Advert
Advert
Bu haber 21 Mayıs 2018 10:36:51 Tarihinde eklenmiştir.

Küçük Çocuklarda Ateş Çıkması Ebeveynleri Endişe Etmemeli

Yaz kış görülebilen yüksek ateşin ailelerde büyük korkuya neden olmasının sebebi, aslında çocuğun havale geçirmesi endişesidir. Ancak unutulmamalıdır ki havale de tıpkı ateş gibi hastalık olarak değil belirti olarak değerlendirilmelidir.

Küçük Çocuklarda Ateş Çıkması Ebeveynleri Endişe Etmemeli

Her ebeveyn mutlaka çocuğunda yüksek ateş ile karşılaşmış ve bunu ilk kez yaşadığında kısa süreli bir telaş yaşamıştır. Yaz kış görülebilen yüksek ateşin ailelerde büyük korkuya neden olmasının sebebi, aslında çocuğun havale geçirmesi endişesidir. Ancak unutulmamalıdır ki havale de tıpkı ateş gibi hastalık olarak değil belirti olarak değerlendirilmelidir.

Beyin gelişiminin hızlı olduğu dönemlerde görülür

Febril konvulsiyon yani ateşli havale, ateşli hastalıkların seyri sırasında ortaya çıkan nöbetlerdir. 3 ay ile altı yaş arasındaki çocuklarda, vücut ısısının yükseldiği durumlarda görülen nöbetler ateşli havale olarak tanımlanır. Altı yaşına kadar, sağlıklı 100 çocuktan 2-4 tanesinde görülebileceği biliniyor. En sık görülme yaşı ise 12-18 ay arasıdır. Ateşli havalenin görüldüğü bu yaşlar beyin gelişiminin hızlı olduğu bir dönemdir ve bu nedenle, gelişmekte olan beyne özel nöbetler olarak kabul edilir.

Grip, faranjit ve bronşit çocuğunuzun ateşini yükseltebilir

Ateşe neden olan her türlü hastalık; grip, kulak iltihabı, faranjit, tonsillit, idrar yolu enfeksiyonu, bronşit ve çocukluk çağında yapılan bazı aşılar ateşli havale nedeni olabilir. Nöbetler genellikle ateşin hızlı yükseldiği dönemlerde ve hastalığın ilk günlerinde görülür. Ateşli havale genellikle vücut ısısının 38 derecenin üzerine çıktığı zamanlarda olur, bilincin kaybolması, tepkisiz kalma, gözlerin yukarı kayması, aniden nefesini tutma-morarma,kasılma, kol ve bacaklarda titreme şeklinde hareketlerin biri veya birkaçı eşlik eder. Genellikle nöbet 3 dakikadan önce kendiliğinden durur, nadiren beş dakikadan daha uzun sürer. Ateşli havalenin beyne zararı olmadığı, zekayı ve okul başarısını olumsuz etkilemediği bilinmektedir.

Havale sırasında yapmamanız gereken 5 şey

Havale nöbetleri görüntü itibarı ile korkutucu olmakla birlikte; ateşli havale genellikle kendiliğinden sonlanır, çok ender olarak uzun sürebilir. Nöbet sırasında ebeveynin sakin olması gerekmektedir. Aksi takdirde telaşla yapılacak hareketler düşme, çarpma gibi kazalara neden olacağından çocuğa zarar verebilir.

-Hastanın ağzında bir şey olmadığını biliyorsanız ve dilini de ısırmamışsa çenesiyle uğraşmayın. Dil geriye kaçar, nefes borusunu tıkar diye bir durum söz konusu değildir.
-Yüzüne gözüne bir şey özellikle kolonya dökmeyin. Gözlerini koruyamadığı için gözde zarar oluşmasına neden olur.
-Ağzından hiçbir şey (su veya ilaç) verilmemelidir, çocuğun boğulmasına neden olabilir.
Kol ve bacaklarını hareket etmesin diye tutulmamalıdır, kaz yırtıkları ve kemik kırılmalarına neden olabilir.
-Kendisine zarar vermeyecek şekilde yan yatırın, salyasının akmasına izin verin, ateşi olduğu için üzerdekileri inceltin.
Havale endişesi ile sürekli ateş düşürücü kullanmayın

Genellikle uzun süreli koruyucu tedaviye gerek yoktur. Nöbet geçirecek diye düzenli ateş düşürücü ilaç kullanmak doğru değildir ve kullandığınız ilaçların da yan etkisi olacağını unutmamak gerekir. Bazı durumlarda hekiminiz ateşli nöbete karşı ilaç kullanmayı önerebilir. Bu, makattan sıkılacak nöbet önleyici ve durdurucu bir ilaç olabilir.Ateşi 38.5 derecenin üzerine çıktığında, hasta yan yatırılır ve tüpteki ilaç makattan sıkılarak nöbet geçirmesinin önüne geçilebilir. Nöbet geçirmekte olan hasta 3 dakikayı doldurduysa yine aynı ilacı sıkmak nöbetin durdurulmasında yararlı olacaktır.Bazı özel durumlarda hekiminiz günlük ilaç kullanmayı da önerebilir.

Tekrarlama olasılığı yüksektir

Ateşli nöbet geçirmiş olan bir çocuğun yeniden nöbet geçirme olasılığı yüksektir. Ancak akılda tutulmalıdır ki, hep aynı ateş seviyesinde ve her ateşlendiğinde nöbet olacak diye kural yoktur. Genellikle nöbet tekrarı ilk nöbeti izleyen 1-2 yıl içerisinde olur. Aşağıdaki faktörler nöbet yenileme olasılığını yükseltir.

-Çocuk ilk nöbetini 15 aylıktan önce geçirmişse,

-Sık ateşli hastalık geçiriyorsa,

-İlk nöbette ateşi çok yüksek değilse,

-Ateş çok hızlı yükselmişse,

-Anne veya babada ateşli nöbet ve epilepsi öyküsü varsa anne babalar dikkatli olmalıdır.

-Anne veya babası ateşli havale geçirmiş veya kardeşlerinde de aynı öykü bulunan çocukların nöbet geçirme ihtimali diğer çocuklara göre daha fazladır. Bu da genetik yatkınlığın önemli rolünün olduğunu düşündürmektedir.

Ateşli havale epilepsiye dönmez

Ateşli havale geçiren çocuk epilepsi hastası değildir. Epilepsi hastalığı, ateşsiz dönemlerde, her hangi bir zamanda ve bir uyaran olmadan ortaya çıkan, yineleyen nöbetlerdir. Bugünkü bilimsel verilere göre ateşli havale epilepsiye dönmez. Bazı özel durumlarda epilepsi gelişme riskinin, toplumdaki epilepsi görülme oranına göre biraz yüksek olduğu söylenir.

Ateş en doğru nasıl ölçülür?

Çocukların vücut ısıları 37.2 dereceye kadar normal kabul edilir. Bunun üzerindeki ölçümlerde ateşli olduğunu düşünerek yakın takibi gerekir. Ancak en ufak ateşlenme durumunda endişeye kapılmak da doğru değildir. Her anne ve babanın, bakıcının ateş ölçümü konusunda bilgili olması gerekir. Çocukların ateşi, dijital derece ile koltuk altından, makattan, ağızdan veya özel cihazlarla alından ve kulaktan ölçülebilir. Bebeklerde koltuk altı ölçümü biraz zordur, makat ateşini ölçmek hem daha kolay hem de daha güvenilirdir. Bebek kucağa yatırılır, derecenin ucuna biraz krem sürülerek, gümüş kısmı makattan zorlamadan yerleştirilir. Kulaktan ateş ölçümü hastanın kulağı yukarı ve dışa çekildikten sonra cihazın ucu kulak yoluna yerleştirilerek düğmesine basılmalıdır. Alından ateş ölçmek her zaman doğru sonucu vermeyebilir. Soğukla temas etmesi, ateş nedeniyle terleme veya yüzünün yıkanması nedeniyle alından ölçülen ateş düşük çıkabilir ve yüksek ateşin varlığı gözden kaçabilir. Ateşin yükselmesi vücutta gelişen koruyucu olayların da bir göstergesi olduğu için; hastanın genel durumu iyiyse, ağızdan güzel sıvı alıyorsa telaşlanmadan ateş takibi yapmak uygun olur. 18 ayın altındaki çocuklarda ateş görüldüğünde sebebinin belirlenmesi için bir doktora başvurulması uygun olur, bu yaştaki çocuklarda ciddi hastalıkların belirtileri tam olarak görülmeyebilir.

Ateşi düşürmek için bunlara dikkat edin

Ateşli nöbet geçiren çocuklar için ilk öneri, hasta oldukları hissedildiğinde, ateşlendiklerinde ateşlerini ölçmek, gerekli görülürse ateş düşürücü ilaç verip, üzerindekileri inceltmek olmalıdır. Ateş düşürücü ilacın etkisinin 1 saatten önce başlamayacağı ve tam etkisinin ise 3-4 saatin sonunda ortaya çıkacağı bilinerek telaşlanmamalıdır. Ateş düşürücü verdikten sonra eğer ateş 38.5-39 civarına ulaşıyorsa ılık suyla vücuduna kompres yapmak ateşin düşmesine yardımcı olacaktır. Ateşi yüksek olan çocuğun su kaybının fazla olacağı, iştahının azalacağı akılda tutularak bol sıvı verilmeye çalışılmalı, yemek için ısrarcı olunmamalıdır. Çocuk eğer ateşli havale nöbeti geçiriyorsa 3 - 4 dakika içinde sona erecektir. Nöbet daha uzun sürüyorsa 112 aranıp yardım istenmelidir. Özellikle 18 ayın altındaki çocuklarda ateşe neden olan hastalığın belirlenmesi için yakındaki sağlık merkezine gitmenizde yarar vardır.
Etiketler
Yorum Yap
Sağlık
Vejetaryen Olanlar Bu Haber Tam Size Göre
Vejetaryen Olanlar Bu Haber Tam Size Göre
Vejetaryenlik ile ilgili uzun yıllar temkinli bir yaklaşım sergilense de günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar ve vejetaryen diyetin bazı hastalık risklerini azaltıcı etkisi sebebiyle, bu beslenme tarzına ilişkin ön yargılar azalıyor ve bu diyet giderek daha çok benimsenerek önem kazanıyor.
​Anne Adaylarının Dikkat Etmesi Gereken Maddeler
​Anne Adaylarının Dikkat Etmesi Gereken Maddeler
Pırıl pırıl parlayan güneş ve masmavi bulutsuz bir gökyüzüyle yılın en gözde mevsimi geldi. Büyük küçük hepimiz yazı dört gözle bekledik, denizin ve güneşin hayalini kurduk. Ancak eğer hamileyseniz durum o kadar iç açıcı olmayabilir.
Sinüzite Neden Olan ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Sinüzite Neden Olan ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Erken dönemde en sık burun tıkanıklığı, yüz ve baş ağrısı, burun ile geniz akıntısı gibi yakınmalarla kendini belli ediyor. Kronikleşirse sorun daha da şiddetleniyor ve bu tabloya baş ağrısı, geçmeyen yüz ağrısı ve koyu renkli burun akıntısı eşlik ediyor.
​Ramazan Ayında; Siğara İçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler
​Ramazan Ayında; Siğara İçerken Dikkat Etmeniz Gerekenler
Ramazan’da iftar sonrası üst üste içilen sigara, gün boyunca nikotin almayan vücutta normalden daha fazla tahribata yol açıyor. Ramazan’da kendini yeni duruma hazırlayan beyin için bu davranış, bozucu etki yapıyor
​Sağlıklı Dişlerimizi; Sevdiğimiz İçecek ve Yiyecekler Çürütüyor
​Sağlıklı Dişlerimizi; Sevdiğimiz İçecek ve Yiyecekler Çürütüyor
Dişler bizim için günlük hayatta olmazsa olmazlarımızdandır; Diş sağlığı özellikle çalışan insanlar için daha büyük önem taşıyor; Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Gülşah Yenier, ‘’Günümüzde diş erozyonları ile sık karşılaşılmakta, bu da ele alınması gereken önemli bir konu haline gelmektedir.
31 Mayıs Siğara'yı Bırakma Gününüz Olsun
31 Mayıs Siğara'yı Bırakma Gününüz Olsun
31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde TÜSAD’dan önemli bir uyarı geldi. Sigaranın zararlarının yıllar içinde yavaş yavaş ortaya çıktığını ancak bırakılması ile birlikte olumlu değişikliklerin dakikalar içinde görülmeye başladığını belirten TÜSAD, sigara bırakıldıktan bir yıl sonra kalp krizi geçirme riskinin yarı yarıya azaldığına dikkat çekti.
​Ramazan Ayının Olmazsa Olmaz Tatlısı; Güllaç
​Ramazan Ayının Olmazsa Olmaz Tatlısı; Güllaç
Ramazan ayını ortaladığımız bugünlerde; geleneksel Ramazan lezzeti güllaç, iftar sofralarının vazgeçilmezi olmaya devam ediyor.
Mutlu ve Sağlıklı Bir Yaşam İçin Mutlaka Balık Tüketin
Mutlu ve Sağlıklı Bir Yaşam İçin Mutlaka Balık Tüketin
Dışarıda hem eğlenip hem de kalori yakmak istiyorsanız balığa çıkın. Pek çok kişi için balıkçılık bir teknede ya da bir bankta oturup beklemek anlamına gelir.
Ramazan'da En Önemli Sorunlardan Biriside Ağız Kokusu
Ramazan'da En Önemli Sorunlardan Biriside Ağız Kokusu
Ramazan ayında oruçla birlikte açlığa bağlı ağız kokusunun geliştiğini söyleyen Diş Hekimi Recep Eşkar, “ Oruçla birlikte sosyal hayatımızı da devam ettirdiğimiz için ağız kokusunu etrafımızı rahatsız etmeyecek şekilde baskılamamız gerekmektedir” dedi.
Sigarayı Bırak; Hayata Tutun Geleceğini Koru
Sigarayı Bırak; Hayata Tutun Geleceğini Koru
Zararları yavaş yavaş, bırakmanın faydaları ise anında görülüyor. Bu yıl tüm dünyada kalp hastalıkları temasının ele alındığı 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü’nde TÜSAD’dan önemli bir uyarı geldi.
​Ramazan Ayında Bizi Ayakta Tutan Aldığımız Sıvı İçeceklerdir
​Ramazan Ayında Bizi Ayakta Tutan Aldığımız Sıvı İçeceklerdir
Gıda, beslenme ve sağlık konularında geliştirdiği projelerle toplum sağlığının geleceğine yatırım yapan Sabri Ülker Vakfı, Ramazan’da gerekli su ve sıvı alımı için ipuçlarını paylaşıyor.
​Yediğimiz Yiyeceklerden Tat Almıyorsak; Çok Yesekte Doymayız
​Yediğimiz Yiyeceklerden Tat Almıyorsak; Çok Yesekte Doymayız
Sağlıksız yiyecek ve içecekler ve Fast food’la beslenme, hareketsizlik ve genetik faktörlerden sonra, dünyadaki obezite salgınına neden olabilecek yeni bir etken daha gündeme geldi:
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
03:10
Güneş
04:58
Öğle
12:33
İkindi
16:23
Akşam
19:57
Yatsı
21:35
Advert