Güncel

İnsan Hakları Gözlem Evi Açıkladı Rohingya’da Zulüm Var

Budist Myammar devletinin Arakanlı müslümanlara karşı soykırımına karşı İnsan Hakları İzleme Örgütü raporunu açıkladı.

Merkezi New York’ta bulunan İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Budist Myanmar (Burma) yönetimi ile çetelerin, Arakanlı (Rohingya) Müslümanlara yönelik katliam, tecavüz ve kundaklama saldırılarına ilişkin bir rapor yayınladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün paylaştığı raporda, Burma askeri, Rohingya’ya karşı hayatı tehdit eden kundaklama, öldürme ve tecavüz olayları için kampanya başlattığı belirtildi.

Yakın tarihteki katliamlardan kaçan mültecilerin İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne yaptıkları açıklamalara göre 9 Ekim 2016 tarihinden bu yana, Myanmar askerlerinin Rohingya nüfusuna karşı korkunç düzeyde taciz ve misilleme yaptıklarını söylediler.

Katliamların durdurulması, insani yardım için erişimin sağlanması için çağrının da yer aldığı raporda, “BM çağrısı dâhilinde Burma hükümeti derhal yiyecek, barınak, sağlık ve diğer ihtiyaçlara yeterli erişimi olmayan insanlara ulaşmak için Rakhine Eyaletinde ki tüm bölgeleri serbest insani erişime açmalı, suiistimallere son vermeli, askeri ve sivil yetkililere baskı yaparak sınırlamalar getirmelidir.” denildi.

Rohingyalı (Arakan) Müslümanların saldırgan kudurmuş bir ordu ile karşı karşıya olduğunu vurgulayan İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya Direktörü Brad Adams, “Burma hükümeti güvenlik tehditlerine karşılık güvenlik önlemleri aldığını söylüyor ama kadınlara ve çocuklara tecavüz etmekle ve onları öldürmekle hangi güvenlik önlemini alıyor?” diye tepki gösterdi.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Rakhine eyaletinin Maungdaw şehrinden kaçıp Bangladeş’e yeni gelen onlarca Rohingya mülteciyle görüştü. Mültecilerin gösterdiği videolarda Rohingya sakinlerinin evlerini basan Burmalı askerler, otomatik silah kullanıp evleri yağmalıyorlar ve sonra yakıyorlar, tüm aile fertleri dâhil olmak üzere köylüleri öldürüyorlar, kadınlara ve kızlara tecavüz ediyorlar.

Kadınlara tecavüz ediyor sonra öldürüyorlar

Bangladeş’e sığınan 26 yaşındaki Kasım, Kari Paraung olarak da bilinen Kyet Yoe Pyin köyünde askerlerin evlere nasıl baskın düzenlediklerini ve yağmaladıklarını şöyle anlatıyor: “Asker köye geldi ve buldukları herkesi rasgele vurdu. Yaşlılar ve çocuklar vurularak öldürüldü… Birçok kişi öldü. Askerler kadınları saçlarından tutarak evlerden dışarıya sürüklediler. Kadınların giysilerini yırtarak çıkardılar. Boyunlarına basıp çiğnediler. Onlara uluorta yerde tecavüz ettiler.”

Aynı köyün bir başka mukimi olan 24 yaşındaki Jamal (Cemal) da 55 yaşındaki Shukur’u tutuklayan askerleri izlediğini şöyle anlattı: “Shukur’un dört asker tarafından tutuklandığını gördüm. Sonra onu yerde yatarken gördüm. Sonra onu yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda bir bıçakla katlettiklerini gördüm.”

Çocuklar katledildi, ateşe atılıp yakıldı

Dar Gyi Zar köyünün bir sakini olan 23 yaşındaki Jawad (Cevad) ise askerlerinin köye girer girmez ayrım gözetlemeden ateş açtığını söyledi. “Çocuk yaştakilerini bile ayırmadılar.” diyen Jawad, askerlerin ağabeyi ve iki çocuğunu öldürdüklerini ve ardından bedenlerini ateşe atarken, bir toprak dolgusu ardından izlediğini belirtti. Askerlerin ayrıca hasat edilmemesi için ekinleri yaktığını ve biçilmiş pirinçleri dağıttığını belirten Jawad, hiçbir ürünü bırakmadıklarını ve ineklerin dahi kurşunlandığını dile getirdi.

Arakanlı Müslümanların ifadelerine yer verilen raporda, bazı mültecinin anlattığına göre etnik Rakhine Budist çetelerine eşlik eden hükümetin askerlerinin baskınlara eşlik ettiği, ev yağmalamalarında çetelere sıklıkla katılıp insan hak ihlallerine eşlik ettiği belirtildi. Kasım isimli Rohingyalı Müslüman, bir baskın esnasında kendisinin ve komşularının, yakın köylerde Rohingyalı olmayan bazı insanların sivil kıyafetlerle katliamlara katıldıklarına şahitlik ettiklerini belirtti.

BM Burma Röportörü Yanghee Lee ise Burma hükümetinin BMGK karalarını yerine getirmediğini belirterek şunları ifade etti:

“Burma hükümeti, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) tarafından Aralık 2015’de kabul edilen bir kararla BM Güvenlik Konseyi’nin tam bir koruma yetkisine sahip bir büro açmasına izin vermede ve taahhütleri yerine getirmede başarısız olmuştur. Birleşmiş Milletlerin Burma röportörü Yanghee Lee, Ağustos 2016’da yaptığı açıklamada ofislerinin derhal kurulmasının “ülkenin karşı karşıya bulunduğu karmaşık ve kapsamlı insan hakları sorunlarına değinerek hükümete hayati bir destek verebileceğini” bildirdi. Burma hükümeti acilen Birleşmiş Milletler yetkililerini, BM insan hakları makamını, tüm tarafların suiistimallerini soruşturmak ve kamuya açıklamak için kuzey Rakhine Eyaletine personel göndermeye davet etmelidir.”

Öte yandan 1 Aralık tarihinde hükümet Rakhine Eyaletindeki durumu soruşturması ve 31 Ocak 2017 tarihinde açıklaması üzere bir komisyonun kurulduğunu duyurmuştur. Myanmar Times’ın 16 Aralık haberine göre komisyon, Maungdaw kasabasına yaptığı 3 ziyaretten sonra bölgede kanuni olarak devam eden askeri temizlik bahaneli operasyonlar nedeniyle durdurulmuştur. Bu iddiaların özetle reddedilmesinin yanı sıra komitenin raporu ve görev süresiyle ilgili endişeler, soruşturmasının kapsamlı ve tarafsız olacağı konusunda ciddi şüpheler uyandırdı. Ekim ayında Rakhine Eyalet Meclisi tarafından askeri ihlalleri araştırmak için oluşturulan benzer bir komisyon yine başarısız oldu.

16 Aralık günü, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeid Ra’ad Al Hüseyin şunları söyledi: “Tekrar eden yalanlarla ciddi insan hakları ihlallerini ve suçlamaları kabul etmeme, Rakhine’de bağımsız olarak açılması planlanan gözlemevinin başarısızlık ile sonuçlanması ile birleştiğinde, hükümetin uluslararası insan hakları hukuku kapsamındaki yükümlülüklerini kaldırıp kurbanlarına karşı aşırı derecede şiddet suçu işleme kapısını açıyor.”

Yayınlanan raporun başka bölümünde ise şu ifadeler dikkat çekiyor: “Devam eden askeri operasyonlar, yerel nüfus üzerinde büyük bir etkiye neden oluyor. Yetkililer 9 Ekim’den bu yana dünyaya kapatılan Maungdaw şehrinden, serbest dolaşım özgürlüğünü ve insani yardımları engelledi. Gazetecilere ve insan hakları gözlemcilerinin bölgeye girişine izin verilmedi. On binlerce insan yerinden edildi. Hükümetin ve askeri yetkililerin yardım kuruluşları üzerindeki engellemeleri, bölgeye giden yardım ihtiyacının yerine ulaşmamışına neden oldu. BM, tahminen 27.000 Rohingyalının Bangladeş’e mülteci olarak sığındığını bildirdi. İnsani yardım örgütlerinin, İnsan Hakları İzleme Örgütü’ne bildirdiğine göre yardımların, saldırılardan en çok etkilenen Maungdaw şehrine ulaşmadığını aktardılar.”

Arakanlı Müslümanlara yönelik Budist Myanmar askerleri ve yerel çeteler eliyle gerçekleşen insanlık dışı katliamlar ve tehcir devam ederken, bu barbarlığı önlemek adına uluslararası kamuoyu tarafından hâlâ etkin bir tepki gösterilmiş değil.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı