Advert
Advert
Bu makale 07 Kasım 2017 10:36:49 Tarihinde eklenmiştir. 342 Defa Okundu.

Sosyal Devlet Olmanın Gerekleri

Ülkemizi yöneten yöneticilerin ağızlarından düşürmediği en önemli sakız "biz sosyal devlet biçimi ile yönetiyoruz" Peki Sosyal Devlet nedir? Nasıl Olmalıdır?

Öncelikle sosyal devlet nedir? Ona bakalım!... 

Sosyal Devlet sözlük terimi olarak "Sosyal devlet, vatandaşların ekonomik ve sosyal durumuyla ilgilenen, onlara asgari bir yaşam düzeyi sağlamaya çalışan, aynı zamanda sosyal güvenliği ve adaleti temin edecek faaliyetlerde bulunan devlettir." olarak tabir edilir. 


Sosyal devletin özellikleri maddeler halinde aşağıdaki gibi özetlenebilir:

1- Devlet ezilen kesimden yana tavır sergiler.
2- Sosyal adaleti sağlamak devletin temel politikaları arasında yer alır.
3- Gelir adaleti amaçlanır, ekonomik uçurumlarla savaşılır.
4- Zor durumda olanların ihtiyaçları devlet tarafından karşılanır.
5- Devlet sosyal politikalarla birlikte sosyal ve kültürel faaliyetler düzenler.
6- Sosyal güvenlik devletin güvencesi altındadır.
7- Devlet işçiyi işverene karşı hukuk ile korur.

 


Buraya kadar iyi güzel, birde madalyonun öteki yüzüne bakalım isterseniz.



Devlet ezilen kesimden yana tavır alıyor mu? Örneğin; İşsizlere iş sahaları açmak için her hangi bir çaba safr ediyor mu? gözdüğümüz kadarı ile "hayır" tam tersine devletimiz vergiler, harçlar ve benzeri şeyler ile sopasını ezilen gariban kesimin ensesinden eksik etmiyor. Bunun en belirgin örneği ise yarı aç hayatta kalmaya çalışan asgari ücretlinin maaşlarına yapılan komik zamlar ile zengin ve güçlü kesimi korurken ezilen işçi sınıfını eziyor ve en önemlisi ise garibanın aldığı maaştan da emvai çeşit vergi ve harç ile gözünü garibanın cebine dikiyor. 



Sosyal Adaleti sağlamak;

Prof. Dr. Oktay Yenal, sosyal devletin görevlerini “yoksulluğu ve açlığı azaltmak, kronik işsizliği ortadan kaldırmak, vatandaşa asgari eğitim ve sağlık hizmeti sağlamak, vergi önlemleriyle gelir dağılımını düzeltmek” şeklinde özetlemektedir. Evet, şimdi bu söylenenleri bir analiz edelim. 

Ülkemizde Açlık sınırı altında yaşayan insan sayısı ne kadar? Türkiye İstatistik Kurumu verileri, 50 bine yakın kişinin resmen aç, 1 milyon 250 bin kişinin de açlık sınırı altında yaşamaya çalışıyor!... İşsizlik dersen kayıtlara geçmiş işsizlik oranı %12 yi geçti, öyle rakamlara bakıpta küçümsemeyin!... işsiz demek her an yuvası dağılabilir demek, işsiz demek evlenememe durumu ile karşı  karşıya kalıp karamsarlığa düşerek Allah muhafaza harama yönelmek demek, işsizlik demek potansiyel suçlu adayı ve yine potansiyel terör ve anarşist adayı demek. 

örnekleri çoğaltmak mümkün, ancak; Devlet işsizliğe kalıcı çözümler üretmezse/üretemezse sosyal dokunun bozulmasının önüne geçemez.



Gelir Adaleti;

Bence en önemli konu bu, çünkü ülkemizde son yıllarda sosyal dokunun bozulmasındaki en önemli etken gelir dengesindeki adaletsizlik değil gelir dağılımındaki "zulümdür" bakın tırnak içinde özellikle belirtiyorum "zulüm" neden bu kadar ağır yazdığımı şöyle açıklayayım! Türkiye'de Dolar milyarderi sayısı an itibarı ile  bir haberin özet kısmını aynen paylaşıyorum "Forbes Türkiye, bu yıl 12'nci kez hazırladığı “En Zengin 100 Türk” listesini açıkladı. Türkiye’den en zengin 100 kişinin sıralandığı listede 31 dolar milyarderi ve dokuz yeni isim var." evet görüldüğü üzere 31 milyarder ve daha önemlisi ise bu adamlar sadece 9 ay gibi kısa sürede; toplam serveti 2017 yılında 2016’ya göre 8,2 milyar dolar artış gösterdi. Bütün bunlar ile birlikte hala gelir adaletinden bahseden var mı?


Zor Durumda Olanların İhtiyaçları Devlet Tarafından karşılanması;

Evet hayatta kalacak kadar devletin bir yardımı söz konusu ancak! Yaşamak sadece hayatta kalabilmekmidir? Hepimiz insanız kimi kafası çalışır ticaret yapar, sanaatla uğraşır, ve yada beden işçiliği yapar. Ya bunları yapamayanlar!... Onların hayata ve yaşama entegre olabilmeleri, yaşam mücadelesi içerisinde oturacak evi olmayanlar, yapacak bir işleri olmayanlar hiç evlenmeyecekmi? Ay sonu kiramı nasıl ödeyeceğim? Sorusu sorulmayacak mı? Yada evlenirsem nasıl geçimi mi yapacağım diye düşünmeyecekmi? Sosyal devlet olmak sadece makarna torbalarını birilerine ulaştırıp yılda 500 kilo kömür vermekmidir. 

Şimdi aklınızdan şöyle bir soru geçer; Yahu devlet bütün bu adamlara nasıl bakacak nerede bütün bu ihtiyaçları karşılayacak bütçe? Size basit bir örnek vereyim müsadenizle! 2018 Bütçesi içerisinde iki köprü ve bir tüpgeçit ile yapımı tamamlanmış şehir hastaneleri için verilmiş olan garantilerden özel sektöre verilmek üzere devletin hazinesinden 6 Milyar 200 Milyon TL ödenek ayrılmış!... Şimdi soruyorum birinci önceliğimiz memleketimizin açlarının yoksullarının hayatlarını yaşanabilir bir düzeye getirmekmidir? Yoksa yeni köprü ve tüp geçitler ile neye yaradığını tam olarak bilemediğimiz şehir hastanelerimidir? basit bir hesaplama ile yola çıkarsak her bir müşkül durumdaki aileye ayda 1000 TL devlet yardımı olsa yılda aile başına 12 bin TL yapar. Bu bütçe ile 516,666 aileye bir yıl boyunca sosyal yardım sağlanmış olur. her bir aileyi ortalama 4 kişilik hesaplarsak 2,066,666 kişi yapar! Evet yanlış duymadınız 2 milyondan fazla kişi sadece devletin garanti para vermeyi taahhüt ettiği zarar ile daha rahat bir hayat sürdürecek belki çocuğunu okula gönderecek kirasını ödeyecek gelecek kaygısı ile illegal kazanç peşine düşmeyecek ve gelir dağılımı adaletsizliği bir nebze aşağı düşecekti.


Sosyal Güvenlik Devletin Güvencesi Altındadır;

İş bulabilen bireyler bu konuda biraz daha şanşlı gibi ancak devlet bu güvenceyi de öyle hayrına vermiyor. İş bulabilmiş ve işverenini sogortalı çalışma konusunda ikna etmiş çalışanlar her ay maaşlarının neredeyse üçte birini SGK primi olarak devlete aktarmak zorunda kalıyor. ve neredeyse mezarda emeklilik sistemi ile artık iyice yaşlanırsa ki ömrü vefa ederse yarı aç yarı tok bir emeklilik hayatı yaşıyor. Peki ya iş bulamayanlar! Hayatını işportacılık, pazarcılık, hamallık, kağıt toplacılığı ve benzeri hiç bir sosyal güvencesi olmayan işlerde yürütmeye çalışan insanlar!... Onlar kimin güvencesi altında, başına bir iş gelse, bir kaza geçirse yada hastalansa ne olacak? Nerede kaldı sosyal güvenlik güvencesi! Devlet her vatandaşına aynı muameleyi yapmak zorunda; Çalışan ve çalışmayan diye bir ayrım yapamaz. Nasıl ki bir babanın dört evladı var ve biri çok zeki başarılı biri çok tembel ve başarısız ikisi de orta halli ancak olay mal veya miras paylaşımına geldiğinde dördü de eşit şartlara sahip oluyorsa devlet te aynı şekilde vatandaşlarına eşit muamele yapmak zorunda.


Devlet işçiyi işverene karşı hukuk ile korur;

Bu konuda bir kaç ciltlik kitap yazılabilir, en azından ben deniz yazabilirim! Ancak bu konuyu siz değerli okuyucularıma bırakmak istiyorum!...



Son söz;

Bir devlet eğer sosyal devlet politikalar ile yönetiliyorsa bunun gereğini de yapmak ile mükelleftir ve eğer sosyal devlet yapılanması ile hareket edilmezse ne anarşinin nede terörün sonu gelir. Çifte standartlar ve geri plana atılmışlık halkta devletin otoritesini zayıflatarak bir başıboşluk oluşmasına sebep olur. Öyleki, başlarda sosyal devlet olmanın gereklerini yerine getirmek için bütçeden çok da ciddi olmayan bir rakam ayırma ile sağlanabiliyorken sosyal doku bozulup anarşi ve düzen bozan olaylar vuku bulmaya başladımı söz konusu olayları bastırmak devlete zamanında ayırması gereken bütçenin yer yer 10 katı yer yer 100 katı kadar bütçe ayırmak zorunda kalır başarılı olur mu? olmaz mı? O da belli değil. 

Bazı okuyucularım beni yahu sende her şeyi devletten bekliyorsun diye eleştirebilir!... 

Eleştirsin severim eleştiren insanları, Ancak bende şunu belirtmek isterim. "Evet arkadaş, her şeyi devletten beklerim, beklemeye hakkım var! Neden mi? Şöyle izah edeyim. Devlet benim her şeyime karışıyor mu? Karışıyor, Aracımın camına film çekip çekmeyeceğimden tutun da nerede iş yeri açabilirim, nasıl yaşarım nereye gömülürüm benim yerime her şeye devlet karar veriyorsa ve gerek maaşımdan gerekse fırından aldığım bir ekmek manavdan aldığım bir sebzeye kadar hepsinden vergi diye kandi payını bana ödetiyorsa!...

Benimde devletten beklentilerim olacak elbette. 

Kalın Sağlıcakla

Salih Şipak
Etiketler
Yorum Yap
Salih ŞİPAK Diğer Yazıları
Sosyal Devlet Olmanın Gerekleri
Yeni Moda Seçilmemiş (Atanmış) Belediye Başkanları
​Yolsuzluk Yapan Bir Kenara Değil Hapishaneye Konulur
Şanlıurfa’da Alternatif Tarım Neden Yapılamıyor
​Kudüs Sahipsiz mi?
Bir Davayı Sulandırmak İçin Daha Ne Yapılabilir
​Onlarınki Sadece Gişe Memurluğu Değil Aynı Zamanda Dostluk
Bu Gidiş Nereye? Kafam Karıştı
​Şehir Hastaneleri Hizmet İçin mi Rant İçin mi Kuruluyor
Vatandaş Hükumete Sarı Kart Gösterdi
​Anayasa Değişikliği Üzerine
Eyyubiye İlçemiz ve Çarpık Kentleşme Sorunu
​Ne Ara Bu Kadar Tahammülsüzleştik?
OHAL'de Anayasa Değiştirelim
Siz İslamı Nasıl Anladınız
Ücret Asgari, Zulüm Azami
Önce Ahlak ve Maneviyat 2
Önce Ahlak ve Maneviyat
İnsanlık Ölmüş de Haberimiz Yok
Bir Eyüppeygamber Caddesi Hikayesi
​AB Bitti Şimdi Şanghay Zamanı
​İş Güvenlik Uzmanı Ne Yapsın?
İşsizliği Önlemek İçin Devlet Ne Yapıyor
ABD'de Seçim Olmuş Bana Ne
Gündemimiz Başkanlık mı? Yoksa İşsizlik ve Terör mü? Olmalı
Eyyubiyede Kentsel Dönüşüm Ne Zaman Hayata Geçecek?
Harekât Patilerine Yapılan Operasyon ve Saadet Kongresi
Hareket Partilerine Yapılan Operasyon 2
Hareket Partilerine Yapılan Operasyon 1
Lozan Zafer mi?
Milli Eğitim Ne Kadar Milli
ÖTV Neden Alınır
HÜKÜMET NEDEN KURULAMIYOR?
DEMOKRASİ OYUNU
Seçim Yardımı Neden Yapılır?
Sahi Ne Oldu 763 Proje?
Urfa'da Mevsimlik Tarım İşçiliği
Ötv Zülmü Olanca Hızıyla Devam Ediyor
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:54
Güneş
07:22
Öğle
12:26
İkindi
14:54
Akşam
17:17
Yatsı
18:38
Advert