Güncel

Engelli Vatandaşların TOKİ Konutlarında Asansör İsyanı

Gaziantep’in merkez Şahinbey ilçesinde yoksul ve dar gelirli vatandaşlara yönelik yaptığı TOKi konutlarında Asansör olmaması bina sakinlerini isyan ettirdi

Gaziantep’in merkez Şahinbey ilçesinde yoksul ve dar gelirli vatandaşlara yönelik yaptığı TOKi konutlarında Asansör olmaması bina sakinlerini isyan ettirdi.

Gaziantep’te Şehitkâmil ilçesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla dar gelirli aileler için 2010 yılında inşa edilen Yeşilkent TOKİ Konutları’nda asansör olmaması nedeniyle engelli çocuklarını okula götürüp getirirken zorluk çeken aileler, yetkililerden yardım istiyor.

Engelli Vanadaşlar Asansör Olmamasından Dolayı Ciddi Sıkıntı Çekiyor

Binalarında asansör bulunmaması nedeniyle engelli çocuklar, okula tek başına gidemiyor. Tekerlekli sandalyeli çocuklar, annelerinin ve babalarının yardımı ile okullarına ulaşabilirken, kas hastası ve yaşlı olan vatandaşlar ise merdivenlerdeki tutamaçlara tutunarak inip çıkıyor.

7’inci sınıfta okuyan oğullarını okula götürüp getirebilmek için evlerinden aşağıya büyük bir zorlukla sırtında indirerek tekerlekli sandalyeye bindiren Ongur ailesi, yetkililere çağrıda bulunarak binalarına asansör yapılması çağrısında bulundu.

Oğlu Enes Ongur’un (13) doğuştan engelli olduğunu, oğlunun engelli olduğunu 7 aylık iken farkına vardıklarını belirten anne Selma Ongur, binalarında asansör olmamasından dolayı çok zorlandıklarını, yetkililerden bir an önce sorunlarına çözüm bulmalarını istediklerini söyledi.

Oğlu dünyaya geldiğinde ilk 7 ay boyunca yürüyemediğini ve engelli olduğunu büyüyünce yaptıkları tetkikler sonucu fark ettiklerini belirten anne Ongur, “Oğlum Enes, karnımda iken tedavi altındaydım. Doktorlar bize hiçbir bilgi vermedi. Doğumuna son bir gün kala doktor dedi ki: ‘Bebeği acil almamız lazım.’ Ben de neden diye sordum? ‘Bebeği erken almamız lazım.’ şeklinde cevap verdi. Ertesi gün sabaha doğru siyah bir şekilde dünyaya geldi. 4 gün boyunca kuvözde kaldı. 4 günden sonra ‘Çocuğunuz iyi.’ diye bize haber verdiler. Hastaneden taburcu olduktan sonra 7 ay boyunca biz oğlumuzun yürüyemediğini bilmiyorduk. 7 aylık iken boynu hep sağa sola düşüyordu. Ama ben ilk haftasında fark etmiştim. Doktora başvurduk. Vücudunda gevşeklik olduğunu söylediler. Bizi üniversiteye sevk ettiler. ‘Beyin oksijensiz kalmış. Bu çocuk yaşamaz.’ dediler. Biz, bütün çabalarımızla Enes’i bu duruma getirdik. Çok çaba sarf ettik.” dedi.

Oğlunun zekasının yerinde olduğunu, ancak hiç yürüyemediğini belirten anne Ongur, “Enes’in şuan zekâsı yerinde ama yürüme engelli kaldı. ‘5 yaşında yürür.’ dediler. Enes şimdi 13 yaşında hiç yürüme imkânı yok. Fizik tedaviye gidiyor. Onun da hiçbir faydası yok. Bende ve eşimde bel fıtığı olduğu için biz evde kendisine fizik tedavi yaptıramıyoruz. Evimiz bu şekilde, indirip kaldıramıyoruz.” ifadelerini kullandı.

“Binamıza asansör istiyoruz”

Binalarında asansör olmaması nedeniyle her gün doğuştan engelli oğlunu sırtında taşıdığını anlatan Ongur, çok zorlandıklarını ve yetkililerin binalarında asansör sorununu gidermesini istediklerini belirterek, şunları dile getirdi:

“Binamızda asansör yok. Valiye çıktık. Vali ‘Bize olmaz, yapamayız.’ dedi. Nereye başvuracağımızı bilemedik. Enes şimdi işte bu durumdadır. 7’inci sınıfa gidiyor. Sabahleyin babası indiriyor. Öğle ise ben kendisini çıkarıyorum. Ben de bazen tek bazen de komşularımın yardımı ile çıkarabiliyorum. Biz binamıza asansör istiyoruz. Binamız asansörlü olsa çocuğumuz kapıya kadar akülü aracı ile gelir. Hem biz hem de çocuğumuz zorlanmayız. Belki o zaman zorlanmadığımız için fizik tedavisini evde yaparız. Yorulduğumuz için çocuğa biz kendi imkânlarımızla bir şey yapamıyoruz. Devletimiz, valimiz bize bir imkân sunsunlar.”

“Eşim normal doğum yapacaktı, ama sezaryenle doğum yaptırdılar”

Eşini doğum yapacağı ana kadar doktorların eşinin normal doğum yapacağını, ancak doğum esnasında eşinin sezaryen ile doğum yaptığını ifade eden baba Müftah Ongur ise, hastane ve doktorlar hakkında suç duyurusunda bulunmak için oğlunun doğum raporunu istediklerini, çocuğunun dünyaya geldiği hastanede doğum raporunu bulamadıklarını iddia etti.

Ongur, “Beyinde omurilikten inen sinir yanmış dediler. Bu sinir yandığı için bize tedavisinin olmadığını söylediler. Bu durumun yürüme problemini etkilediği için vücut bir denge kuramıyor. Vücut denge kurmadığı için biz kendisine yardımcı oluyoruz. Bunun üzerine ben oğlumu üniversiteye götürdüm. Orada tetkikleri yapıldı. Üniversitedeki doktora ‘Hocam bu çocuk neden böyle oldu?’ diye sordum. ‘Bu çocuk sezaryenle mi dünyaya geldi?’ diye sordu. Doktor bana ‘sezaryenin 3 dakika süresi var. 3 dakikayı geçen süre çocuğun beynindeki hücreleri yakar.’ dedi. Bunun üzerine de doğum hastanesine gittim, doğum raporunu istedim. Hastanede benim çocuğumun doğum raporu yok. Hiç kayıt yoktur, bulamadık. Enes’ten önce dünyaya gelen çocuğun doğum raporu var. Ama Enes’in doğum raporu yok. Benim eşim normal doğum yapacaktı. Ama orada sezaryenle doğum yaptırdılar.” diye konuştu.

TOKİ’den aldıkları dairelerin normal anlaşmalara göre asansörlü olarak göründüğünü, konutları yapan firmanın binalara asansör koymadığını belirten Ongur, “Kendileri eğer Enes’i taşıyabilirse ben zaten babalığımı sürekli yapıyorum. Her sabah oğlumu kaldırır kahvaltısını yaptırır, okula götürürüm. Aşağı kata kadar kendisini sırtımda indiririm. Aşağıda aracına bindirir kendisini okula götürürüm. Biz valimizden şunu istiyoruz. Bizim bu dairelerimiz, normal anlaşmalara göre asansörlü olarak gözüküyor. Ama yapan firma bu binalara asansör koymamış. Sadece engelli girişi koymuş. Biz sadece asansörlü bir bina istiyoruz. Ya bize bir asansörlü daire versinler ya da binamıza bir asansör yaptırsınlar.” diye konuştu.

“Bizi böyle mağdur etmenin hiç kimsenin hakkı yoktur”

Bel fıtığı olduğu için oğlunu indirip çıkartmakta zorlandığını ve merdivenlerden inip çıkarken oğlunu düşürmekten korktuğunu dile getiren baba Ongur, “Bizi böyle mağdur etmenin hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz sadece insan gibi yaşamak istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz. Bu binalar 2010 yılında yapıldı. Biz 6 yıl önce geldiğimizde Enes 5 yaşındaydı. O zamanlar çok küçüktü. Bir sıkıntı olmuyordu. Benim yaşım 55 olmuş. Belimde fıtık var. Ayaklarım ağrıyor ve dizlerim tutmuyor. Ben oğlumu indirip çıkarırken düşerim diye korkuyorum. Bu çocuk için korkuyorum. Ayağım bir kaysa çocuğum olduğu gibi aşağı düşecek.” diye belirtti.

Hatırlanacağı üzere, Yeşilkent TOKİ Konutları’nda asansör olmaması nedeniyle 11 yaşındaki engelli kızı Gülay Polat’ı okula götürüp getirmekte zorlandığı için Güzide Polat da, binalarına asansör yapılması için yetkililerden yardım istemişti.

Editör Ramazan Cengiz

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı