Advert
Advert
Bu haber 05 Ocak 2019 14:25:15 Tarihinde eklenmiştir. 427 Defa Okundu.

Sahabe Cündüb Bin Mekis

Cündüb bin Meks’in hangi tarihte nerede doğduğu ve hangi tarihte vefat ettiği bilinmemektedir. Nesebi: Cündeb bin Meks bin Amr bin Cerad bin Yerbu bin Tuhayl bin Adiy bin Rebia bin Rüşdan bin Kays bin Cüheyne bin Zeyd el-Cüheni. Âile bireyleri hakkında fazla bilgimiz yoktur. Ancak onun anlattığına göre, Resûlullâh (s.a.v) zamanında yapmış olduğu şu seferi biliyoruz.

Sahabe Cündüb Bin Mekis

Cündüb Bin Mekis Kimdir?


 Baba Adı : Mekis bin Amr.
 Anne Adı : Bilgi yok.
 Doğum Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
 Ölüm Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
 Fiziki Yapısı : Bilgi yok.
 Eşleri : Bilgi yok.
 Oğulları : Bilgi yok.
 Kızları : Bilgi yok.
 Gavzeler : Bilgi yok.
 Muhacir mi Ensar mı : Bilgi yok.
 Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : Bilgi yok.
 Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.
 Kabile Neseb ve Soyu : Cündüb bin Meks bin Amr bin Cerad bin Yerbû bin Tuhayl bin Adiy bin Rebia bin Rüşdan bin Kays bin Cüheyne bin Zeyd el-Cüheni.
 Lakap ve Künyesi : Bilgi yok.
 Kimlerle Akraba idi : Sahabeden Rafi’ bin Meks’in kardeşidir.
 

Cündüb Bin Mekis Hayatı


Cündüb bin Meks’in hangi tarihte nerede doğduğu ve hangi tarihte vefat ettiği bilinmemektedir. Nesebi: Cündeb bin Meks bin Amr bin Cerad bin Yerbu bin Tuhayl bin Adiy bin Rebia bin Rüşdan bin Kays bin Cüheyne bin Zeyd el-Cüheni. Âile bireyleri hakkında fazla bilgimiz yoktur. Ancak onun anlattığına göre, Resûlullâh (s.a.v) zamanında yapmış olduğu şu seferi biliyoruz.
Kedid seferi, Hicretin sekizinci yılında sefer ayında vuku bulmuştur. Kedid Mekke ile Medine arasında bulunan bir su ve sert topraklı geniş bir vadidir. Mekke’ye Medine’den daha yakındır. Mekke’ye kırkiki mildir. Usfan ile Emeç arasındadır. Hicretin beşinci yılında Resûlullâh (s.a.v)’i ve İslâmiyeti ortadan kaldırmak maksadı ile toplanıp Medine’yi kuşatan Arab kabileleri arasında Sakif ve Sair kabilelerle birlikte Kinâne kabile-sinden de bir çok âile toplulukları bulunuyordu.
Abd-i Menat bin Kinâne oğulları kabilesi: Bekir, Amir, Mürre kabilelerine, Bekir bin Abd-i Menat kabilesi: Leys, Düil, Damre, Ureye kollarına, Leys bin Bekir, bin Abd-i Menat kabilesi: Amir Cünda, Sad kollarına, Amir bin Leys kabilesi de: Kâ’b, Şic’, Kays, Utvare kollarına ayrılır. Beni Mülevvah bin Yamerler de, Beni Kâ’b bin Amr bin Leys bin Bekr bin Abd-i Menat Kinânelerdendi. Demek ki, Beni Mülevvahlar, Beni, Leys’lere, Beni Leys’ler de, Bekr bin Abd-i Menat, bin Kinânelere mensuptu.
Resûlullâh (s.a.v), Hudeybiye’de, kendisini sair Arab kabileleri ile başbaşa bırakmaları için Kureyş müşriklerine teklifte bulunmuş Kureyş müşrikleri ile on yıllık bir mütareke yapmıştı. Hudeybiye musalahası sırasında Kureyş temsilcileri bizim bu yoldaki taahhüd ve şartlarımız bize katılacak olanlar için de aynen cari ve muteberdir dedikleri zaman, Kinânelerden Bekir oğulları:
Biz Kureyşilerin akdine ve ahdine girdik. Biz Kureyşilerin yanındayız!”diyerek Kureyşilere sığınmışlar emniyetlerini sağlamışlardı. Kina-nelerden Beni Leys’lere mensup Mülevvah Oğulları ise muahede dışında kalmışlardı.
Resûlullâh (s.a.v) büyük, küçük Arab olan, olmayan İslâm düşman-larını, ehemmiyet derecelerine göre te’dib hareketlerine başlamış bulunu-yor ve Mülevvahlara da bir darbe indirmek gerekiyordu.
Ashab’dan Cündüb bin Mekisü’l-Cüheni der ki:
Resûlullâh (s.a.v), Beni Kelb, bin Avf’lardan biri olan Ğalib Abdullahü’l-Leysi’yi bir askeri birliğin başında gönderdi. Ben de gidenlerin içinde idim. Resûlullâh (s.a.v), Kedid’de oturan ve Beni Leyslerden olan Beni Mülevvahlar üzerine her taraftan ve birden baskın yapmasını ona emr etti. Ona emrini yazılı olarak verdi.
Beni Mülevvahlar üzerine gönderilen askeri birliğin mevcudu ondokuz kişi kadardı. Kedid Seferi’nde Müslümanların parolaları (Emit!Emit) sözleri idi.

 

Cündüb bin Mekis anlatmaya devamla der ki:


Yola çıktık, Kudeyd’de bulunduğumuz sırada Hâris bin Mâlik bin Bersaü’l-Leysi ye rastladık kendisini yakaladık.
Ben, Müslüman olmak istiyorum ve Resûlullâh (s.a.v)’e gitmek maksadıyla yola çıktım dedi.
Ona:
Eğer, sen gerçekten Müslüman isen, bir gece bir gündüz iple bağlanmak sana zarar vermez. Eğer bundan başka türlü isen senden emniyette kalmış bulunuruz dedik.
Onu bir iple sıkıca bağladık. Sonra arkadaşlarımızdan birini Süveyd bin Sahr’ı onu beklemek üzre arkamızda bıraktık.
Eğer, sana bir düşmanlığa ve ğalebe çalmaya kalkarsa başını kes! Dönülüb sana uğrayıncaya kadar burada onunla birlikte otur!”diye emir verdik. Sonra, yolumuza devam edib güneş battığı sırada kedide vardık.
Vâdi’nin bir köşesine sindik. Arkadaşlarım, beni casus (gözcü) ola-rak Beni Mülevvahlara gönderdi. Gittim. Su başlarında oturan cemaatın üzerine çıkaran tepeciğe kadar ilerledim. Orada, bir müddet, etrafa göz gezdirdim. Tepeciğin en yüksek noktasına kadar yükseldim. Tepe üzerin-de yüzü koyun yatıb su başlarındaki cemâatı gözetlemeğe başlamıştım ki vâllahi, Beni Mülevvahlardan bir adam, gölgeliğinden çıkıb karısına:
Ben, şu tepeciğin üzerinde bir karartı görüyorum ki bu günümün başında, ben onu hiç görmemiştim. Bir de sen bak ona! Gözlerinle araştır bakalım bir şeyler görebilir misi Orada, köpekler bazı şeyler tutup çekiştiriyor olmasın dedi. Kadın baktı.
Hayır Vallahi, gözlerimle bir şey araştıramıyor, göremiyorum dedi. Adam karısına:
Bana yayımı, iki okla getir ver dedi.
Kadın, yayını iki okla birlikte ona götürüb verdi. Adam bir ok attı. Vallâhi, hiç şaşmadan böğrüme saplandı. Oku, çıkarıb yere bıraktım. Yerimden hiç kımıldamadım. Adam, ikinci oku attı. Omuzumun başına saplandı. Onu da çıkarıb yere bıraktım. yerimden hiç kımıldamadım.
Adam:
Eğer, canlı, kımıldar bir hayvan veya yabancı bir kavmın casusu, gözcü olaydı. Muhakkak kımıldardı. Oklarım onu, karıştırırdı, alt üst etti. Sen başarabilirsin. Sabaha çıkınca, oklarımı araştır, bul al getir Köpeklerin etini çiğnemek bana gerekmez dedi. Sonra çadırına girdi.
Beni Mülevvahların deve ve davar gibi yaylım hayvanları yaylımdan döndüler. Beni Mülevvahlar, sütlü davarları sağdılar. Develeri suvarıp su başına ıhdırdılar. Onları, bir müddet, kendi hallerine bıraktık. Sükûnete erince uykuya daldılar. Seher vakti girmişti. Süvarilerimi dağıtıp birden bire her taraftan onlara baskın yaptık.
Beni Mülevvahlardan çarpışanları öldürdük. Çocukları esir aldık. Develeri davarları iğtinam ederek acele döndük. Medineye doğru inip giderken beni Mülevhaların imdad biğırıcısı onlara doğru koşarak gitti. Beni Mülevvahlardan büyük bir topluluk bize doğru gelmeğe başladı. Hâris bin Bersaü’l-Leysi’ye ve arkadaşıma uğrayıb onu ve arkadaşımızı yanımıza aldık.
Beni Mülevvahlar bize yetiştiler çok yaklaştılar onlarla aramızda ancak Küdeyd Vâdisi vardı. Bize doğru baktılar ve yöneldiler. Yüce Allâh Küdeyd Vâdisi’nde Müslümanların imdadına yetişti, vâdi’ye hiç görmediğimiz bulutsuz ve yağmursuz bir sel gönderdi. Vallâhi o gün selden önce ne bir bulut nede yağmur gördük! Vâdi’nin iki yanı su ile doldu sel onlarla aramıza engel oldu, Hiç birinin seli geçib yanımıza gelmeğe gücü yetmedi. Beni Mülevvahların sadece durub bize bakıştıklarını gördüm. O sırada biz Küdeyd Vâdisi’nin üzerindeki Müşellel tepesine sığınmıştık. Beni Mülevvahlar dan aldığımız ğanimetlerle Medine ye döndük!”
Sahabeden Râfi’ bin Meks’in kardeşidir.
 

İbn-i Sa’d der ki:



Resûlullâh (s.a.v) onu, Cüheyne’nin zekâtlarını toplamak için gönderdi
Askeri dedi:
Cündüb bin Abdullah, bin Mekis dir. Dedesine nisbet edilmiştir
Kimileri her ikisinin iki ayrı kişi saydı, ikincisini, birincisinin karde-şinin oğlu yaptı. İbn-i Esir de bunu tercih etti. ancak İbn-i İshak’ın andığı hadisin bir tarikinde Taberani, Cündüb bin Abdullah el-Cüheni şeklinde rivayet etmiştir.
Cündüb bin Mekis (r.a)’ın hayatı hakkında fazla bilgi bulunmamakla beraber, onun âile bireyleri, varsa rivayet etmiş olduğu hadisler hakkında, ve geri kalan hayatı ile ilgili nerde ve ne zaman hangi tarihte vefat ettiğine dair elimizde bundan fazla hiçbir bilgi yoktur.
Şübhesiz ki, en doğrusunu Allâh bilir. Allâh, onlardan razı olsun.
Etiketler
Yorum Yap
Biyografi
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Karaköprü Bağımsız Belediye Başkan Adayı Serhat Erdem Kimdir?
Sosyal Medya'da en çok konuşulup merak edilen, Bağımsız Karaköprü Belediye başkan adayı Serhat ERDEM kimdir? Serhat Erdemi tanıdıkça çok şaşıracaksınız. Bakın aslında kimdir?
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un
Sahabe Reyhane Bint-i Şem’un hayatı hakkında bilgi. Kabile Neseb ve Soyu : Reyhâne bint-i Şem’un bin Zeyd bin Kasâme Benî Kureyza dandır. Veya Reyhâne bint-i Amr, bin Hunâfe.
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
İslâm tarihinde iki tane çok meşhur Urve bin Mes’ûd adında sahabi vardır. Bunlardan biri Urve bin Mes’ûd el-Ğifâri, diğeri ise meşhur Urve bin Mes’ûd es-Sekafi dir. İşte anlatmaya çalışacağımız sahebe Dâvûd bin Urve (r.a), böyle önemli bir zatın oğludur.
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Dubâa bint-i Zübeyr bin Abdülmuttalib (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Zübeyr’in kızı olub sahâbiden meşhur Mikdâd bin Esved’in eşidir. Mekke doğumludur ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Mikdad bin Esved ile olan evliliğinden Abdullah ve Kerime isminde iki çocukları vardı.
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu
Dımâm Bin Sa’lebe
Dımâm Bin Sa’lebe
Resûlullâh (s.a.v)’ın süt annesi Hz.Halime’nin kabilesi olan Sa’d bin Bekir’ler bazı kaynaklara göre; Hicretin 9. Miladi 630-631 yılında, bazı kaynaklara göre ise; Hicretin 5. Miladi 626-627 veya Hicretin 7. Miladi 628-629 yıllarında Dımâm bin Sa’labe başkanlığında bir heyeti Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e elçi olarak gönderdiler.
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre bin Sa’lebe el-Behzi, es-Sülemi’dir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Şam’a veya Humus’a yer-leşmiştir. Hadisini Şamlılar rivayet etmiştir. Şöyle ki: Ahmed bin Hanbel ve Beğavi, Yahya bin Cabir tarikiyle Damre bin Sa’lebe’den şöyle rivayet ettiler. Resûlullâh (s.a.v)’e sırtında Yemen elbiselerinden iki elbise bulunduğu halde geldi. Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle dedi:
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
İslâm tarihinde iki tane Dahhâk bin Süfyan vardır. Bunların farkı şudur. Birisi, Dahhâk bin Süfyan bin el-Hâris es-Sülemi dir. Diğeri ise; bizim anlatacağımız, Dahhâk bin Süfyan bin Avf el-Âmiri el-Kelbi’dir. Bu zat kahramanlığıyla tanınan bir sahabidir. Kilâb Oğulları’ndan olub Medine köylerinden birinde yaşardı
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk bin Kays bin Hâlid’ın hayatının ilk dönemleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kaç tarihinde doğmuş olduğu bilinmemektedir. Ancak genel görüş, onun Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından altı veya yedi yıl önce Miladi 625-26 yıllarında doğduğu yolundadır.
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk bin Hârise (r.a), Medine doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise belli değildir. Babasının ismi; Hârise bin Zeyd’dir. Annesi’nin ismi ise bilimemektedir. Neseb silsilesi de şöyledir; Dahhâk bin Hârise bin Zeyd bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Adiy bin Ğanm bin Kâ’b bin Selimetü’l-Ensâri el-Hazreci sonra Sülemi dir.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
03:12
Güneş
04:58
Öğle
12:31
İkindi
16:23
Akşam
19:55
Yatsı
21:33
Advert
 Yandex.Metrica