Advert
Advert
Bu haber 26 Kasım 2018 14:29:18 Tarihinde eklenmiştir. 1142 Defa Okundu.

Annenin Suçluluk Duygusu Çocukta Kaygı Ve Öfkeye Sebep Oluyor

“Dünyaya gelmelerine aracı olduğumuz çocuklarımız küçücük bedenlerine fazla gelecek birçok duygu yaşayabiliyor. Duygularını “Ne yaşanmışlığı var ki bu kadar öfkeli, korku dolu ya da kaygılı?” dedirtecek kadar yoğun yaşayabiliyorlar. Yüz ifadeleri, beden dilleri, ağlama krizleri, yemeğe olan tepkileri de duygularını oldukça güzel anlatıyor

Annenin Suçluluk Duygusu Çocukta Kaygı Ve Öfkeye Sebep Oluyor

Anne Ne Hissederse Çocuk Onu Alır

Bebekler hem kendiliklerinden hem de DNA’ları yoluyla ebeveynlerinden ve atalarından aldıklarını  yansıtırlar. Bu harmana çevreden aldıkları, yaşadıkları, bilinçaltı kayıtları, düşünce şekilleri de eklenip duygularla birleşince yavaş yavaş kişilikleri oluşmaya başlar.
Bir çocuğun duygu durumunun kaygılı ya da öfkeli olmasının arkasında görünen ve görünmeyen çok fazla etken olabilir. Aile içindeki sevgi ve güven akışının sağlıklı olmaması, ebeveynlerin çocuktan yüksek beklentileri, ebeveynlerin kendi aralarındaki güç savaşları, aile içinde geleceğe güvensizlik, toplumsal süreçlerden yüksek oranda etkilenmek, çocukları yapabileceğinden fazlası için zorlamak, mükemmeliyetçi yaklaşımlar, çocuğun umursanmadığını hissetmesi, aile ve okulda her türlü istismar, aileye güvenememek, şiddete maruz kalmak, aşağılanmak, alay edilmek gibi tüm etkenler çocuğun kaygılı bir şekilde geri durmasını ve iletişimini azaltmasını sağlayabilirken öfkeli ve saldırgan olmasına da zemin hazırlamış olabilir.
Normal nedir? Normal derken ortalamadan mı bahsederiz yoksa tek tip olmaktan mı? Çocuğun kaygılı ya da öfkeli olması normal dışı mı? Normal derken genellikle sorun çıkarmayan, söyleneni yapan çocuktan bahsederiz. Oysa çocuklar “normal” tanımının dışında davranıyorsa bir şeyleri iyileştirmek, daha iyiye doğru ilerletmek içindir. Herkesin yaşanmışlığı, aileden DNA ile aldığı yaşanmışlıklar ve kişilik etkenleri, biriktirdiği, hayat amacı ve yaşam yolu birbirinden farklıdır. Aynı ailede içinde dahi çocukların yaşamları farklı olabilir. Kardeşlerden birisi neşeli iken diğeri öfkeli olabilir. Aynı davranış şekli bir çocuğun kaygılı ve çekingen olmasını diğer çocuğun öfkeli ve saldırgan olmasını sağlayabilir. Çocuklarımızın iç dünyaları oldukça farklı ve derindir. “Sen yapamazsın” demek bir çocuğa “Evet, ben yapamam, bu yüzden yapmamalıyım” dedirtirken diğerine “Ben yaparım, sen de izlersin” dedirtebilir. İşte tam burada anneler ya kendilerini suçlamaya başlar ya da aile içinde ve çevre tarafından suçlanmaya başlar. Çocuklarına yetemediklerini düşünüp kendi iç dünyalarında daha da endişeli ve kaygılı olurlar. Anne ve çocuk arasında rahimde kordonla kurulan bağın tüm hayatta organik bir şekilde devam etme prensibinden dolayı annenin hisleri çocukta cevap bulur. Bu evrensel bir kuraldır. Yani anne kendini suçlar, endişe ve kaygıyı arttırırsa çocuk suçlanmayı arttıracak, endişe ve kaygıyı besleyecek şekilde davranır. Anne ne hissederse çocuk onu alır ve o duyguyu besleyecek davranışa yönelir. Anne çok neşeli ve rahatsa çocuk da neşeyi ve rahatlığı besleyecek şekilde davranır. Annenin duyguları karmaşıksa çocuk da karmaşık ifadeler seçer. Aradaki bağ kendini tekrar eder bir hale bürünür. “Koşma düşersin” cümlesine ve endişesine çocuk cevap vermek zorundadır. Tıpkı “Sana güveniyorum” inancına cevap vereceği gibi... Çocuk ile annenin bağı ortaya çıkan davranış ve duygudurum bozukluklarında tek etken olmamakla birlikte kuvvetli bir güce sahiptir.



 

Çocuğumuz kaygılı ve öfkeliyse ne yapmalıyız?

Kaygılı ve çekingen çocuklarınızı zorlamayın. Onların size, kendisine ve hayata güvenmesini sağlayın. Bu biraz zaman alabilir, sabırlı davranın. Kaygılı, çekingen olmalarını, ilişki ve iletişim becerilerinin gelişmekte olduğunu kabul edin. Arkasında yatan sebebi bulmaya çalışın ve bu arayışın anlamlı olabilmesi, doğru noktaya yönelebilmek için çocuğunuzu tanıyın. Arkada yatan sebepleri anlamaya çalışırken suçlama, suçlanma, etiketleme ve yargılardan uzak durun ki gerçeği daha kolay yakalayın.
Çocuğunuz öfkeli ise onun enerjisini dönüştürebilecek, ona keyif verecek aktivitelerde bulunmasını sağlayın. Öfkesini kabul edin. Hatırlayın, reddettiğiniz hiçbir şeyi çözemezsiniz. Çözüm istiyorsanız önce sorunu kabul edin. Onunla konuşun, konuşturun, içini açmasını sağlayın. Öfkenin aslında ona da fazla olduğunu bilin. Onun yaşam yolculuğunda bir fener olduğunuzu, yol gösterdiğinizi hatırlayın. Kendine bir şeyleri yük edinmiş ve öfke ile ifade etmeye çalışıyor olabilir, onun yüklerini paylaşın.
Suçluluk anneliğe yakışmaz. Eğer ki şiddet uyguluyor, çocuğunuza zarar veriyorsanız suçlu hissedip aynı eylemleri tekrar etmek yerine yardım alın. Her anne yüksek seviyede sevgi dolu olmak zorunda değildir. Kendi içinizdeki yetersizlik duygusunu onarmaya çalışın. Çocuğunuzu yetersizlik, suçlu annelik duyguları ile bu duygulara cevap verecek eylemlere yönelttiğinizi hatırlayın. Kendinize, anneliğinize güvenin. Eksiklik nerede ise o noktaya odaklanıp çözüm yolunu bulmaya çalışın. Suçluluk ve yetersizlik hapishanesinden çıkın çünkü oraya uygun değilsiniz.”
 
Yorum Yap
Sağlık
Doktorlar neden kadınlarda bu 3 durumu teşhis etmiyor?
Doktorlar neden kadınlarda bu 3 durumu teşhis etmiyor?
Kadınların uygun tıbbi bakımın alınması da dahil olmak üzere zorlukların adil payından daha fazla olabileceğini göstermektedir. Bu zorlukların bazıları neler ve neden ortaya çıkıyor?
Kahvede Bulunan Bileşikler Prostat Kanserini Azaltabilir
Kahvede Bulunan Bileşikler Prostat Kanserini Azaltabilir
Bir dizi denemenin ardından, araştırmacılar kahvede bulunan iki bileşiğin prostat kanseri hücrelerinin büyümesini yavaşlatmaya yardımcı olabileceği sonucuna vardılar. Her ne kadar bulgular ön planda olsa da cesaret vericidir.
Sıcak Çay, Yemek Borusu Kanseri Riskini Artırabilir
Sıcak Çay, Yemek Borusu Kanseri Riskini Artırabilir
Uluslararası Kanser Dergisi'nde yer alan yeni araştırmalar, çok yüksek sıcaklıklarda çay içmek ve özofagus kanseri gelişme riski arasında bir ilişki buluyor.
Stres Meme Kanserinin Yayılmasına ve Çeşitlenmesine Sebep Oluyor
Stres Meme Kanserinin Yayılmasına ve Çeşitlenmesine Sebep Oluyor
Fare üzerinde yapılan yeni araştırmalar, stres hormonlarının meme kanserinin büyümesini, yayılmasını ve çeşitlenmesini sağladığını ve bunun da tedavi etmeyi zorlaştırdığını gösteriyor.
Elektronik Sigarayla İlgili Araştırmalarda Kalp Krizi Riski Daha Yüksek Çıktı
Elektronik Sigarayla İlgili Araştırmalarda Kalp Krizi Riski Daha Yüksek Çıktı
Yeni bir araştırmaya göre, gençlerde kalp krizi geçirme, koroner arter hastalığı gelişimi elektronik sigara kullanmayanlara göre depresyon geçirme olasılığı daha yüksektir.
Gençlerde Yüksek Tansiyon Hastalığı Yakın Tarihte Üçe Katlanması Bekleniyor
Gençlerde Yüksek Tansiyon Hastalığı Yakın Tarihte Üçe Katlanması Bekleniyor
Erken tansiyon belirtileri için ilaç alması tavsiye edilen hasta sayısı yeni rehberlikte üçe katlanacak.
Yeşil Bir Alanda Yetişmek Ruh Sağlığını Desteklemeye Yardımcı Olur
Yeşil Bir Alanda Yetişmek Ruh Sağlığını Desteklemeye Yardımcı Olur
Danimarka'daki Aarhus Üniversitesi'nden yapılan yeni bir araştırma, doğa ile yakın ilişki içinde büyüyen insanların yetişkinlikte zihinsel sağlık problemleri geliştirme ihtimalinin çocuklarda yeşil alana daha az erişimi olan akranlara göre çok daha düşük olduğunu göstermektedir.
Yaşlılar İçin Kilo Vermenin En İyi Yolu? Yüksek Proteinli, Düşük Kalorili Diyet
Yaşlılar İçin Kilo Vermenin En İyi Yolu? Yüksek Proteinli, Düşük Kalorili Diyet
Yeni araştırmalar yüksek proteinli, düşük kalorili bir diyetin 65 yaş üstü kişilerin kilo vermesi için güvenli ve etkili bir yöntem olduğunu göstermektedir.
Mehmet Ali Erbil Sağlık Durumu? Vasiyetini Hazırladı
Mehmet Ali Erbil Sağlık Durumu? Vasiyetini Hazırladı
Vasiyetini hazırlattığı iddia edilen Mehmet Ali Erbil'in sağlık durumunun iyiye gittiği söyleniyor. Mehmet Ali Erbil önümüzdeki günlerde ailesi ile tatile çıkacağı'da söylentiler arasında
Annenin Suçluluk Duygusu Çocukta Kaygı Ve Öfkeye Sebep Oluyor
Annenin Suçluluk Duygusu Çocukta Kaygı Ve Öfkeye Sebep Oluyor
“Dünyaya gelmelerine aracı olduğumuz çocuklarımız küçücük bedenlerine fazla gelecek birçok duygu yaşayabiliyor. Duygularını “Ne yaşanmışlığı var ki bu kadar öfkeli, korku dolu ya da kaygılı?” dedirtecek kadar yoğun yaşayabiliyorlar. Yüz ifadeleri, beden dilleri, ağlama krizleri, yemeğe olan tepkileri de duygularını oldukça güzel anlatıyor
Nüfusun Yüzde 26’sı Her Gün Tütün Ürünü Kullanıyor!
Nüfusun Yüzde 26’sı Her Gün Tütün Ürünü Kullanıyor!
2016 TUİK verilerine göre 15 yaş üzeri nüfusun yüzde 26.5'i her gün tütün ürünü kullanıyor. Sigara bağımlılığında, kişilerin zamanla meydana gelebilecek problemleri göz ardı ederek kullanıma devam ettiğini belirten uzmanlar, bağımlılık oluşturmayı etkileyen faktörlerden birinin de şartlanma olduğunu ifade etti,
Şanlıurfa’nın ilk Dil Kampı Tamamlandı
Şanlıurfa’nın ilk Dil Kampı Tamamlandı
GAP İdaresi Başkanlığı destekli Karaköprü İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Dil ve Sanat Atölyesi projesi kapsamında 25 öğretmenimiz 14-18 Kasım 2018 tarihlerinde dil eğitimi kampını tamamladı.
Advert
Advert
NAMAZ VAKİTLERİ
İmsak
05:08
Güneş
06:28
Öğle
12:15
İkindi
15:22
Akşam
17:53
Yatsı
19:07
Advert
 Yandex.Metrica