Advert
Advert
Bu haber 07 Ocak 2019 13:31:31 Tarihinde eklenmiştir. 458 Defa Okundu.

Sahabe Dırâr Bin Hattâb

Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı

Sahabe Dırâr Bin Hattâb

Dırâr Bin Hattâb Kimdir?

Baba Adı : Hattâb İbn-i Mirdas bin Kesir.
Anne Adı : Hind bint-i Mâlik el-Fihri dir.
Doğum Tarihi ve Yeri : Tarih yok. Mekke doğumludur.
Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicretin 12. Miladi 633 yıllarında Yemâme Savaşları’nda şehid olduğu söylenir. (ihtilaflıdır.)
Fiziki Yapısı : Bilgi yok.
Eşleri : Bilgi yok.
Oğulları : Bilgi yok,
Kızları : Bilgi yok.
Gavzeler : Bilgi yok.
Muhacir mi Ensar mı : Mekkeli dir. Hicret edemedi.
Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : Rivayeti var, sayısı belli değil.
Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.
Kabile Neseb ve Soyu : Dırâr bin Hattâb İbn-i Mirdas bin Kesir bin Âmru bin Habib bin Âmru bin Şeybân bin Muharib bin Fihr bin Mâlik el-Kureyşi el-Fihri.
Lakap ve Künyesi : Bilgi yok.
Kimlerle Akraba idi : Bilgi yok.


 

Dırâr Bin Hattâb Hayatı:


Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı. Uhud ve Hendek gibi muharebelerde Müslümanlara karşı savaşmıştı. Hendek Savaşı’nda Ğazvesi’nde Müslümanlar tarafından açılan hendeğin üzerin-den atıyla atlayıp geçen dört kişiden biri de o idi. Mekke’nin fethinde Müslüman oldu.
Hâlid bin Velid’in kardeşi Hişâm bin Velid, Devs kabilesinden birini öldürmüş, Dırâr bu kabileye gittiğinde Devsiler ona hücum ederek öldürülen adamın intikamını almak istemişlerdi. Zor durumda kalan Dırâr, Ümmü Cemil adlı bir kadının evine sığınarak hayatını kurtarabilmişti. Bu olay üzerine:
Ümmü Cemil’den bile vefalı sözüyle şöhrete kavuşan bu kadın, hayatını kurtardığı Dırâr bin Hattâb’ın Hz.Ömer İbn-i Hattâb’ın kardeşi olduğunu zannederek Medine’ye gitmişti. Hz.Ömer de:
Ben onun sadece din kardeşiyim. Kendisi ise ğazidir. Onu nasıl himaye ettiğini biliyoruz diyerek Ümmü Cemil’e yardımda bulunmuştur.

 

Kureyş’in En İyi Şairi Dırâr Bin Hattâb :

Kureyş’in en iyi şairi sayılan Dırâr’ın şiirlerinden yüz kadar beyit, çoğu İbn-i Hişâm’ın es-Sire’sinde olmak üzere günümüze kadar gelmiştir. Hz.Ömer (r.a) devrinde Hassân bin Sâbit ile karşılıklı şiir söyledikleri ve Hz.Ömer’in onun şiirlerinden hoşlandığı rivâyet edilmektedir. Şairliği yanında nükteli konuşan bir kişiliğe sahib olduğu da anlaşılmaktadır. İslâmiyet’i kabul etmeden önce Müslümanlarla yaptıkları savaşlardan bahis ile Hz.Ebû Bekr (r.a)’na:
Biz Kureyş’e sizden daha faydalı olduk, çünkü biz onları cennete gönderdik, siz ise cehennemen dediği bilinmektedir.
Hadis-i şerif rivâyet edip etmediği kesin olarak bilinmeyen Dırâr bin Hattâb’ın Yemâme Savaşı’nda şehid düştüğü kabul edilmektedir. Ancak bu görüşü benimsemeyen Hatib el-Bağdadi onun Medâin fethine katıldığını ve Dımaş’ta yaşadığını söylemekte, fakat ne zaman öldüğünü zikretmemektedir. İbn-i Esir ise bir taraftan Hicri 12. Miladi 633 yılında şehid olduğunu söylerken diğer taraftan Hicri 18. Miladi 639 yılına kadar çeşitli Irak şehirlerinin fehthinde bulunduğunu kaydetmek suretiyle çelişkiye düşmektedir. 

 

İbn-i Hacer el-Askalin ise şöyle anlatır:


İbn-i Hibban dedi: Onun sohbeti vardır. Kahraman ve şair idi. Babası döneminde Beni Fihr’in reisiydi. Bunu Zübeyr anlattı, dedi ki:
Dırâr kahramanlardandı. Kureyş’de ondan daha güzel şiir söyleyen yoktu. Ondan sonra şair İbn-i ez-Ziba’râ gelir
İbn-i Sa’d dedi:
Savaşlarda Müslümanlarla çetin savaşlar yapmıştı. Şöyle derdi:
Resûlullâh’ın Ashâbı’ndan on kişiyi hûriler ile evlendirdim
Onun hem Uhud hem de Hendek’te adı geçer. Sonra Mekke fethinde Müslüman oldu. Yemâme Savaşı’nda şehid düştü.
Hatib dedi:
Bilakis Medâin’in fethine kadar yaşadı ve Şam’a yerleşti
İbn-i Mende, onun biyoğrafisinde şöyle der:
Onun adı geçer, fakat hadis rivâyeti yoktur Ondan Ömer İbn-i el-Hattâb rivâyet etmiştir.
Ebû Nuaym, ardından itiraz ederek der ki:
Hiç kimse onu sahabe arasında belirtmediği gibi, Müslüman olanlar arasında da belirtmedi
Onun ardından İbn-i Asâkir itiraz etti ve doğru olan görüşün, İbn-i Mende’nin görüşü olduğunu söyledi.
Züheli, ez-Zühriyyât’ta Zühri, Saib bin Yezid’den rivâyetine göre dedi ki:
Biz, Mekke yolunda Abdurrahman İbn-i Avf (r.a), ile beraberken Abdurrahman, Rebâh bin el-Mu’teref’e şöyle dedi:
Haydi bize biraz şiir söyle
Hz.Ömer İbn-i Hattab bunun üzerine şöyle dedi:
Eğer söyleyeceksen Dırâr bin el-Hattâb’ın şiirini söyle dedi.
Ebu Ubeyde dedi:
Ebû Hüreyre’nin cemaatinden olan Ümmü Cemil ed-Devsiyye’nin meşhur olan iyiliğine gelince, şöyle izah edilebilir:
Hişâm bin Velid bin Muğire, Ebû Üzeyhir ed-Devsi’yi öldürdü. Ebû Süfyân’ın damadıydı. Kavmi bunu duydu ve Dırâr bin Hattâb’ı öldürmek için üzerine atladılar. Koştu Ümmü Cemil’in evine girdi. Ona sığındı. Onu bir adam gördü, hemen yetişib boynuna vurdu. Kılıcın yüzü kapıya düştü. Ümmü Cemil yüzlerine karşı dikildi, kavmine seslendi. O adamı alıkoydular. Derken Ömer İbn-i Hattâb ayağa kalktı. Ümmü Cemil onu kardeşi sandı, ben onun sadece İslâm kardeşiyim, o gazidir. Senin ona yaptığın işi bildik sonra ona misafir dir diye bağışta bulundu.
Bu da açık olarak onun Müslüman olduğunu gösterir. Şu halde Ebû Nuaym’ın itiraz etmesinin hiçbir anlamı yoktur.

 

Zübeyr bin Bekâr anlattı:


Dırâr’a yardım eden, Ümmü Gaylân ed-Devsiyye’dir
Onun hakkında Dırâr şöyle der:
Kadınları saçı başı dağınık boş otururlarken bana iyilik yaptığı için Allâh Ümmü Gaylân’ı iyilikle ödüllendirsin. Oğlu Avf’ı da öyle ödüllendirsin. Bana gerçekten oğlu Avf ile birlikte iyilik etmişlerdir dedi ki Avf onun oğludur.
Zübeyr, Dırâr bin el-Hattâb’ın Mekke fethi günü Resulullah’ı öven şiirini okudu:
Ey hidâyet Resûlü! Kureyş Kabilesi sana sığındı
Sığınma döneminde sana başvurdu.
Yer yüzü onlara dar gelip taptıkları gök ilahı’ndan onlara fayda gelmediği zaman Sana koştular!
Deve palanlarının halkaları kavim üzerine birleştiğinde, ve birbirlerine karşı musibet ve belâ çığırtkanlığı yaptıklarında
Hatta, Sa’d bin Ubade, Hacun ve Bahta ehlinin bellerini kırmak istiyordu demişti.
Mekke fethi sırasında Sa’d bin Ubade geçerken:
Ey Ebû Süfyan! Bugün, en büyük savaş günüdür Bugün, Kâbe’de savaşın helâl olacağı gündür! Allâh, bugün, Kureyş müşriklerini hor ve hâkir kılacaktır diyerek bağırdı.
Resûlullâh (s.a.v) Ebû Süfyan’ın hizasına gelince,
Ebû Süfyan:
Yâ Resûlallâh! Sa’d bin Ubade’nin ne söylediğini işitmedin mi? Sa’d bin Ubade, ne söyledi biliyor musun dedi.
Resûlullâh (s.a.v):
Ne söyledi diye sordu.
Ebû Süfyan:
Yâ Resûlullâh! Sen, kavmini öldürmeyi mi emrettin Sa’d ile yanındakiler, yanımızdan geçerken şöyle dedi:
Ey Ebû Süfyan! Bugün, en büyük savaş günüdür Bugün, haramın helâl olacağı gündür. Allâh, bugün, Kureyşlileri, hor ve hakir kılacaktır
Allâh aşkına! Kavmini bağışla Sen, insanların en iyisisin! En uslusu ve yumuşak huylususun En merhametlisisin Akrabalık hakkını en çok gözetensindir dedi.
Resûlullâh (s.a.v):
Hayır Ben, böyle emretmedim. Sa’d bin Ubade, yanlış söylemiş! Bugün, Allâh’ın, Ezanlar okutturmak, putları söküb attırmak suretiyle Kâbe’nin şanını yücelteceği bir gündür! Bugün Kâbe’ye örtü örtüleceği gündür Bugün, merhamet günüdür Bugün, yüce Allâh’ın, Kureyşlileri, İslâmiyet ile güçlendireceği, üstünleştireceği bir gündür buyurdu. 
Dırâr bin Hattâb da bu olayı kasd ediyordu.
Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh onlardan razı olsun.
Etiketler
Yorum Yap
Biyografi
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Sosyal Medya'da en çok konuşulup merak edilen, Bağımsız Karaköprü Belediye başkan adayı Serhat ERDEM kimdir? Serhat Erdemi tanıdıkça çok şaşıracaksınız. Bakın aslında kimdir?
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un hayatı hakkında bilgi. Kabile Neseb ve Soyu : Reyhâne bint-i Şem’un bin Zeyd bin Kasâme Benî Kureyza dandır. Veya Reyhâne bint-i Amr, bin Hunâfe.
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
İslâm tarihinde iki tane çok meşhur Urve bin Mes’ûd adında sahabi vardır. Bunlardan biri Urve bin Mes’ûd el-Ğifâri, diğeri ise meşhur Urve bin Mes’ûd es-Sekafi dir. İşte anlatmaya çalışacağımız sahebe Dâvûd bin Urve (r.a), böyle önemli bir zatın oğludur.
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Dubâa bint-i Zübeyr bin Abdülmuttalib (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Zübeyr’in kızı olub sahâbiden meşhur Mikdâd bin Esved’in eşidir. Mekke doğumludur ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Mikdad bin Esved ile olan evliliğinden Abdullah ve Kerime isminde iki çocukları vardı.
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu
Dımâm Bin Sa’lebe
Dımâm Bin Sa’lebe
Resûlullâh (s.a.v)’ın süt annesi Hz.Halime’nin kabilesi olan Sa’d bin Bekir’ler bazı kaynaklara göre; Hicretin 9. Miladi 630-631 yılında, bazı kaynaklara göre ise; Hicretin 5. Miladi 626-627 veya Hicretin 7. Miladi 628-629 yıllarında Dımâm bin Sa’labe başkanlığında bir heyeti Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e elçi olarak gönderdiler.
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre bin Sa’lebe el-Behzi, es-Sülemi’dir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Şam’a veya Humus’a yer-leşmiştir. Hadisini Şamlılar rivayet etmiştir. Şöyle ki: Ahmed bin Hanbel ve Beğavi, Yahya bin Cabir tarikiyle Damre bin Sa’lebe’den şöyle rivayet ettiler. Resûlullâh (s.a.v)’e sırtında Yemen elbiselerinden iki elbise bulunduğu halde geldi. Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle dedi:
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
İslâm tarihinde iki tane Dahhâk bin Süfyan vardır. Bunların farkı şudur. Birisi, Dahhâk bin Süfyan bin el-Hâris es-Sülemi dir. Diğeri ise; bizim anlatacağımız, Dahhâk bin Süfyan bin Avf el-Âmiri el-Kelbi’dir. Bu zat kahramanlığıyla tanınan bir sahabidir. Kilâb Oğulları’ndan olub Medine köylerinden birinde yaşardı
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk bin Kays bin Hâlid’ın hayatının ilk dönemleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kaç tarihinde doğmuş olduğu bilinmemektedir. Ancak genel görüş, onun Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından altı veya yedi yıl önce Miladi 625-26 yıllarında doğduğu yolundadır.
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk bin Hârise (r.a), Medine doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise belli değildir. Babasının ismi; Hârise bin Zeyd’dir. Annesi’nin ismi ise bilimemektedir. Neseb silsilesi de şöyledir; Dahhâk bin Hârise bin Zeyd bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Adiy bin Ğanm bin Kâ’b bin Selimetü’l-Ensâri el-Hazreci sonra Sülemi dir.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
03:12
Güneş
04:58
Öğle
12:31
İkindi
16:23
Akşam
19:55
Yatsı
21:33
Advert
 Yandex.Metrica