Kültür

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen: En büyük servetim öğrencilerim

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Eğitim Alanında Yaptığı Çalışmalarla 17. Vehbi Koç Ödülü’nün Sahibi Oldu, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen: “En büyük servetim öğrencilerim”

Törende, 17. Vehbi Koç Ödülü’nün sahibi Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen hakkında kısa bir film de yayınlandı. Her gününü “yeni bir maceranın başlangıcı” olarak tanımlayan Prof. Dr. Büyükerşen, filmde yer alan röportajında, “Kendimi Atatürk’e, ilkelerine, cumhuriyete ve bu topluma borçlu hissediyorum. Hem de öyle bir borç ki ömür boyu bitmiyor… Tüm bu uğraşlara karşılık en büyük servetim, en büyük kazancım yetiştirdiğim öğrencilerim. Kendimi çok mutlu ve bahtiyar hissediyorum. Vehbi Koç Ödülü’ne beni layık gören çok değerli jüri üyelerine şükranlarımı sunuyorum” dedi. 
 

Ömer M. Koç: ”Başak, İpek ve Kerem hayatlarına dokunduğumuz on binlerce gençten sadece üçü. Keşke on binlerle yetinmesek, yüz binlere, milyonlara ulaşabilsek…”

Vehbi Koç Vakfı’nın bir yıllık faaliyetlerinin derlendiği kitapçıkta yer alan burslu öğrenciler Başak, Kerem ve İpek’in hikâyelerine de dikkat çeken Ömer M. Koç, “Bu yılki yayınımızda pırıl pırıl üç gencin hikâyesi de var. Bu röportajları okumanızı özellikle tavsiye ederim. Koç Lisesi’nin ardından Koç Üniversitesi’nde de burslu okuyan ve kendini yetiştiren öğretmenlerine duyduğu saygı ve hayranlık neticesinde öğretmenlik mesleğini seçen Başak’ın hikâyesi şahsen beni fevkalâde etkiledi ve duygulandırdı! Tıp Fakültemizin ilk mezunlarından İpek’in Amerika’da devam eden eğitim serüvenini ve kendisini daha da geliştirip ülkesine dönme yönündeki kararlılığını; tarih bölümü mezunumuz Kerem’in henüz Oxford’da doktorasına devam ederken bile hepimizi gururlandıran akademik başarılarını da lütfen okuyun. Başak, İpek ve Kerem hayatlarına dokunduğumuz on binlerce gençten sadece üçü. Keşke daha fazlasını yapabilsek. Keşke on binlerle yetinmesek, yüz binlere, milyonlara ulaşabilsek” dedi.

Ömer M. Koç, Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e ödülünü takdim ederken konuşmasını şöyle sonlandırdı: “Bugün Vehbi Koç Ödülü’nü alacak değerli akademisyen de meslek yaşamı boyunca ülkemizi eğitim yoluyla ileriye taşımak için gayret sarf etmiş ve geliştirdiği modelle milyonlarca insanın hayatına dokunmayı başarmış bir eğitimci. Hepinizin yakından tanıdığı bu değerli bilim insanının ülkemiz için yaptıklarına yeterince teşekkür etmek hakikaten imkânsız.” 
 

Ödül Gerekçesi ve Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen Hakkında:

 

Prof. Dr. İpek Gürkaynak başkanlığındaki, Prof. Dr. Sami Gülgöz, Prof. Dr. Murat Günel, Prof. Dr. Mine Göğüş Tan, Batuhan Aydagül’den oluşan Seçici Kurul tarafından hazırlanan ödül gerekçesi özetle şöyle:

Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’in eğitim alanında yaptığı katkılar temel eksende ele alınabilir: Açıköğretim ve Eskişehir Anadolu Üniversitesi, Türkiye Eğitim Gönülleri Vakfı ve Eskişehir Belediye Başkanı olarak toplumun eğitimine yaptığı katkılar.

Prof Dr. Yılmaz Büyükerşen 1971 yılında, ülkemizde o yıllarda çok sınırlı olan üniversite kontenjanlarından dolayı büyük bir kesimin üniversite eğitiminden yararlanamamasına bir çözüm olarak, uzaktan eğitim modelini geliştirme çalışmalarını başlattı. Çok sayıda öğrenci için eğitimde fırsat eşitliğini hedefleyen proje, 1982 yılında “Türkiye İçin Açıköğretim Modeli” projesi YÖK Kanunu ve 41 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile Açıköğretim Fakültesi olarak ülke çapında ve Batı Avrupa’nın 6 ülkesi ile Kuzey Kıbrıs’taki Türkler için uygulamaya konuldu. Bugün 17 lisans, 34 önlisans programıyla yaklaşık 1 milyon 400 bin öğrencisi ve 2 milyon 200 bin mezunu bulunmaktadır.

Büyükerşen, 1995 yılında ilköğretim çağındaki çocuklara okula destek olacak biçimde eğitim ve gelişim olanakları sunmayı hedefleyerek kurulan TEGV’in kurucuları arasında yer almış ve ilk yönetim kurulu başkanı olarak 4 yıl görev yapmıştır. TEGV, yıllar içinde Türkiye’nin eğitim alanında faaliyet gösteren en yaygın sivil toplum kuruluşu oldu.

Büyükerşen’in 1999 yılında ilk kez seçilmiş olduğu ve halen yürütmekte olduğu Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı çerçevesinde, gerek çocukların gerekse halkın eğitimine yönelik çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Bunların arasında en başta Senfoni Orkestrası, Şehir Tiyatroları gibi sanat kurumlarının kurulması, yeni kültür sanat ve kongre merkezlerinin hizmete açılması, su altı dünyası, bilim deney merkezi, uzay evi, eğitim merkezleri gibi birçok merkezin açılması ve aralarında Türkiye’de tek olan Yılmaz Büyükerşen Balmumu Heykeller Müzesi’nin de yer aldığı yeni müzelerin kurulması sayılabilir. 

Editör: Mehmet YAKAN

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı