Advert
Advert
Bu haber 07 Ocak 2019 14:32:40 Tarihinde eklenmiştir. 368 Defa Okundu.

Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris

Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.

Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris

Dü’sûr Bin El-hâris Kimdir?

Baba Adı : Hâris bin Muharrib.
Anne Adı : Bilgi yok.
Doğum Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
Ölüm Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
Fiziki Yapısı : Bilgi yok.
Eşleri : Bilgi yok.
Oğulları : Bilgi yok.
Kızları : Bilgi yok.
Gavzeler : Bilgi yok.
Muhacir mi Ensar mı : Bilgi yok.
Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : Bilgi yok.
Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.
Kabile Neseb ve Soyu : Dü’sûr bin el-Hâris bin Muharib Ğavres el-Ğatafani.
Lakap ve Künyesi : Ğavres
Kimlerle Akraba idi : Bilgi yok.

 

Dü’sûr Bin El-hâris Hayatı:

Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar. Dü’sûr’un yaptığı bir plan uyarınca Necid bölgesinde Zûemer denilen yerde toplanarak Medine çevresindeki bazı yerleşim merkezlerine baskın yapmak istediler.
Bu baskını tertibleyen, Dü’sûr Gavres bin Hâris bin Muhârib-i idi. Resûlullâh (s.a.v) bu haberi alınca yerine, Hz.Osman’ı vekil bırakıb 450 kişilik bir kuvvetle Medine’den yola çıktı. Meka’yi ve el-Habis boğazını geçerek Zü’l-Kasa ya geldi. Orada Sa’lebe Oğulları’ndan Cebbar adında birine rastladılar. Ona:
Nereye gidiyorsun diye soruldu.
O da:
Medine’ye elbise almaya gidiyorum demişti.
Resûlullâh (s.a.v) ona:
Arkanda neler olub bitiyor, kavminden ne haber diye sorunca
Cebbâr:
Bir şey yok, fakat, Dû’sür bin Hâris’ın kavmiyle temas halinde olduğunu haber aldım dedi.
Resûlullâh, Cebbar’ı İslâm’a davet etti. O da Müslüman oldu, ve:
Yâ Resûlallâh! Onlar hiçbir zaman seninle karşılaşmazlar. Senin geldiğini duyunca dağ başlarına kaçarlar. Ben, sizinle geleyim onların gizlendikleri yerleri sana göstereyim
Gerçekten de Muhârib-i ler daha önce dağ kuytularına hayvanlarını gizleyib çoluk çocuklarını da dağ başlarına yerleştirmişlerdi. Ortaklıkta kimseler görünmüyordu.

 

Ashâb-ı Kirâm Karargah Kurması:

Resûlullâh (s.a.v), ve Ashâb-ı Kirâm, Züemer’de karargahlarını kurdular. Orada çok şiddetli sağnak yağmur yağıyordu. Resûlullâh (s.a.v)’in elbiseleri ıslanmıştı. Güneş çıkıb yağmur durunca, Vâdi’nin kuytu bir yerinde hacetini görüp elbiselerini kurutmaya gitti. İşini gördü elbiselerini bir ağaca serdi. Gölgesinde uzandı. Osıralarda da Bedeviler gizlendikleri yerden Resûlullâh (s.a.v)’i gözlüyorlardı.
Liderleri Gavres,e:
İşte senin istediğin fırsat! Muhammed tek başına, Onu öldürün-ceye kadar kimse duymaz
Dü’sûr Ğavres eline hemen keskin bir kılıç alıb:
Bekleyin ve seyredin dedi.
Yavaş, yavaş Resûlullâh (s.a.v)’ın yanına sokuldu. Resûlullâh (s.a.v) yalnızdı ve uzanmıştı. Birden Ğavres’i baş ucunda gördü. Ğavres kılıcını Resûlullâh (s.a.v)’e yönelterek:
Yâ Muhammed Sen benden korkmaz mısın dedi.
Resûlullâh (s.a.v)’de:
Hayır
Ğavres du defa da:
Yâ bu elimdeki kılıçtan dedi
Resûlullâh (s.a.v):
Hayır dedi.
Ğavres:
Şimdi söyle bakalım seni ellimden kim kurtarır
Resûlullâh (s.a.v):
Allâh Allâh’ım, beni Ğavres’in şerrinden koru dedi.
Birden Cebrâil (a.s), Ğavres’in göğsüne vurdu. Ğavres yere yıkıldı. Kılıcı da bir tarafa düştü. Resûlullâh uzandığı yerden doğruldu. Gavres’in kılıcını aldı ve Ğavres’in başı ucuna gelerek:
Ey Ğavres! Şimdi, sen söyle, seni, benden kim kurtaracak dedi.
Ğavres:
Hiç kimse, yâ Muhammed Fakat, ben şehâdet ederim ki, Sen, Allâh’ın Resûlüsün ve Allâh’dan başka ilah yoktur. Vallâhi, artık hiçbir zaman âleyhinde çalışmayacağım dedi, ve bir müddet Resûlullâh (s.a.v) ’ın yanında oturdu.

 

Câbir (r.a) der ki:

Birden sesler duyduk, oraya koştuk. Resûlullâh (s.a.v), bir bedevi Ğavres ile oturuyordu.
Ne oldu, yâ Resûlallâh?”deyince olayı bize anlattı...
Ğavres kalkıb giderken, Resûlullâh (s.a.v)’e:
Vallâhi, Sen, benden hayırlısın deyince;
Resûlullâh (s.a.v)’de:
Elbette ben buna senden daha layığım dedi.
Dü’sûr Ğavres kavminin yanına dönünce ona:
Hâni ne yaptın Yazık sana Fırsatı kaçırdın, eli boş geliyorsun
Ğavres:
Ben, şimdi size insanların en hayırlısının yanından geliyorum! Vallâhi ben, O’na kılıçla vurmak istemiştim, o, sırada gördüğüm uzun boylu ak benizli bir adam, göğsüme vurdu arkama yığıldım. Anladım ki O, gördüğüm, bana vuran Melektir. Allâh’dan ğayri ilâh bulunmadığına Muhammed’in’de O’nun Resulü olduğuna şehâdet getirdim. Vallâhi artık O’nun âleyhine toplantılar yapmayacağım dedi ve, onları da İslâmiyet’e davet etti. Ğatafan Seferi onbir gün veya bir ay sürmüştü.
Bu olayların Enmar, Ğatafan, veya Zâtü’r-Rikâ Seferi’nde olduğu da söylenir. Adını zikr ettiğimiz sahabinin âile bireyleri ve daha sonra neler yaptığı ömrünün nasıl geçtiği, nerede ve hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde, fazla bir bilgi maalesef yoktur.
Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.
Etiketler
Yorum Yap
Biyografi
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
İslâm tarihinde iki tane çok meşhur Urve bin Mes’ûd adında sahabi vardır. Bunlardan biri Urve bin Mes’ûd el-Ğifâri, diğeri ise meşhur Urve bin Mes’ûd es-Sekafi dir. İşte anlatmaya çalışacağımız sahebe Dâvûd bin Urve (r.a), böyle önemli bir zatın oğludur.
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Dubâa bint-i Zübeyr bin Abdülmuttalib (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Zübeyr’in kızı olub sahâbiden meşhur Mikdâd bin Esved’in eşidir. Mekke doğumludur ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Mikdad bin Esved ile olan evliliğinden Abdullah ve Kerime isminde iki çocukları vardı.
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu
Dımâm Bin Sa’lebe
Dımâm Bin Sa’lebe
Resûlullâh (s.a.v)’ın süt annesi Hz.Halime’nin kabilesi olan Sa’d bin Bekir’ler bazı kaynaklara göre; Hicretin 9. Miladi 630-631 yılında, bazı kaynaklara göre ise; Hicretin 5. Miladi 626-627 veya Hicretin 7. Miladi 628-629 yıllarında Dımâm bin Sa’labe başkanlığında bir heyeti Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e elçi olarak gönderdiler.
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre bin Sa’lebe el-Behzi, es-Sülemi’dir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Şam’a veya Humus’a yer-leşmiştir. Hadisini Şamlılar rivayet etmiştir. Şöyle ki: Ahmed bin Hanbel ve Beğavi, Yahya bin Cabir tarikiyle Damre bin Sa’lebe’den şöyle rivayet ettiler. Resûlullâh (s.a.v)’e sırtında Yemen elbiselerinden iki elbise bulunduğu halde geldi. Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle dedi:
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
İslâm tarihinde iki tane Dahhâk bin Süfyan vardır. Bunların farkı şudur. Birisi, Dahhâk bin Süfyan bin el-Hâris es-Sülemi dir. Diğeri ise; bizim anlatacağımız, Dahhâk bin Süfyan bin Avf el-Âmiri el-Kelbi’dir. Bu zat kahramanlığıyla tanınan bir sahabidir. Kilâb Oğulları’ndan olub Medine köylerinden birinde yaşardı
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk bin Kays bin Hâlid’ın hayatının ilk dönemleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kaç tarihinde doğmuş olduğu bilinmemektedir. Ancak genel görüş, onun Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından altı veya yedi yıl önce Miladi 625-26 yıllarında doğduğu yolundadır.
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk bin Hârise (r.a), Medine doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise belli değildir. Babasının ismi; Hârise bin Zeyd’dir. Annesi’nin ismi ise bilimemektedir. Neseb silsilesi de şöyledir; Dahhâk bin Hârise bin Zeyd bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Adiy bin Ğanm bin Kâ’b bin Selimetü’l-Ensâri el-Hazreci sonra Sülemi dir.
Cüâyl Bin Süraka
Cüâyl Bin Süraka
Kaynaklarda adı Cüâyl, Cuâl, Ciâl, veya Cûffal gibi farklı şekillerde geçmektedir, genlellikle onun ismi, Cüâyl bin Süraka el-Damri, veyahutta Cüâyl bin Süraka el-Ğifari olarak geçmektedir.
Cüveyriye Bint-i Hâris Bin Ebî Dırâr
Cüveyriye Bint-i Hâris Bin Ebî Dırâr
Cüveyriye bint-i Hâris bin Ebi Dırâr (r.a) validemiz, takriben Miladi 605. yılda, Nübüvvetten beş yıl önce, Müreysi Kuyusu denilen Mekke ile Medine arasında ki Beni Mustalık Oğulları yurdunda dünyaya ğelmiştir
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:03
Güneş
07:29
Öğle
12:43
İkindi
15:20
Akşam
17:44
Yatsı
19:03
Advert
 Yandex.Metrica