Advert
Advert
Bu haber 11 Ocak 2018 11:45:11 Tarihinde eklenmiştir. 202 Defa Okundu.

Rahim Ağzı Kanserini Erken Yakalamak Mümkün

Geçmişte kadınlarda genellikle 40’lı yaşlardan sonra tanı konulan rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını artık 20’li yaşlardan itibaren görmek mümkün olabiliyor.

Rahim Ağzı Kanserini Erken Yakalamak Mümkün

Geçmişte kadınlarda genellikle 40’lı yaşlardan sonra tanı konulan rahim ağzı kanserinin öncül lezyonlarını artık 20’li yaşlardan itibaren görmek mümkün olabiliyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, özellikle son yıllarda öncül lezyonların genç yaşlarda gözlenmesine paralel olarak, rahim ağzı kanserinin de daha erken yaşlarda ortaya çıkmaya başladığına dikkat çekiyor.




Jinekolojik kanserler arasında en sık görülen ilk üç tür arasında yer bulan rahim ağzı kanseri erken evrede yakalandığında tedavi şansı yüzde 95’in üzerine çıkabiliyor. Üstelik kansere neden olan virüsün HPV olduğu kesinleştikten sonra, dünyada hem bu konuya hem de HPV'ye karşı geliştirilen aşıya verilen önem de arttı. Bugün artık prekanseröz yani kansere dönüşebilecek lezyonları genç yaşlardan itibaren tespit edebilmek de mümkün olabiliyor. Eskiden sadece kanser aşamasında tanınan ve 40’lı yaşlardan sonra görülen rahim ağzı kanseri, 18, 20’li yaşlardan itibaren kansere dönüşebilecek hücreler olan prekanseröz lezyonlar olarak kendini gösteriyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. İlkkan Dünder, bu sonuca neden olan en önemli faktörün yıllar içinde cinsel temas başlangıcının erken yaşlara çekilmesi ve buna bağlı HPV’nin cinsiyetler arasındaki geçişini daha da hızlandırmasına bağlıyor.




Bu konuda bir diğer etkenin ise teknolojik gelişmeler sayesinde lezyonların erkenden tespit edilmesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Belki de gelecekte rahim ağzı kanseri yeryüzünden ilk olarak tarihe karışacak kanser türü olacaktır” diyor.

HPV'lerin yaklaşık yüzde 70’i vücuda girdikten sonraki ilk bir yıl içerisinde, yüzde 91’i ise ikinci yılın sonunda o kişinin bağışıklık sistemi tarafından yok ediliyor. Ancak, “kanser yapabilme yetisine sahip HPV” bulaşan her 100 kişinin 9’unda prekanseröz lezyonlar söz konusu oluyor ve kansere ilerleyebiliyor. Bu lezyonların daha genç yaşlarda gözleniyor olması ise ne yazık ki kanserin daha erken yaşlarda görülmesine neden olabiliyor. Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Bu nedenle 30-35 yaş aralığında rahim ağzı kanseri gördüğümüz kadın sayısının bundan 20 yıl önceyle kıyasladığımızda kat be kat arttığını söyleyebiliriz” diyor.



 

Dünyada 7 milyon kişide HPV var!


İstatistiklere göre dünyada her 11 kişiden birinde yani yaklaşık 650 milyon insanda çeşitli tipte HPV bulunuyor. Elbette bunların hepsi kanser yapıcı özellikteki virüslerden oluşmuyor. Yaklaşık 200’e yakın alt tipi bulunan HPV’nin sadece 5 tanesi bütün rahim ağzı kanserlerinin yüzde 85’inden sorumlu tutuluyor. Ülkemizde her yıl 1600 yeni rahim ağzı kanseri vakasının tespit edildiğini belirten Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Bir de yaşadıkları bölge itibariyle doktora gitmeyen kişilerin de olduğu düşünülecek olursak bu rakamın daha da yüksek olması muhtemel” diyor.


 

Prekanseröz lezyonlar hangi durumlarda kansere dönüşüyor?


Prekanseröz lezyonların kimlerde ve neye göre geliştiği ya da kansere dönüştüğü konusunda ne yazık ki net bir şey söylemek bugün için mümkün olamıyor. Ancak sigara kullanımının hem riski artırıcı, hem de kansere gidişatı hızlandırıcı bir etken olduğu biliniyor. Poligami denilen birden fazla partnerle beraber olmak da “bu her iki cins için de geçerli” riskin artmasına neden olabiliyor. Bağışıklık sistemini düşüren ilaçları kullanmanın veya bağışıklık sistemini düşüren hastalıklara sahip olmanın da kanser oluşumunda etkili olduğu belirtiliyor.

HPV’nin bağışıklık sistemi tarafından ortadan kaldırılmasıyla prekanseröz ve/veya kanser riskinin azaldığı anlamına gelmiyor. Tam aksine, ardı ardına farklı HPV tiplerine maruz kalınması da rahim ağzı kanserine neden olabildiği için tarama konusunda aynı özeni göstermeye devam etmek gerekiyor.



 

Kanser öncesi gelişim dönemi genellikle sessiz seyrediyor


Prekanseröz lezyonlar CIN 1, CIN 2 ve CIN 3 olarak tanımlanıyor. Bu lezyonların ilerleme ve geçiş aşamalarında yaklaşık 3-6 yıllık sürelere ihtiyaç duyuluyor. CIN 3’ ten kansere dönüşmesi ise 10-15 yıl kadar zaman alıyor. Aslında böylelikle müdahale etmek ve önlem almak için zaman kazanılmış oluyor. Ancak genellikle kadında prekanseröz lezyon gelişip gelişmediğini gösteren herhangi bir işaret bulunmuyor ve geçiş dönemleri oldukça sessiz seyrediyor. Dolayısıyla cinsel yaşamın başlamasıyla birlikte yapılacak pap smear testi ile olası lezyonların tespit edilmesinin hayati önem taşıdığını söyleyen Prof. Dr. İlkkan Dünder, “Günümüzde rahim ağzı kanserinin öncül lezyonları koterizasyon, krioterapi, LEEP gibi farklı yöntemler kullanılarak tedavi edilebiliyor. Burada tedavi yöntemini belirlerken dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar; hastanın yaşı, çocuk sahibi olma isteği, kontrollerine gelip gelemeyeceği, hastalığın derecesi, yaygınlığı, daha önce bu hastalık nedeniyle herhangi bir tedavi alıp almadığı sayılabilir. Bazı olgularda öncül lezyon ilerlemişse hastanın yaşı da göz önüne alınarak rahim alınmasına kadar gidebilen çeşitli tedaviler uygulanabiliyor. Tedavi sonrasında hastanın düzenli kontrolü gerekiyor. Bu konuya gerek doktorun ve gerekse hastanın hassasiyet göstermesi önem taşıyor” diye konuşuyor.
 

HPV DNA: Rahim ağzı kanserini yakalayan test!


Eskiden beri kullanılan ve şu anda bir kanser taramasında dünyada da kullanılabilecek en kolay, en ucuz ve en yaygın yöntem pap smaer testi. Doğru bir şekilde değerlendirildiği taktirde kişilerde prekanseröz lezyon olup olmadığını çok kısa sürede ve büyük oranda saptamak mümkün olabiliyor. Beraberinde kolposkopi denilen rahim ağzını bir çeşit mikroskopla ayrıntılı şekilde görerek taramak prekanseröz ya da kanseröz lezyonların tanısını koydurabilecek yardımcı metotlar olarak sıralanıyor. Bununla birlikte son yıllarda ülkemizde de yaygın olarak kullanılan HPV DNA testi de, hem genel toplumda hem de hastalarda tarama ve tanı amaçlı kullanılan altın standart yöntem olarak kabul ediliyor. Bu nedenle ilk cinsel temastan itibaren taramaya başlanması gerekiyor. Eğer smear testi sonuçları üç yıl üst üste negatif geliyorsa ve kişi tek eşli bir yaşam sürüyorsa testlerin üç-beş yılda bir tekrarlanmasının yeterli oluyor. Diğer taraftan, HPV DNA testinin 30 yaşından itibaren başlatılıp, her 5 yılda bir tekrarlanmasının da yeterli olacağını ifade eden Prof. Dr. İlkkan Dünder, çiçek hastalığı gibi rahim ağzı kanserinin de dünyada ortadan kaldırılması konusunda umut verici gelişmelerin günbegün arttığına inandığını söylüyor.

Editör Ramazan Cengiz
Etiketler
Yorum Yap
Sağlık
Kilo Kontrolü Görsel Kaygıların Ötesinde Sağlık İçin Önemli
Kilo Kontrolü Görsel Kaygıların Ötesinde Sağlık İçin Önemli
Günümüzün en önemli sağlık sorunlarının başında obezite geliyor. Teknolojinin getirdiği pasif yaşam şekli, yoğun stres ve değişen beslenme alışkanlıklarının obeziteyi tetiklediğini belirten Uzmanlar Kilo Sağlık İlişkisine dikkat çekiyor
Doğal Yollardan Gripten Nasıl Korunuruz?
Doğal Yollardan Gripten Nasıl Korunuruz?
Diyetisyen Sanem Apa Doğan Kışın Olumsuz Etkilerine Karşı Önerilerde Bulundu
Burun Kuruluğuna Dikkat, Nedenler ve tedavileri
Burun Kuruluğuna Dikkat, Nedenler ve tedavileri
Aşırı kuru burun sizi çok rahatsız edebilir, canınızı yakabilir hatta sizi utandırabilir. Burnunuz kuruduktan sonra burun pasajlarınızın içinde nem kalmaz. Bunun nedeni çevresel koşullar, bazı ilaçlar veya tıbbi bir durum olabilir.
Kış Aylarında Güzel Bir Cilt İçin Dikkat Edilecek Hareketler
Kış Aylarında Güzel Bir Cilt İçin Dikkat Edilecek Hareketler
Hava sıcaklıklarının gittikçe düşmesiyle birlikte ciltte gerginlik, dökülme ve çatlaklar oluşabiliyor. Açık hava ile iç mekanlar arasındaki sıcaklık farkı da ciltteki kuruluğu artırabiliyor.
Hastalıklardan Korunmak İçin Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları
Hastalıklardan Korunmak İçin Bağışıklık Sistemini Güçlendirmenin Yolları
Bağışıklık sistemimiz vücudumuzu pek çok etkenden koruyan muhteşem bir sistemdir.
Kapı, pencere açmak pasif içiciliği önlemez
Kapı, pencere açmak pasif içiciliği önlemez
Kapalı ortamlarda tütün kullanımı, tütün kullanmayan kişilerin de sağlığını olumsuz etkiliyor.
Ağrısız Normal Doğumun Yolu Epidural Analjeziden Geçiyor
Ağrısız Normal Doğumun Yolu Epidural Analjeziden Geçiyor
Anne olmayı isteyen birçok kadın için doğum sırasında yaşayacağı ağrı büyük bir korkudur. Halk arasında “ağrısız doğum” ve “prenses doğum” olarak da tanımlanan Epidural Analjezi, geliştirilmiş yeni ilaç ve teknikler sayesinde doğum sırasında oluşan ağrıyı büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.
Erkekler Dikkat Bu İlaç Kısırlığa Yol Açabilir
Erkekler Dikkat Bu İlaç Kısırlığa Yol Açabilir
Gripten romatizmaya, fibromiyaljiden spor yaralanmalarına kadar çok geniş bir alanda kullanılan ağrı kesici ‘ibuprofen’in, dikkatsiz ve bilinçsiz kullanımının, sperm üretimini bozarak üreme kapasitesini olumsuz etkilediği ortaya çıktı.
Romatizma Yaşlı Hastalığı Olarak Bilinsede Gençler İçin Ciddi Tehdit
Romatizma Yaşlı Hastalığı Olarak Bilinsede Gençler İçin Ciddi Tehdit
Kas-iskelet sistemini etkileyen ama aynı zamanda iç organ tutuluşları da yapabilen romatizma bilinenin aksine gençlerde de sık görülüyor.
Türkiye'de Obezitede Korkutan Yükseliş 4. Sıradayız
Türkiye'de Obezitede Korkutan Yükseliş 4. Sıradayız
Türkiye dünyanın en obez ülkeleri sıralamasında dördüncü sırada yer aldı.Türkiye nüfusunun 3’te biri obez iken, 3’te biri aşırı kilolu diğer 3’te birlik kısım ise normal kilolu olarak kayıtlara geçti.
Uzmanlar Uyarıyor, Çocuklarınız Hastaysa Okula Göndermeyin
Uzmanlar Uyarıyor, Çocuklarınız Hastaysa Okula Göndermeyin
Kış aylarına ayak bastığımız bu günlerde havaların giderek soğuması ve güneşin etkisinin azalması hastalıkları da beraberinde getiriyor. Özellikle çocukların toplu olarak kullandığı mekanlarda bakterilerin ve virüslerin yayılma oranı oldukça fazla. Kış aylarında çocuklarda en sık rastlanan hastalık belirtilerine dikkat!
Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir
Üst Dişlerdeki Enfeksiyonlar Sinüzite Neden Olabilir
Toplumda sık görülen hastalıklardan biri olan sinüzit hastaların yaşam kalitesini belirgin olarak düşürmektedir. Okan Üniversitesi Diş Hastanesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Merve Şakır sinüzit belirtileri ve komşu dişler ile olası ilişkinin önemini anlattı.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:02
Güneş
07:27
Öğle
12:44
İkindi
15:23
Akşam
17:48
Yatsı
19:06
Advert