Advert
Advert
Bu haber 07 Ocak 2019 13:04:16 Tarihinde eklenmiştir. 476 Defa Okundu.

Sahabe Dırâr Bin Ezver

Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu

Sahabe Dırâr Bin Ezver

Dırâr Bin Ezver Kimdir?

Baba Adı : El-Ezver Mâlik bin Evs.
Anne Adı : Bilgi yok.
Doğum Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
Ölüm Tarihi ve Yeri : Hicri 13. Miladi 634 yılında vefat etti denir.
Fiziki Yapısı : Bilgi yok.
Eşleri : Cemile adında bir hanımefendi.
Oğulları : Bilgi yok,
Kızları : Bilgi yok.
Gavzeler : Bilgi yok.
Muhacir mi Ensar mı : Bilgi yok.
Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : 2 tane.
Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.
Kabile Neseb ve Soyu : Dırâr bin Ezver (Ezver’in ismi) Mâlik bin Evs bin Huzeyme bin Rebiâ bin Mâlik bin Sâ’lebe bin Dudan bin Esed bin Huzeyme el-Esedi.
Lakap ve Künyesi : Ebâ Ezver, Ebû Bilâl.
Kimlerle Akraba idi : Bilgi yok.
 

Dırâr Bin Ezver Hayatı:

Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştur. Bazı kaynaklarda adının Abd bin Ezver olduğu söylenmekteyse de Abd’in onu kardeşi olduğu anlaşılmaktadır. Dırâr Esed Oğulları’nın zenginlerindendi. Bin devesi ve bunları güden bir kaç çobanı vardı.
 

Dırâr Bin Ezver Hicreti:

Kabilesinden bir heyetle birlikte Hicri 9.Miladi 630 yılında Medine-’ye gitti. Resûlullâh (s.a.v)’den izin alarak huzurunda “Lamiye” kasidesini okudu. Bu kaside de içki kumar, eğlence gibi zevk vasıtalarını, hatta âile-sini ve bütün servetini terk ederek Resûlullâh (s.a.v)’ın yanında müşriklere karşı savaşmaya geldiğini, bu alış verişte zararlı çıkmamayı ümit ettiğini ifade ediyordu. Resûlullâh (s.a.v), kasideyi dinledikten sonra ona kârlı bir alışveriş yaptığını söyledi.
 

Dırâr Bin Ezver Kabilesi:

Resûlullâh (s.a.v), Dırâr bin Ezver’i, Beni Esed Kabilesi’nin bir kolu olan Beni Sayda’ya ve Beni Düel’in (Beni Dil) bir kısmına elçi olarak gönderdi. Esed Oğulları’ından Tuleyha bin Huveylid irtidad edip dinden dönerek peyğamber olduğunu iddia ettiği zaman da Resûlullâh (s.a.v), Dırâr bin Ezver’i Beni Esed yöneticilerini yakından gözetlemekle görev-lendirdi. Dırâr bin Ezver bu yöneticilerin Tuleyha’nın gücünden korktuk-larını görünce Tuleyha’ya karşı harekete geçmek üzere kabiledeki tüm Müslümanları bir araya topladı. Fakat bu sırada Resûlullâh (s.a.v)’ın vefat haberi gelince yalancı peyğamber Tuleyha bin Huveylid’in etrafında toplananların sayısı hızla çoğaldı.
Bunun üzerine Dırâr bin Ezver (r.a) Beni Esed’de görevli Müslüman yöneticilerle birlikte Halife Hz.Ebû Bekr (r.a)’ın yanına döndü. Dırâr (r.a) yalancı peyğamberlerle yapılan savaşlarda ve çeşitli bölgelerin fethi sıra-sında Hâlid bin Velid (r.a)’ın emrindeki orduda yer aldı ve onun Temim Oğulları üzerine gönderdiği bu birliklerden birine kumandanlık yaptı. Bu birlik, Beni Temim’in zekât âmili olduğu halde Resûlullâh’ın vefatından sonra zekât toplanmasına karşı çıkan Mâlik bin Nüveyre ve adamlarıyla çarpışarak hepsini esir aldı, ve onları Medine’de bulunan komutan Hâlid bin Velid’e teslim etti.



 

Dırâr Bin Ezver Vefatı:

Dırâr bin Ezver (r.a) başkumanda Halid’in emriyle Mâlik bin Nüveyre’nin boynunu vurdu. Hicri 11. Miladi 633 yılında yine Hâlid bin Velid (r.a)’ın emrinde Yemâme Savaşı’nda büyük kahramanlıklar gösterdi. Dırâr bin Ezver (r.a)’ın çeşitli savaşlara katıldıktan sonra Hicretin 13. Miladi 634 yılında vaki olan Ecnâdeyn Savaşı’nda şehid düştüğü anlaşılmaktadır. Nitekim Fırat nehri kıyısında bu günkü Necef’in bulunduğu Bânikyâ’daki çetin savaşta aldığı ağır yaranın ıstırabından bahseden bir şiiri de onun Hicri 13 yılında vefat ettiğini göstermektedir.

 

Dırâr Bin Ezver Şehedatı:

Bazı rivâyetlerde ise; Dırâr bin Ezver’in Yemâme de iki bacağını kaybettiği, buna rağmen dizleri üzerinde çarpışmaya devam ettiği ve düşman atlarının ayağı altında ezilerek şehid düştüğü kaydedilmektedir. Ancak Yemâme Savaşı’nda bu şekilde şehid düşen sahâbinin onun kardeşi Zeyd bin Ezver olduğu bazı kaynaklarda zikredilmektedir.
Taberi ise; Dırâr bin Ezver (r.a)’in Hire, Kâdisiye, Yermük, Şam ve Haleb’in fethinde bulunduktan sonra Hicri 18. Miladi 639 yılında vefat ettiğini söylemekte, İbn-i Esir gibi bazı tarihçiler de bu görüşü benimsemektedir. Günümüz de ise Dırâr bin Ezver (r.a)’ın mezarının Ürdün’ün Vâdi’l-Ürdün denen Gürülbievne bölgesindeki Dırâr köyünde küçük bir mescidin içinde bulunduğu da söylenmektedir.
Dırâr bin Ezver’in Câhiliye devrinden itibaren ünlü atı Muhabber’in sırtında çeşitli savaşlarda yiğitlikler gösterdiği ve katıldığı her savaş için bir şiir söylediği rivâyet edilmekte, hayatına yer veren eserlerde şiirlerinden örnekler bulunmaktadır. Kendisi gibi cesur ve şair olan kız kardeşi Havle bint-i Ezver de Şam ve Mısır gibi ülkelerin fethinde bulunmuş ve bu savaşlar için şiirler söylemiştir.
Dırâr bin Ezver (r.a), Resûlullâh (s.a.v)’den 2 hadis rivâyet etmiştir. Bunlardan biri Resûlullâh (s.a.v)’ın huzurunda kasidesini okuduğu zaman Resûlullâh’ın ona iyi bir alışveriş yaptığını söylemesi diğeri de Resûlullâh (s.a.v)’e hediye olarak sunduğu süt devesini onun emriyle sağarken kendi-sine Resûlullâh (s.a.v)’ın:
Memeyi büsbütün kurutma!”diye ihtarda bulunmasıdır.
El-İsabe de ise özet olarak şöyle anlatılır:
Buhâri, Ebû Hatim ve İbn-i Hibbân derler ki:
Onun sohbeti vardır
Beğavi dedi:
O Kûfe’ye yerleşti
İbn-i Hibbân, Dârimi, Beğavi ve Hâkim, A’meş tarikiyle Büceyr bin Yakûb, Dırâr bin Ezver’den rivâyet ettiler. Dedi ki:
Resûlullâh’a yeni doğurmuş ve sağılır bir deve hediye edildi. Bana, onu sağmamı emretti. Onu sağmaya uğraştım. Şöyle buyurdu:
Süt isteyene bırak
İbn-i Şahin onu manasıyla rivâyet etti:
Resûlullâh’a geldim ve şu şiiri okudum:
Fal oklarını çıkarıp attım, şarkıcı câriyelerle oynaşmayı, içki içip sarhoş olmayı da terk ettim. Atım el-Mücebbir’e şiddet ve zahmet içinde dehledim, bütün cehdim müşriklerle savaşmaktır.
Eşim Cemile dedi ki:
Bizi bölük pörçük yaptın, çoluk çocuğumu sağa sola itip dağıttın
Yâ Rab! Bu alışverişte kesinlikle ben aldanmam. Çünkü malımı ve âilemi çok değerli şeyler karşılığında sattım
Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v):
Bu alış veriş pek kârlıdır
Beğavi der ki:
Dırâr’ın bu ikisinden başka herhangi bir rivâyetini bilmiyorum
Denilir ki: Onun çobanlarıyla birlikte bin devesi vardı. Hepsini terk etti. Deniliyor ki: Resûlullâh onu Beni Esed’i avdan vazgeçirmek için gönderdi. Vefat tarihi hakkında ihtilaf edildi.
Vâkidi şöyle dedi: O Yemâme Savaşı’nda şehid oldu.
Musâ bin Ukbe:Ecnâdeyn Savaşı’nda şehid düştüğünü ileri sürdü.
Ebû Nuaym da onu doğruladı.
Ebû Arûbe el-Harrani şöyle dedi:
Harran’a yerleşti ve orada öldü
Deniliyor ki: O Yermük ve Dımaşk Fethi’nde bulundu. Dımaşk’ta öldüğü de söylenir.


 

Bir Rivayete Göre Ya’kub bin Süfyân Şöyle dedi:

Hâlid bin Velid, Dırâr’ı bir müfreze ile göndermişti. Beni Esed’in bir mahallesine hücum ettiler. Güzel bir kadın ele geçirdiler. Dırâr arkadaşlarından bu kadını kendisine hibe etmelerini rica etti. onlar da kabul ettiler. Bunun üzerine kadınla cinsi temasta bulundu, fakat daha sonra da pişman oldu. Bunu Hâlid bin Velid’e anlattı. Hâlid bin Velid:
Ben bunu senin için hoş gördüm dedi.
O da şöyle dedi:
Olmaz bunu halife Ömer’e yaz
Halife Hz.Ömer’de cevabi mektubunda ona:
Onu taşla dedi.
Mektub geldiğinde Dırâr bin Ezver ölmüştü.
Bunun üzerine Hâlid bin Velid (r.a):
Allâh Dırâr’ı rezil edecek değildi
Deniliyor ki:
Ebû Cündüb ile şarab içen adam odur. Onlar hakkında Ebû Ubeyde bin Cerrâh, halife Ömer’e mektub yazdı. Halife Hz.Ömer şu cevabı verdi:
Onları çağır ve sor, eğer helâl derlerse, onları öldür! Haram oldu-ğuna kail olurlarsa, onlara şer’i ceza olan kırbaç cezasını uyğula
O da öyle yaptı. Dediler ki:
O haramdır
Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.
Yorum Yap
Biyografi
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Sosyal Medya'da en çok konuşulup merak edilen, Bağımsız Karaköprü Belediye başkan adayı Serhat ERDEM kimdir? Serhat Erdemi tanıdıkça çok şaşıracaksınız. Bakın aslında kimdir?
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un hayatı hakkında bilgi. Kabile Neseb ve Soyu : Reyhâne bint-i Şem’un bin Zeyd bin Kasâme Benî Kureyza dandır. Veya Reyhâne bint-i Amr, bin Hunâfe.
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
İslâm tarihinde iki tane çok meşhur Urve bin Mes’ûd adında sahabi vardır. Bunlardan biri Urve bin Mes’ûd el-Ğifâri, diğeri ise meşhur Urve bin Mes’ûd es-Sekafi dir. İşte anlatmaya çalışacağımız sahebe Dâvûd bin Urve (r.a), böyle önemli bir zatın oğludur.
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Dubâa bint-i Zübeyr bin Abdülmuttalib (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Zübeyr’in kızı olub sahâbiden meşhur Mikdâd bin Esved’in eşidir. Mekke doğumludur ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Mikdad bin Esved ile olan evliliğinden Abdullah ve Kerime isminde iki çocukları vardı.
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu
Dımâm Bin Sa’lebe
Dımâm Bin Sa’lebe
Resûlullâh (s.a.v)’ın süt annesi Hz.Halime’nin kabilesi olan Sa’d bin Bekir’ler bazı kaynaklara göre; Hicretin 9. Miladi 630-631 yılında, bazı kaynaklara göre ise; Hicretin 5. Miladi 626-627 veya Hicretin 7. Miladi 628-629 yıllarında Dımâm bin Sa’labe başkanlığında bir heyeti Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e elçi olarak gönderdiler.
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre bin Sa’lebe el-Behzi, es-Sülemi’dir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Şam’a veya Humus’a yer-leşmiştir. Hadisini Şamlılar rivayet etmiştir. Şöyle ki: Ahmed bin Hanbel ve Beğavi, Yahya bin Cabir tarikiyle Damre bin Sa’lebe’den şöyle rivayet ettiler. Resûlullâh (s.a.v)’e sırtında Yemen elbiselerinden iki elbise bulunduğu halde geldi. Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle dedi:
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
İslâm tarihinde iki tane Dahhâk bin Süfyan vardır. Bunların farkı şudur. Birisi, Dahhâk bin Süfyan bin el-Hâris es-Sülemi dir. Diğeri ise; bizim anlatacağımız, Dahhâk bin Süfyan bin Avf el-Âmiri el-Kelbi’dir. Bu zat kahramanlığıyla tanınan bir sahabidir. Kilâb Oğulları’ndan olub Medine köylerinden birinde yaşardı
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk bin Kays bin Hâlid’ın hayatının ilk dönemleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kaç tarihinde doğmuş olduğu bilinmemektedir. Ancak genel görüş, onun Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından altı veya yedi yıl önce Miladi 625-26 yıllarında doğduğu yolundadır.
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk bin Hârise (r.a), Medine doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise belli değildir. Babasının ismi; Hârise bin Zeyd’dir. Annesi’nin ismi ise bilimemektedir. Neseb silsilesi de şöyledir; Dahhâk bin Hârise bin Zeyd bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Adiy bin Ğanm bin Kâ’b bin Selimetü’l-Ensâri el-Hazreci sonra Sülemi dir.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:02
Güneş
06:24
Öğle
12:40
İkindi
16:03
Akşam
18:44
Yatsı
19:59
Advert
 Yandex.Metrica