuştur. Veya Medine’de eceliyle ölmüştür. ihtilaflıdır.

Fiziki Yapısı : Â’ma görme özürlüdür.

Eşleri : Bilgi yok.

Oğulları : Bilgi yok.

Kızları : Bilgi yok.

Gavzeler : Â’ma olduğu için bütün seferlerden muaf idi. Ancak, Kadisiye Savaşında gür sesiyle Mücahidleri şevke getiriyordu.

Muhacir mi Ensar mı : Mekke, Medine, ilk Muhacir dir.

Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : 2 tane.

Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.

Kabile Neseb ve Soyu : İbn-i Ümmü Mektum bin Kays bin Zaide bin Asam bin Herim bin Revâha bin Hücr bin Abd bin Ma’is bin Amr bin Lüey el-Kureyşiy el-Amiri’dir

Lakap ve Künyesi : Müezzin-i Resûlullâh (s.a.v)

Kimlerle Akraba idi : Hz.Hadice’nin dayısı oğlu dur. 

 
 

Abdullah ibn-i Ümmü Mektum Hayatı

İbn-i Ümmü Mektum’un asıl ismi ihtilaflıdır. İslâmiyetten önce adının Husayn olduğu Resûlullâh (s.a.v)’ın kendisine Abdullah ismini verdiği söylenmektedir. Medineli âlimler adını Abdullah, Iraklılar ise Amr şeklinde kaydederler. İbn-i Ümmü Mektûm ismi ise, kendisine annesi Âtike bint-i Abdullah’ın Ümmü Mektûm olan künyesine nisbetle Ümmü Mektûm’un oğlu mânâsına, İbn-i Ümmü Mektum olarak meşhur olmuştur. Babası Kays bin Zaide, Hz.Hadice (r.a) Validemizin de dayısı Kays’ın oğlu olurdu. Kays bin Zaide de Hz.Hadice’nin Annesi Fâtıma bint-i Zaide’nın erkek kardeşi idi.

İslâm tarihinde İbn-i Ümmü Mektûm adıyla şöhret bulan bu Â’ma görme özürlü ve güzel sesli sahabinin Kabile neseb ve soyu: İbn-i Ümmü Mektum bin Kays bin Zaide bin Asam bin Herim bin Revaha bin Hücr bin Abd bin Ma’is bin Amr bin Lüey el-Kureyşiy el-Amiri dir. Annesinin soyu ise: Ümmü Mektûm, Âtike bint-i Abdullah bin Ankese bin Amr bin Mahzum bin Yakaza’dır. İbn-i Ümmü Mektûm’un lakabı: Müezzin-i Resûlullâh idi.

 
 

İbn-i Ümmü Mektum Doğduğu ve Yaşadığı Yer

 

İbn-i Ümmü Mektûm (r.a) Mekke’de doğmuş olub ancak hangi tarih de doğduğu, veya kaç yaşında vefat ettiği kesin bilinmemektedir. Vefâtı ise; Şehidlikle mi oldu, yoksa, eceli ile mi, nerede ve nasıl vefat ettiği hususunda ayrı ayrı rivâyetler bulunmakta dır.
sahabenin yaşadığı yer

İbn-i Ümmü Mektum (r.a) Mekke’de ilk sıralar da Müslüman olmuş, Sabikun’u evvelindendir. Kûr’ân-ı Kerimi okumak ve okutmak için muallim olarak Medine’ye ilk önce giden iki sahabeden, Mus’âb bin Ümeyr’den sonra ikincisidir. Resûlullâh’ın Mescidinde, Bilâl-i Habeşi ile birlikte müezzinlik görevini ifa ederdi. 

Bir gün; Resûlullâh (s.a.v), Kureyş müşriklerinin ulularından yanında bulunan bir adamı, Velid bin Muğire’yi İslamiyet’e davet ettiği ve: Söylediklerimde, bir sakınca görüyor musun diye sorduğu

Velid bin Muğire’nin de: Hayır dediği ve Resûlullâh (s.a.v)’in onun, Müslüman olmasını, umduğu bir sırada, Â’ma İbn-i Ümmü Mektum geldi: Yâ Resûlallâh! Beni, irşad et! Allâh’ın Sana, öğrettiği şeylerden bana da, öğret Demeye, kendisine Kûr’ân-ı Kerim okumasını Resûlullâh (s.a.v)’- ’den isteyip durmaya başladı. 

İbn-i Ümmü Mektum’un, böyle, araya girip Resûlullâh (s.a.v)’in sözünü kesmesi, Resûlullâh (s.a.v)’ı sıktı, bunalttı. Kendisini, meşgul ettiği, Velid bin Muğire’nin Müslüman olması yolun-daki umudunu boşa giderdığı için, ona, karşı yüzünü ekşitti ondan yüzünü çevirip ötekine yöneldi.

İbn-i Ümmü Mektûm isteğini, sözünü çoğaltınca da, Resûlullâh yüz-ünü ekşiterek bırakıb evine gitti. Bunun üzerine Yüce Allâh indirdiği Abese Sûresi’nde, Resûlullâh (s.a.v)’i şöyle uyardı: Ona âma geldi diye! Yüzü ekşidi ve döndü. Ne bilirsin, belki o temizlenecek veya öğüt belleyecek de, o öğüt kendisine fayda verecek. 

Kendisini müstağni hiçbir şeye muhtaç görmeyen gelince, Sen, ona yöneliyorsun. Onun temizlenmemesinden Sana ne! Fakat Sana can atarak, sayğı duyarak gelen varya, Sen, ona aldırmıyorsun.

Hayır hayır, o muhakkak bir hatırlatmadır. Şimdi dileyen onu, değerli, hayırlı yazıcıların ellerinde olan yüksek, tertemiz, şerefli sayfalardakini düşünsün, bellesin

 
 

 

Resulullah İle İbn-i Ümmü Mektum Diyaloğu

 

Bundan sonra, Resûlullâh (s.a.v), İbn-i Ümmü Mektûm’u görünce ona ikrâm eder kendisiyle konuşur. Bir ihtiyacın var mı? Bir şey ister misin? diye sorar. Merhaba hoş geldin. Rabbimin, bana, kendisi yüzünden, itâb ikaz buyurduğu kişi!”diye iltifat ederdi.
 

 


 

Başka bir rivayette şöyle denilir: Hicretten hayli zaman evvel bir gün Resûlullâh (s.a.v), Rebia’nın oğulları Utbe ile Şeybe, Ebû Cehl bin Hişam ve henüz iman etmemiş olan amcası Abbas bin Abdülmuttalib, Ümeyye bin Halef, Velid bin el-Muğire gibi Kureyş’in ileri gelen reisleriyle, belki bunlardan biri, veya bir kaçı imana gelir de, İslâm’ın gücü artar, onların ağızlarına bakan sair insanlar onların imanı sebebiyle iman ederler, ümid ve düşüncesiyle sohbet yapar-larken Â’ma olan İbn-i Ümmü Mektum önünde yol göstericisi olduğu halde o meclise varıb: Yâ Resûlallâh! Bana Kûr’ân okut. Allâh’ın Sana tâ’lim ettiğinden bir şey tâ’lim et!”niyazında bulundu.

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı