Advert
Advert
Bu haber 11 Ocak 2018 11:45:11 Tarihinde eklenmiştir. 271 Defa Okundu.

Rahim Ağzı Kanserini Erken Yakalamak Mümkün

Geçmişte kadınlarda genellikle 40’lı yaşlardan sonra tanı konulan rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını artık 20’li yaşlardan itibaren görmek mümkün olabiliyor.

Rahim Ağzı Kanserini Erken Yakalamak Mümkün

Geçmişte kadınlarda genellikle 40’lı yaşlardan sonra tanı konulan rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını artık 20’li yaşlardan itibaren görmek mümkün olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, özellikle son yıllarda öncül lezyonların genç yaşlarda gözlenmesine paralel olarak, rahim ağzı kanserinin de daha erken yaşlarda ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekiyor.




Jinekolojik kanserler arasında en sık görülen ilk üç tür arasında yer bulan rahim ağzı kanseri erken evrede yakalandığında tedavi şansı yüzde 95’in üzerine çıkabiliyor. Üstelik kansere neden olan virüsün HPV olduğu kesinleştikten sonra, dünyada hem bu konuya hem de HPV'ye karşı geliştirilen aşıya verilen önem de arttı. Bugün artık prekanseröz yani kansere dönüşebilecek lezyonları genç yaşlardan itibaren tespit edebilmek de mümkün olabiliyor. Eskiden sadece kanser aşamasında tanınan ve 40’lı yaşlardan sonra görülen rahim ağzı kanseri, 18, 20’li yaşlardan itibaren kansere dönüşebilecek hücreler olan prekanseröz lezyonlar olarak kendini gösteriyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, bu sonuca neden olan en önemli faktörün yıllar içinde cinsel temas başlangıcının erken yaşlara çekilmesi ve buna bağlı HPV’nin cinsiyetler arasındaki geçişini daha da hızlandırmasına bağlıyor.




Bu konuda bir diğer etkenin ise teknolojik gelişmeler sayesinde lezyonların erkenden tespit edilmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Belki de gelecekte rahim ağzı kanseri yeryüzünden ilk olarak tarihe karışacak kanser türü olacaktır” diyor.

HPV'lerin yaklaşık yüzde 70’i vücuda girdikten sonraki ilk bir yıl içerisinde, yüzde 91’i ise ikinci yılın sonunda o kişinin bağışıklık sistemi tarafından yok ediliyor. Ancak, “kanser yapabilme yetisine sahip HPV” bulaşan her 100 kişinin 9’unda prekanseröz lezyonlar söz konusu oluyor ve kansere ilerleyebiliyor. Bu lezyonların daha genç yaşlarda gözleniyor olması ise ne yazık ki kanserin daha erken yaşlarda görülmesine neden olabiliyor. Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Bu nedenle 30-35 yaş aralığında rahim ağzı kanseri gördüğümüz kadın sayısının bundan 20 yıl önceyle kıyasladığımızda kat be kat arttığını söyleyebiliriz” diyor.



 

Dünyada 7 milyon kişide HPV var!


İstatistiklere göre dünyada her 11 kişiden birinde yani yaklaşık 650 milyon insanda çeşitli tipte HPV bulunuyor. Elbette bunların hepsi kanser yapıcı özellikteki virüslerden oluşmuyor. Yaklaşık 200’e yakın alt tipi bulunan HPV’nin sadece 5 tanesi bütün rahim ağzı kanserlerinin yüzde 85’inden sorumlu tutuluyor. Ülkemizde her yıl 1600 yeni rahim ağzı kanseri vakasının tespit edildiğini belirten Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Bir de yaşadıkları bölge itibariyle doktora gitmeyen kişilerin de olduğu düşünülecek olursak bu rakamın daha da yüksek olması muhtemel” diyor.


 

Prekanseröz lezyonlar hangi durumlarda kansere dönüşüyor?


Prekanseröz lezyonların kimlerde ve neye göre geliştiği ya da kansere dönüştüğü konusunda ne yazık ki net bir şey söylemek bugün için mümkün olamıyor. Ancak sigara kullanımının hem riski artırıcı, hem de kansere gidişatı hızlandırıcı bir etken olduğu biliniyor. Poligami denilen birden fazla partnerle beraber olmak da “bu her iki cins için de geçerli” riskin artmasına neden olabiliyor. Bağışıklık sistemini düşüren ilaçları kullanmanın veya bağışıklık sistemini düşüren hastalıklara sahip olmanın da kanser oluşumunda etkili olduğu belirtiliyor.

HPV’nin bağışıklık sistemi tarafından ortadan kaldırılmasıyla prekanseröz ve/veya kanser riskinin azaldığı anlamına gelmiyor. Tam aksine, ardı ardına farklı HPV tiplerine maruz kalınması da rahim ağzı kanserine neden olabildiği için tarama konusunda aynı özeni göstermeye devam etmek gerekiyor.



 

Kanser öncesi gelişim dönemi genellikle sessiz seyrediyor


Prekanseröz lezyonlar CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 olarak tanımlanıyor. Bu lezyonların ilerleme ve geçiş aşamalarında yaklaşık 3-6 yıllık sürelere ihtiyaç duyuluyor. CIN 3’ ten kansere dönüşmesi ise 10-15 yıl kadar zaman alıyor. Aslında böylelikle müdahale etmek ve önlem almak için zaman kazanılmış oluyor. Ancak genellikle kadında prekanseröz lezyon gelişip gelişmediğini gösteren herhangi bir işaret bulunmuyor ve geçiş dönemleri oldukça sessiz seyrediyor. Dolayısıyla cinsel yaşamın başlamasıyla birlikte yapılacak pap smear testi ile olası lezyonların tespit edilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Günümüzde rahim ağzı kanserinin öncül lezyonları koterizasyon, krioterapi, LEEP gibi farklı yöntemler kullanılarak tedavi edilebiliyor. Burada tedavi yöntemini belirlerken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar; hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği, kontrollerine gelip gelemeyeceği, hastalığın derecesi, yaygınlığı, daha önce bu hastalık nedeniyle herhangi bir tedavi alıp almadığı sayılabilir. Bazı olgularda öncül lezyon ilerlemişse hastanın yaşı da göz önüne alınarak rahim alınmasına kadar gidebilen çeşitli tedaviler uygulanabiliyor. Tedavi sonrasında hastanın düzenli kontrolü gerekiyor. Bu konuya gerek doktorun ve gerekse hastanın hassasiyet göstermesi önem taşıyor” diye konuşuyor.
 

HPV DNA: Rahim ağzı kanserini yakalayan test!


Eskiden beri kullanılan ve şu anda bir kanser taramasında dünyada da kullanılabilecek en kolay, en ucuz ve en yaygın yöntem pap smaer testi. Doğru bir şekilde değerlendirildiği taktirde kişilerde prekanseröz lezyon olup olmadığını çok kısa sürede ve büyük oranda saptamak mümkün olabiliyor. Beraberinde kolposkopi denilen rahim ağzını bir çeşit mikroskopla ayrıntılı şekilde görerek taramak prekanseröz ya da kanseröz lezyonların tanısını koydurabilecek yardımcı metotlar olarak sıralanıyor. Bununla birlikte son yıllarda ülkemizde de yaygın olarak kullanılan HPV DNA testi de, hem genel toplumda hem de hastalarda tarama ve tanı amaçlı kullanılan altın standart yöntem olarak kabul ediliyor. Bu nedenle ilk cinsel temastan itibaren taramaya başlanması gerekiyor. Eğer smear testi sonuçları üç yıl üst üste negatif geliyorsa ve kişi tek eşli bir yaşam sürüyorsa testlerin üç-beş yılda bir tekrarlanmasının yeterli oluyor. Diğer taraftan, HPV DNA testinin 30 yaşından itibaren başlatılıp, her 5 yılda bir tekrarlanmasının da yeterli olacağını ifade eden Prof. Dr. İlkkan Dünder, çiçek hastalığı gibi rahim ağzı kanserinin de dünyada ortadan kaldırılması konusunda umut verici gelişmelerin günbegün arttığına inandığını söylüyor.

Editör Ramazan Cengiz
Etiketler
Yorum Yap
Sağlık
Çocuklar İçin Yorganın 10 Ayrı Faydası Analiz Edildi
Çocuklar İçin Yorganın 10 Ayrı Faydası Analiz Edildi
Çocuklar İçin Yorganın 10 Ayrı Faydası Analiz Edildi Çok uzun bir süre yoga sadece yetişkinlerin yaptığı bir uygulamaydı ve yetişkinler daha iyi bir vücut pozisyonuna sahip olmaktan stres seviyelerini azaltmaya kadar yoganın birçok faydasını gördüler.
Mhrs ne işe yarıyor ?
Mhrs ne işe yarıyor ?
Hastalar direk mhrs.gov.tr dilediği hekim seçerek ve zaman kaybı yaşamadan muayene olmalarını sağlayan bir sistem olup hiç göründüğü gibi veya söylenildiği halde rayına oturmamış olarak görünmektedir.
Eyvah! Çocuğum üstün zekalı çıktı Panik Yok
Eyvah! Çocuğum üstün zekalı çıktı Panik Yok
Eyvah! Çocuğum üstün zekalı çıktı Çocuğunuz akranlarından bariz bir şekilde farklılık ve üstünlük gösteriyor; çok hareketli, merakı ve öğrenme isteği fevkalade, soruları bitmiyor, cevaplardan tatmin olmuyor, eve sığmıyor, farklı bir dünyası ve bambaşka hayalleri varsa üstün zekalı olabilir.
Prostat Kanserinde Umut Veren Yöntem: Fokal Tedavi
Prostat Kanserinde Umut Veren Yöntem: Fokal Tedavi
Prostat Kanserinde Umut Veren Yöntem: Fokal Tedavi İki önemli yan etki yaşanmıyor! Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser türü. Öyle ki her 6 erkekten biri hayatının bir döneminde prostat kanserine yakalanıyor. Prostat kanserini önemli kılan bir başka önemli nokta ise kansere bağlı ölümlerde akciğer kanserinden sonra 2. sırada yer alması
Boyun Kireçlenmesinin Sebebi Monoton İş Hayatı
Boyun Kireçlenmesinin Sebebi Monoton İş Hayatı
Boyun Kireçlenmesinin Sebebi Monoton İş Hayatı Modern yaşamın en ağır faturalarından biri de vücudun belirli bölgelerinde baş gösteren ağrılar. Özellikle boyun ağrılarıyla hayatın bir döneminde mutlaka karşılaşılır
Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor 3 Günde Oluşuyor 3 Ayda İyileşmiyor
Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor 3 Günde Oluşuyor 3 Ayda İyileşmiyor
Yatak Yarası Sıcak Havalarda Kapanmıyor 3 Günde Oluşuyor 3 Ayda İyileşmiyor Yatağa bağımlı hastalarda en sık görülen sağlık sorunlarından biri olan yatak yarası, hareket kısıtlılığı olan binlerce insanı tehdit ediyor. Sadece üç günde oluşabilen ancak tedavisi aylarca süren yatak yarası şikayetlerinin havaların ısındığı yaz döneminde arttı
Hareketsiz Yaşam ve Yanlış Egzersiz Sakatlayabilir
Hareketsiz Yaşam ve Yanlış Egzersiz Sakatlayabilir
Hareketsiz Yaşam ve Yanlış Egzersiz Sakatlayabilir Tüm günü oturarak, araba kullanarak ya da ayakta çalışarak geçiren kişilerde zamanla birtakım ortopedik rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor. Yeterli fiziksel aktivitede bulunmamak, ağır çanta kullanmak ve yanlış ayakkabı seçimi, kas ve iskelet sistemi hastalıklarına yol açıyor.
Şanlıurfa'da Yeni Sağlık Kurulu Hizmete Girdi
Şanlıurfa'da Yeni Sağlık Kurulu Hizmete Girdi
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Şanlıurfa hastanelerinde verilen sağlık raporları ile ilgili yeni bir çalışma başlatıldı. Yeni sisteme göre hastalar çok daha kısa sürede raporlarını almış olacaklar.
Gebelik ve sonrasında hemoroit sorununa doğal ve etkili çözüm
Gebelik ve sonrasında hemoroit sorununa doğal ve etkili çözüm
Gebelik ve sonrasında hemoroit sorununa doğal ve etkili çözüm Op. Dr. Müstecep Kavrut: “Gebelik ve sonrasında hemoroit sorununa doğal ve etkili çözüm Propolis” Gebelik esnasında ve doğum sonrasında sıkça rastlanan hemoroit rahatsızlığını natürel içeriğe sahip Propolis merhemi ile güvenle çözebilirsiniz.
Şanlıurfa'lıları Yağ Yakan Bu  Besinler Yaza Hazırlayacak
Şanlıurfa'lıları Yağ Yakan Bu Besinler Yaza Hazırlayacak
Şanlıurfa'lıları Yağ Yakan Bu Besinler Yaza Hazırlayacak Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte pek çok insan, kışın rehavetinden kurtulup kilo verme telaşına girdi. Kimileri kendisine uygun olduğunu düşündüğü bir diyete başlıyor, kimileri de sağlıklı olduğunu düşündüğü yiyeceklerden tüketerek fazla yağlarından kurtulmaya çalışıyor.
Bahar Alerjisinde Gözlerinizi Korumanın Yolları
Bahar Alerjisinde Gözlerinizi Korumanın Yolları
Bahar Alerjisinde Gözlerinizi Korumanın Yolları Bahar ayları pek çok insan tarafından en güzel mevsim olarak tanımlanırken alerjisi olanlar için zor bir dönemin başlangıcı olarak kabul ediliyor. Bu alerjilerden en çok payını alan organlardan biri de gözlerimiz
Bahar Ayında Yorgun Hissediyorsanız Sebebi D Vitamini Eksikliği
Bahar Ayında Yorgun Hissediyorsanız Sebebi D Vitamini Eksikliği
Bahar Ayında Yorgun Hissediyorsanız Sebebi D Vitamini Eksikliği D Vitamini Eksikliği Baharda Daha da Yorgun Hissettiriyor D vitamini eksikliğinde uyuklama hali, yorgunluk hissi ve fiziksel aktivite isteksizliği yaşanıyor. Bahar aylarının gelmesiyle birlikte yorgun hissedenlerin ve çalışma isteği azalanların sayısı daha da artıyor.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
04:04
Güneş
05:34
Öğle
12:30
İkindi
16:12
Akşam
19:15
Yatsı
20:37
Advert