Advert
Advert
Bu haber 04 Ocak 2019 12:06:10 Tarihinde eklenmiştir. 309 Defa Okundu.

Sahabe Cüâyl Bin Süraka

Kaynaklarda adı Cüâyl, Cuâl, Ciâl, veya Cûffal gibi farklı şekillerde geçmektedir, genlellikle onun ismi, Cüâyl bin Süraka el-Damri, veyahutta Cüâyl bin Süraka el-Ğifari olarak geçmektedir.

Sahabe Cüâyl Bin Süraka

Cüâyl Bin Süraka Kimdir?


Baba Adı : Süraka el-Ğifari veya el-Damri.
Anne Adı : Bilgi yok.
Doğum Tarihi ve Yeri : Tarih yok, Mekke doğumludur.
Ölüm Tarihi ve Yeri : Bilgi yok.
Fiziki Yapısı : Kısa boylu, çirkin görünüşlü, Beni Kurayza, günü bir gözünü kaybetmişti.
Eşleri : Bilgi yok.
Oğulları : Bilgi yok.
Kızları : Bilgi yok.
Gavzeler : Uhud, Hendek, Müreysi, Beni Kureyza gibi, bir çok seferlere katılmıştır.
Muhacir mi Ensar mı : Mekke, Medine, Muhacir’dir.
Rivayet Ettiği Hadis Sayısı : Bilgi yok.
Sahabeden Kim ile Kardeşti : Bilgi yok.
Kabile Neseb ve Soyu : Cûayl (Cual) bin Süraka Damreler dendi. Damre oğulları da Damre bin Bekir bin Abdümenat bin Kinanelerdendir. Ğifarlardan Sa’lebiler den olduğu da söylenir.
Lakap ve Künyesi : Bilgi yok.
Kimlerle Akraba idi : Bilgi yok.
 

Cüâyl Bin Süraka Hayatı? 


Kaynaklarda adı Cüâyl, Cuâl, Ciâl, veya Cûffal gibi farklı şekillerde geçmektedir, genlellikle onun ismi, Cüâyl bin Süraka el-Damri, veyahutta Cüâyl bin Süraka el-Ğifari olarak geçmektedir. Kendisi Mekke doğumlu-dur. Ancak hangi tarihlerde doğduğu belli değildir. Mekke’de ilk sıralarda Müslüman olmuş, Daha sonra ise Medine’ye hicret etmiştir. Medine’de Uhud Hendek Müreysi ve diğer bir çok savaşlarda Resûlullâh (s.a.v) ile beraber bulunmuş olup Resûlullâh Beni Mustalik seferine giderken Cüâyl bin Süraka’yı Medine’de yerine vekil olarak bıraktı.
 

Resûlullâh Cüâyl Bin Süraka Hakkında Ne Dedi?


Varlığım Kudret elinde olan yüce Allâh’a kâsem ederim ki, bütün yeryüzü (kabile reislerinden) Uyeyne ve akrabaları gibi kimselerle dolup taşsa Cüâyl bin Süraka onların tümünden daha hayırlıdır!”
Cüâyl bin Süraka, Muhacirlerin fakirlerindendi. İyi amelli bir zat idi. Ashab’ı Suffa’dan dır. Cüâyl bin Süraka, iyi huylu fâkir huylu fâkir Müslümanlardandı. Çirkin ve kısa boylu idi. Uhud seferine katılacağı sırada evhamlanmıştı. Yâ Resûlullâh! Bana, sen, yarın öleceksin deniliyor dedi,
Bundan dolayı da, nefesini korka korka alıyordu. Resulûllah (s.a.v) mübarek eliyle onun göğsünü sıvayarak: Bütün zamanda yarından sayılır değil mi?” buyurdu. Ebû Zer-i Ğifari (r.a) der ki: Resûlullâh (s.a.v), bana sen Cüâyl’ı nasıl tanırsın?” diye sordu. Bende: O, yoksul ve zavallı bir insana benzer!” dedim. Peki, falanı nasıl sanırsın diye sordu. O, insanların ulularından birisidir”dedim.
 

Cüâyl, Yer Dolusu Kadar Öyle Kişilerden Daha Hayırlıdır


Resûlullâh (s.a.v) bana : Cüâyl, yer dolusu kadar öyle kişilerden daha hayırlıdır buyurdu. Hendek günü, Cüâyl bin Süraka (r.a) Hendek’in kazı işlerinde çalışır iken, Resûlullâh (s.a.v) onun ismini Amr’a çevirdi. Hendek kazı işlerinde çalışan Müslümanların da çalışırken söyledikleri Recezlerin’de ona Resulûllah’ın Cuayl adından sonra Amr adını taktığını kendisinin darlık gününde bir yardımcı olduğunu dile getirmekte. Resûlullah (s.a.v)’de okunan mısraların sonundaki (Amren) (Zahren) kelimelerine katılmakta idiler. Cüâyl bin Süraka çok iyi halli bir kişi olmakla beraber görünüşte gergin ve çirkin idi.
Hendek savaşından hemen sonra meydana gelen Beni Kurayza kuşat-masında Cüâyl bin Süraka (r.a), bir gözünü kaybetti. Daha sonra bir çok seferlerde bulunduğu gibi Mekke fethinde bulunup ve arkasından Huneyn savaşında Resûlullâh ile birlikte oldu.
Resûlullâh (s.a.v) Cirane’de Huneyn ganimetinin kendisine ayrılan beşte bir hisseden Müellefe-i Kuluba bol bol ihsanlarda bulunduğu zaman Ashab’dan birisi yani Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a): Ya Resulûllah! Cüâyl bin Süraka’yı bıraktın da, Uyeyne bin Hısn ile Akra’ bin Hâbis’e ve benzerlerine yüzer, yüzer develer verdin dedi.
Bunun üzerine, Resûlullâh (s.a.v): Varlığım, Kudret elinde bulunan Allâh’a yemin ederim ki: Uyeyne ve Akra’ gibi kişilerle yer yüzü dolup taşsa, Cüâyl bin Süraka, onların tümünden daha hayırlıdır! Fakat, ben, bunları, İslamiyet’e ısındırmak, alıştırmak için kolluyorum! Cüâyl bin Süraka’yı ise, sımsıkı bağlı olduğu Müslümanlığına ve Ahirette kendisine hazırlanmış olan üstün mükâfat-lara havale etmiş bulunuyorum buyurdu.

 

Resulullah  Ebu Zer (r.a) Cüâyl’i Sordu?


Resûlullâh (s.a.v) bana: Cüâyl’i nasıl bilirsiniz?” dedi.
Ben de:Fakir bir insandır!” diye cevap verdim.
Falan hakkında ne dersin?” dedi
Efendi bir adamdır!” dedim.
Bunun üzerine Resûlullâh (s.a.v) dedi ki:
Cuayl, o dediğin gibi yeryüzü dolusu efendiden daha üstündür!”
Ben:Yâ Resulûllah! Falan da, öyle zayıf imanlı, fakat, Sen, ona şöyle şöyle ikramlarda bulunuyorsun?” dedim.
Resulûllah (s.a.v):O kavminin reisidir. Kavmini İslâm’a ısındırmak için ona öyle davranıyorum!” buyurdular.

 

Muhammed bin İbrahim et-Temimi Cüâyl’i Anlatıyor 


Bir gün Resûlullâh (s.a.v)’e: Yâ Resulûllah! Uyeyne bin Hısn’la, Akra bin Hâbis’e yüzer yüzer veriyorsunuz, fakat Cüâyl’e bir şey vermiyorsunuz, bunun sebebi nedir?” diye sorduklarında: Kudret ve iradesi ile yaşadığım yüce Allâh’a yemin ederim ki, Süraka’nın oğlu Cüâyl, Uyeyne ve Akra gibilerinin yeryüzü dolusu kadar-ından daha üstündür. Ben bu hareketimle onları dine ısındırıyorum. Cüâyl zaten inanmış, onun imanına güveniyorum!”diye cevap verdi.
Tebûk Seferi’nde Resûlullâh (s.a.v)’ın bir mücizesiyle karnını doyu-ran üç sahabeden biri olan Cüâyl bin Süraka (r.a)’ın ne zaman ve nerede vefat ettiği bilinmemektedir.
 
Etiketler
Yorum Yap
Biyografi
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Sahabe Dü’sûr Bin El-hâris
Ğatafan kabilesinin reisi olub uzun künyesi Dü’sûr bin el-Hâris bin Muhârib, kendisi Ğavres el-Ğatafani diye tanınırdı. Bazı kaynaklarda Beni Muhârib’e nisbetle Muhâribi diye de anılır. Hicretin 3. yılı Rebiülevvel ayı Miladi 624-625 yılının ilk ayında Ğatafân Kalibesinin Beni Sa’lebe ve Beni Muhârib kollarına mensub bazı yağmacılar.
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
Sahabe Dâvûd Bin Urve Bin Mes’ûd
İslâm tarihinde iki tane çok meşhur Urve bin Mes’ûd adında sahabi vardır. Bunlardan biri Urve bin Mes’ûd el-Ğifâri, diğeri ise meşhur Urve bin Mes’ûd es-Sekafi dir. İşte anlatmaya çalışacağımız sahebe Dâvûd bin Urve (r.a), böyle önemli bir zatın oğludur.
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Sahabe Dubâa Bint-i Zübeyr Bin Abdülmuttalib
Dubâa bint-i Zübeyr bin Abdülmuttalib (r.a) Resûlullâh (s.a.v)’ın amcası Zübeyr’in kızı olub sahâbiden meşhur Mikdâd bin Esved’in eşidir. Mekke doğumludur ancak hangi tarihte doğduğu belli değildir. Mikdad bin Esved ile olan evliliğinden Abdullah ve Kerime isminde iki çocukları vardı.
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Sahabe Dırâr Bin Hattâb
Dırâr bin Hattâb, bin Mirdâs, el-Kureyşi şair bir sahâbi idi. Babası Hattâb, Kureyş kabilesinin bir kolu olan Beni Fihr’in reisiydi. Kendisi de Kureyş’in en iyi şairi ve cengâveri sayılırdı. İslâmiyetten önce meydana gelen Ficâr Savaşı’nda Beni Fihr’lerin bayraktarlığını yapmıştı
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Sahabe Dırâr Bin Ezver
Ebû’l-Ezver Dırâr, bin Mâlik, bin Evs, el-Esedi. Şair ve cengâver bir sahâbidir. Ebû Bilâl künyesiyle de anılmaktadır. Babası Mâlik bin Evs, “Eğri boyunlu”anlamına gelen Ezver lakabıyla tanındığı için o da Dırâr bin Ezver diye şöhret bulmuştu
Dımâm Bin Sa’lebe
Dımâm Bin Sa’lebe
Resûlullâh (s.a.v)’ın süt annesi Hz.Halime’nin kabilesi olan Sa’d bin Bekir’ler bazı kaynaklara göre; Hicretin 9. Miladi 630-631 yılında, bazı kaynaklara göre ise; Hicretin 5. Miladi 626-627 veya Hicretin 7. Miladi 628-629 yıllarında Dımâm bin Sa’labe başkanlığında bir heyeti Medine’ye Resûlullâh (s.a.v)’e elçi olarak gönderdiler.
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre Bin Sa’lebe El-behzi
Damre bin Sa’lebe el-Behzi, es-Sülemi’dir. Onun Resûlullâh (s.a.v) ile sohbeti vardır. Resûlullâh (s.a.v)’den sonra Şam’a veya Humus’a yer-leşmiştir. Hadisini Şamlılar rivayet etmiştir. Şöyle ki: Ahmed bin Hanbel ve Beğavi, Yahya bin Cabir tarikiyle Damre bin Sa’lebe’den şöyle rivayet ettiler. Resûlullâh (s.a.v)’e sırtında Yemen elbiselerinden iki elbise bulunduğu halde geldi. Resûlullâh (s.a.v) ona şöyle dedi:
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
Dahhâk Bin Süfyan Bin Avf
İslâm tarihinde iki tane Dahhâk bin Süfyan vardır. Bunların farkı şudur. Birisi, Dahhâk bin Süfyan bin el-Hâris es-Sülemi dir. Diğeri ise; bizim anlatacağımız, Dahhâk bin Süfyan bin Avf el-Âmiri el-Kelbi’dir. Bu zat kahramanlığıyla tanınan bir sahabidir. Kilâb Oğulları’ndan olub Medine köylerinden birinde yaşardı
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk Bin Kays Bin Hâlid
Dahhâk bin Kays bin Hâlid’ın hayatının ilk dönemleri hakkında kaynaklarda yeterli bilgi yoktur. Kaç tarihinde doğmuş olduğu bilinmemektedir. Ancak genel görüş, onun Resûlullâh (s.a.v)’ın vefatından altı veya yedi yıl önce Miladi 625-26 yıllarında doğduğu yolundadır.
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk Bin Hârise
Dahhâk bin Hârise (r.a), Medine doğumludur. Ancak hangi tarihte doğduğu ise belli değildir. Babasının ismi; Hârise bin Zeyd’dir. Annesi’nin ismi ise bilimemektedir. Neseb silsilesi de şöyledir; Dahhâk bin Hârise bin Zeyd bin Sa’lebe bin Ubeyd bin Adiy bin Ğanm bin Kâ’b bin Selimetü’l-Ensâri el-Hazreci sonra Sülemi dir.
Cüâyl Bin Süraka
Cüâyl Bin Süraka
Kaynaklarda adı Cüâyl, Cuâl, Ciâl, veya Cûffal gibi farklı şekillerde geçmektedir, genlellikle onun ismi, Cüâyl bin Süraka el-Damri, veyahutta Cüâyl bin Süraka el-Ğifari olarak geçmektedir.
Cüveyriye Bint-i Hâris Bin Ebî Dırâr
Cüveyriye Bint-i Hâris Bin Ebî Dırâr
Cüveyriye bint-i Hâris bin Ebi Dırâr (r.a) validemiz, takriben Miladi 605. yılda, Nübüvvetten beş yıl önce, Müreysi Kuyusu denilen Mekke ile Medine arasında ki Beni Mustalık Oğulları yurdunda dünyaya ğelmiştir
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
06:03
Güneş
07:29
Öğle
12:43
İkindi
15:20
Akşam
17:44
Yatsı
19:03
Advert
 Yandex.Metrica