Advert
Advert
Bu haber 02 Mayıs 2018 16:37:06 Tarihinde eklenmiştir.

İnsanlardaki Mutsuzluğun nedenleri ve kökenleri

Yazılarındaki samimiyet ve şaşırtıcı özdeyişleriyle özellikle sosyal medyada sık sık konuşulup, örnek gösterilen yazar Fırat Devecioğlu,çağımızın güncel sorunu “mutsuzluk” hakkında bir yazı kaleme aldı.

İnsanlardaki Mutsuzluğun nedenleri ve kökenleri

Yazılarındaki samimiyet ve şaşırtıcı özdeyişleriyle özellikle sosyal medyada sık sık konuşulup, örnek gösterilen yazar Fırat Devecioğlu,çağımızın güncel sorunu “mutsuzluk” hakkında bir yazı kaleme aldı.

Mona Kitap tarafından yeni çıkardığı"Yüzleşme"adlı kitabında da kendisini en çok mutsuz eden durumu, "Dünya'yı, onu en çok sevmeyenlerin yönetmesi" olarak yorumlayan Devecioğlu yeni blog yazısında modern zaman insanlarının yaşama dair korkularını, ‘güçlü’birey rolüne bürünerek duygularını bastırma eğilimlerini ve buna bağlı olarak son zamanlarda daha çok “yüzleştikleri” “mutsuzluk”larını ele alıyor.

İşte Fırat Devecioğlu’nun yeni yazısı;

Mutsuzluğun Kökeni “Hayat, yeryüzüne kısa süreli bir bakıştan ibarettir.”

Korku, yeni doğan her insanın hemen yanıbaşındadır. Henüz bebekken karşımıza çıkar, bizimle tanışır, yanı başımızda yürür ve nihayet bizi bu dünyadan yolcu eder. Hayatın ilk ve son duygusu korkudur.

Boğucu varlığının tükenmez kaynağı, insanın nereden geldiğini ve yaşam sonrası nereye gideceğini bilmemesidir. İntihar etmek üzere şuan sandalyeye çıkan biri bile, o tanıdık korkusunun nefesini ensesinde hisseder. Son anımızda yanımızda sadece korku vardır.

Korkular, ancak yaşamını doğa ve insan sevgisi ile donatan kişi karşısında yenilebilir. İnsan bu temel gerçeğini unutur, Dostoyevskihatırlatır; cehennemi tanımlarken, ‘bence o sevmeyi başaramamaktan acı çekmektir.’der. Ruhumuz ancak sevgi ile hafifler, nefes alabilir, bir nebze olsun yatışabilir.

İçinde sevgi (anlam) olmayan hayat, insanın kalbine ‘boşa yaşanmış bir hayat’ düşüncesini bırakır. Bu nedenle,yaşamın ansızın son bulacağı düşüncesi, özellikle anlamsız (sevgisiz) yaşayan insanlarda, köklü bir ölüm korkusu yaşatır. Bu, henüz sahip olamadığı hayatı, birden kaybetme korkusudur.

Modern zaman insanı, yaşama dair korkularını, ’güçlü’ birey rolüne bürünerek bastırma eğilimindedir. Ancak kişinin sahibi olduğu nesneler artarken, sevgisizlikten beslenen yaşamın kendisine dair korkuları güçlenir. Sahip olma arzuları, onu sevgiden uzaklaştırırken, korkularına yakınlaştırır. Toplumda ‘başarılı’ olarak kabul edilen, kazanım peşinde hırsla koşan insanların, güçlü ölüm korkuları yaşaması bu nedenledir.

Çağımız, bu durumu körükleyecek şekilde, insan ve doğa üzerinde hakimiyet kurma arzularını harekete geçirmeye çalışır; etrafımız ‘elde et, başar, daha iyisine sahip ol, daha fazlasını iste!’ diyerek seslenen, kime hizmet ettiğini bilmeyen kapitalist çığlıklar ile inler. İnsanlar, başkalarının zenginliği için yaşadıklarını fark edemezler.

Dünyada daha fazla hükmederek, daha da hırslanarak, kalbinde mülkiyet arzusu ile mutlu olabilen insan henüz görülmemiştir. Hakim olma arzusu, insana dair derin mutsuzluğun başladığı yerdir! Sonuçta hayata hükmetmek değil, ancak onunla uyumlu yaşamak insanı sevgiye taşıyabilir. İnsan, ancak gerçek sevgiyi yaşayabildiği anlarda mutludur, yaşadığını hisseder. Hayat, sevgi ile anlam kazanır. Arno Gruen durumu özetler;‘Başarı, sahip olma hırsı, insan ve doğa üzerinde hakimiyet kurma çabası kendini canlı hissetmek için gösterilen beyhude bir çabanın ifadeleridir. Fakat bütün bunlar insanı sevgiye götürmez.’

Kendi ruhsal zenginliğini ıskalayan insan, kocaman boşluklarla dolaşır hale gelir. Gerçekte ihtiyacı olmayan şeyler alır, çok yıprandığını düşünerek daha da çok harcar. Sağ cepten giren sol cepten çıkar. Finansal özgürlüğe kavuşmak yerine, aklında bir türlü ulaşamadığı mutluluk hayali için taksit ödemeye devam eder.

Anlamlı yaşam, doğanın bir parçası olduğunu bilen kişinin, elinden gelen katkıyı çekinmeden hayata sunmasında saklıdır. Bu nedenle sahip olma arzuları karşısında ölçülü durabilen kişide, arzu ateşinde kavrulan insanlara gülerek baktıran sakinlik vardır.

Çağımızda mutluluğa giden yolun, insan ve doğa sevgisinden geçtiği unutulur, korkularımıza karşı nasıl güçlenebileceğimiz de… Mutsuzluğun kökeni, doğal sandığımız çağımızın yaşam formunda saklıdır. Mutluluk ise yıldız parlatararak göze girmekte ya da daha iyi bir ünvana sahip olmakta değil, doğa ile uyumlu, onun bir parçası olarak yaşayabilmektedir.

Hayat, yeryüzüne kısa süreli bir bakıştan ibarettir; zaferler değil, sadece sevgiyi yaşayabildiğimiz her an bu kısacık süreye anlam katabilir.

 

Etiketler
Yorum Yap
Kültür
Erçetin Hayranları ile Düet Yaptı
Erçetin Hayranları ile Düet Yaptı
Ünlü Sanatçı Candan ERÇETİN Başarılı sanatçı Candan Erçetin Kerki ve Solfej tarafından düzenlenen güz konserleri kapsamında Bursa Açıkhava Tiyatro’da sahne aldı.
​Merakla Beklenen Çiftlik Bank Tosun Firarda Çekimlerin Başlandı
​Merakla Beklenen Çiftlik Bank Tosun Firarda Çekimlerin Başlandı
Çiftlik Bank olayını mizahi bir dille beyaz perdeye taşıyacak olan “Çift’lik Bank Tosun Firarda” sinema filminin çekimleri Kıbrıs’ta başladı.
Önemli Teması İle; Kısa Film Başvuruları Başladı
Önemli Teması İle; Kısa Film Başvuruları Başladı
Sabancı Vakfı Üçüncü Kısa Film Yarışması'na başvurular başladı. Kısa Film Yarışması'nın bu yılki teması "ayrımcılık". Sabancı Vakfı Başkan Yardımcısı Zerrin Koyunsağan: "Genç sinemacıları ayrımcılığa dair tanık oldukları tüm hikayeleri sinema perdesine taşımaya çağırıyoruz."
 Cambridge Assessment Uluslararası Eğitim Programları; Yarına Hazır Ediyor
Cambridge Assessment Uluslararası Eğitim Programları; Yarına Hazır Ediyor
Dünyada düzenlediği uluslararası sınavlarıyla dikkat çeken Cambridge Assessment International Education; eğitim alanındaki tescillenmiş uzmanlığını sadece uluslararası sınavlarda da değil; okullara sunduğu eğitim programlarında da gösteriyor.
(KA-DER) Sancaktar şubesinde Suriyelilere iftar yemeği verdi.
(KA-DER) Sancaktar şubesinde Suriyelilere iftar yemeği verdi.
Kur’an Aşıkları Derneği (KA-DER) Sancaktar şubesinde Suriyelilere iftar yemeği verdi.Bu iftar yemeğine ülkemizde yaşayan 200 Suriyeli vatandaş çağrıldı. Aileler çocuklarıyla birlikte katıldılar.
Beklenen Film 8 Haziranda Vizyonlarda Yerini Alacak
Beklenen Film 8 Haziranda Vizyonlarda Yerini Alacak
Erkan Çelik ve Seda Kement ’in başrollerini paylaştığı gerilim-dram türündeki Zohak filmi 8 Haziran’da vizyona giriyor. Özgün senaryosuyla dikkat çeken filmin yönetmen koltuğunda oturan Adem Uğur, aynı zamanda Feride Gören ile birlikte yapımcılığı da üstleniyor
Vasfi Rıza Zobu Ödülleri Sahiplerini Buldu.  Onur Ödülü  Tilbe Saran’a, Genç Tiyatrocu Ödülü ise Ecem Uzun’a verildi.
Vasfi Rıza Zobu Ödülleri Sahiplerini Buldu. Onur Ödülü Tilbe Saran’a, Genç Tiyatrocu Ödülü ise Ecem Uzun’a verildi.
21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı - YEKÜV’ün Vasfi Rıza Zobu Tiyatro Ödülleri bu yıl Martı oyununda rol alan iki oyuncuya verildi. Tilbe Saran “Onur Ödülü”nü, Ecem Uzun ise “Genç Tiyatrocu Ödülü”nü YEKÜV Başkanı Işın Özdemir ve YEKÜV Başkan Yardımcısı Tülay Erkan’ın elinden aldı.
İki Kaliteli Yeni Dizi;  Unikitty ve Ivando
İki Kaliteli Yeni Dizi; Unikitty ve Ivando
Cartoon Network, Türkiye’deki 10’uncu yaşını yepyeni çizgi filmlerle kutluyor. Bir Lego karakteri olan Unicorn kedicik Unikitty ile yeni bölümleri Türkiye’de ilk kez bir web oyunu içinde yayınlanan “Cesur Prens Ivando”nun maceraları Cartoon Network ekranlarında çocuklarla buluşuyor.
​Merakla Beklenen Fimde Yeni Fragman Yayınlandı
​Merakla Beklenen Fimde Yeni Fragman Yayınlandı
1 Haziran’da vizyona girmeye hazırlanan ve başrolünü Şafak Pekdemir Mengü ile Burak Serdar Şanal’ın paylaştığı “Deniz ve Güneş” filminin ikinci fragmanı ve yeni afişi izleyicilerinin beğenisine sunuldu.
Korku Filmi Hem Zor Hemde Sıkıntılı Bir Süreç Gerektiriyor
Korku Filmi Hem Zor Hemde Sıkıntılı Bir Süreç Gerektiriyor
Batmanlı yönetmen Hasan Gökalp, bu hafta vizyona giren yeni korku filmi “Kafir: Cuhenna Cin Kabilesi”ni ve korku filmi çekmenin zorluklarını anlattı. Başrollerini Selim Aygün ve Gamze Kırlı’nın paylaştığı filmde aşk yaşayan bir çifte yapılan büyü ve yaşadıkları musallat konu ediliyor.
Merakla Beklenen Film 8 Haziran'da Vizyonlarda
Merakla Beklenen Film 8 Haziran'da Vizyonlarda
Erkan Çelik ve Seda Kement ’in başrollerini paylaştığı gerilim-dram türündeki Zohak filmi 8 Haziran’da vizyona giriyor. farklı senaryosu ve sürükleyici hikayesiyle sizleri farklı bir deneyim bekliyor
Osmanlı'da Ramazan Ayında Yerli Malı Fuarı
Osmanlı'da Ramazan Ayında Yerli Malı Fuarı
Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden çıkan bir belgeye göre, Ahmet Cevdet Paşa 1860’lı yıllarda yerli üretim ve tüketimi teşvik etmek için Ramazan ayına özel Yerli Malı Fuarı projesi başlatmış. İlk fuar İstanbul Sultan Ahmet Meydanı’nda 1863 yılında açılmış
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:57
Güneş
07:25
Öğle
12:28
İkindi
14:56
Akşam
17:18
Yatsı
18:39
Advert
 kadıköy escort ataşehir escort ümraniye escort mersin escort bayan istanbul escort