Biyografi

Sahabe Abbad Bin Bişr Bin Vakş Hayatı Kimdir ?

Sahabe Abbad Bin Bişr Bin Vakş Hayatı Takriben Miladi 589.yılda Medine’de doğdu. Hicretin 12. Miladi 633 yılların da Yemâme Savaşı’nda 45 yaşlarında şehid oldu. Kabri, Yemâme bölgesinde dir.

Baba Adı : Bişr bin Vakş bin Züğbe.

Anne Adı : Fatıma binti Bişr bin Adiy el-Hazreci dir.

Doğum Tarihi ve Yeri : Takriben Miladi 589.yılda Medine’de doğdu.

Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicretin 12. Miladi 633 yılların da Yemâme Savaşı’nda 45 yaşlarında şehid oldu. Kabri, Yemâme bölgesinde dir.

Fiziki Yapısı : Bilgi yok.

Eşleri : Bilgi yok.

Oğulları : Bilgi yok.

Kızları : Adını bilmediğimiz bir kız çocuğu vardı.

Gavzeler : Bedir, Uhud, Hendek, Zaturrika seferi, Beni Kureyza, Hudeybiye, Hayber, Mekke’nin fethi, Tebük Seferi, ve Yemâme.

Muhacir mi Ensar mı : Medineli Ensâr’dandır.

Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : 2 tane.

Sahabeden Kim ile Kardeşti : Ebû Huzeyfe bin Utbe, bin Rebiâ

Kabile Neseb ve Soyu : Abbâd bin Bişr bin Vakş bin Züğbe bin Zaûra bin Abdüleşhel bin Cüşem bin el-Hâris bin Hazrec bin Amru, (Ve, O, ) Nebit bin Mâlik bin el-Evs el-Ensâriy el-Evsi, sonra Eşheli’dir.

Lakap ve Künyesi : Ebu Bişr, veya, Ebû’r-Râbi’dir.

Kimlerle Akraba idi : Bilgi yok. 

 
 
 

 

Abbad Bin Bişr Bin Vakş Hayatı 

Sahâbeler arasında Abbâd bin Bişr adını taşıyan iki tane meşhur olan sahabe vardır, bunlar dan biri; Abbâd bin Bişr, bin Kayzi, diğeri ise bizim burada anlatmaya çalışacağımız, Resûlullâh (s.a.v)’ın zekât memurlarından, yiğitliği ile nam salan, meşhur sahâbelerden Medineli Ensâr’dan olan Abbâd bin Bişr, bin Vakş’dır. Abbâd bin Bişr, bin Vakş (r.a), takriben Miladi 589. yılda Medine’de dünyaya geldi, ve, Hicretin 13. Miladi 634 yıllarında Hz.Ebû Bekr (r.a)’ın hilafeti devrinde meydana gelen Yemâme Savaşı’nda şehâdet mertebesine erişmiştir.

Abbâd bin Bişr, bin Vakş (r.a)’ın kabile veya neseb silsilesi şöyledir: Abbâd bin Bişr bin Vakş bin Züğbe bin Zaura bin Abdüleşhel bin Cüşem bin el-Hâris bin Hazrec bin Amru (Veya O, ) Nebit bin Mâlik bin el-Evs, el-Ensâriy el-Evs’i sonra Eşheli’dir. Lakab ve Künyesi ise: Ebû’r-Rebi’ Ebû Bişr dir.

Abbâd bin Bişr, Evs kabilesinin Abdüleşhel kolundandır. Medine’de doğdu ve orada yaşadı. Resûlullâh (s.a.v)’in Medine’ye hicretinden önce Medine’ye öğretmen olarak göndermiş olduğu Mus’ab bin Umeyr (r.a)’in vasıtasiyle Ensâr’ın ileri gelenlerinden Üseyd bin Hudayr, ve, Sa’d bin Muâz (r.a)’dan daha önce Müslüman olmuştur. Bu itibarla da Ensâr’ın faziletlilerindendır. Resûlullâh (s.a.v) Medine’ye hicret ettikten sonra onu Muhacirinden Ebû Huzeyfe bin Utbe, bin Rebia ile din kardeşi ilan etti.

 
 

 

Hz.Âişe (r.a)’nin

 

Ensar içinde en faziletli üç kişi”diye vasıflandırdığı ve Sa’d bin Muâz’dan sonra adlarını andığı Üseyd bin Hudayr ile Abbâd bin Bişr’in bazı menkibeleri geniş olarak bazı hadis kitablarında yer almaktadır. Abbâd bin Bişr (r.a) hicri ikinci yılda meydana gelen Bedir Ğazvesi-’nde bulunarak, Ashâb-ı Bedir’den olma vasfını almıştır. daha sonra, hicretin üçüncü yılında Uhud Ğazvesi’ne de iştirak etmiştir.

Kendisi, çok cesur ve şecâat sahibi bir sahabe olduğundan genellikle savaşlarda öncü kuvvetlerine kumanda ederdi. Ayrıca savaş dönüşlerinde geceleyin sabaha kadar nöbet tutarak Resûlullâh (s.a.v)’in güven ve emniyetini de sağlamak için uğraşırdı. Nitekim, Zatü’r-Rika Ğazvesi’nden dönüşde, Nahle mevki-inde tutmuş olduğu bir nöbet sırasında aynı anda üç yerinden ok yarası almasına rağmen, hem namazını kesmemiş ve hem de nöbetini tutmuştur.

Abbâd bin Bişr, Hendek Ğazvesi’nde, ve Beni Kurayza Yahudileri Muhasarası’nda bulunduktan sonra, Hudeybiye Musalahası’na giderken yirmi kişilik öncü kuvvetin kumandanlığını da yapmıştı. Hudeybiye de o meşhur ağaç altında Resûlullâh (s.a.v) ile biatı Rıdvân’da bulunan Abbâd bin Bişr, Şecere-i Rıdvan’da bulunan Ashâb’dan olma şerefine ermiştir.

Hicretin 7. yılının başlarında, Miladi 628 yılında meydana gelen Hayber Seferi’nde Resûlullâh (s.a.v)’ın öncü kuvvetlerinin kumandanı idi. Yolda yakalamış olduğu bir casusu konuşturmak suretiyle, Hayber Yahudilerinin durumları hakkında bilgi almıştır.

Mekke’nin fethi’ne Resûlullâh (s.a.v) ile birlikte iştirak eden Abbâd bin Bişr (r.a), buradan Huneyn Ğazvesi’ne iştirak etmiştir. Huneyn’de alınan ğanimet malları Ci’râne mevkiinde toplandığında bunların muhafa-zası yine Abbâd bin Bişr’e verilmişti.

Ayrıca, Huneyn Ğazvesi bittikten sonra, ordunun gece emniyetini sağlamak için Resûlullâh (s.a.v) tarafından gece nöbetini tutmakla görev-lendirilmiştir. Bu durum, onun ne kadar cesur, ve ne kadar güvenilir bir kişi olduğunu açıkça göstermektedir.

Abbâd bin Bişr (r.a)’in en önemli faaliyetlerinin başında o tarihlerde Resûlullâh (s.a.v) ve Müslümanları şiirleriyle zemmeden, Mekkelileri ve Arab kabilelerini Müslümanlar âleyhine kışkırtan, Resûlullâh (s.a.v)’e karşı gizli suikastler tertibleyen, Yahudi zengin ve şairlerinden olan ve Cebrâil (a.s)’ında tâlimatıyla öldürülmesi kesin olarak istenen Kâ’b bin Eşref’i, saf-dışı eden cesur fedâilerden birisidir. Bu, cesurane hareketi ile Resûlullâh’ın dualarına mahzar olmuştur.

 
 

 

Yahudi Şair Kâ’b bin Eşref Niçin öldürüldü?

 

Resûlullâh (s.a.v) Mekke’den Medine’ye geldiği zaman, Medine hal-kı, Müslüman, müşrik, Yahudi, ve bunların müttefiklerinden oluşmaktaydı. Kendileri Müslüman oldukları halde, babaları müşrik olarak kalan nice Medineliler vardı. Medineli müşrikler ve Yahudiler, Resûlullâh (s.a.v), ve ashâbını gerek içerden, gerek dışardan, gerek açık, gerek gizli olarak son derece rahatsız etmekteydiler.

Halbuki Medine sözleşmesine göre hiç bir kimse, diğer bir kimseyi, inancından ötürü rahatsız etmeyecek, Medine’de hep beraber emniyet için-de yaşayacaklardı. Aralarında bu konuyla ilgili bir sözleşme yapmışlardı. Fakat buna rağmen Yahudiler, fırsat buldukça düşmanlıklarını gizli ve âşikâr olarak hâlâ sürdürmekteydiler. Yüce Allah, bu yolda indirdiği âyet-lerle Resûlullâh (s.a.v)’a ve Müslümanlara sabır tavsiye etmekteydi:

 

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı