Kültür

Diyarbakır’da Cami Restorasyonunda Bin 500 Yıllık Revaklar Bulundu

Diyarbakır Ulu Camii’nde yapılan restorasyon çalışmalarında, İslamiyet öncesi bin 500 yıllık Roma Dönemine ait revaklar ve kalıntıları ortaya çıkarıldı.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde bulunan tarihi Ulu Camii’nde yapılan restorasyon çalışmalarında, İslamiyet öncesi bin 500 yıllık Roma Dönemine ait 3 ayrı revak ve kalıntıları bulundu.

Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından 2012 yılında başlatılan çalışmalarda, söz konusu revakların Ulu Camii’nin batı cephesinde bulunan evin alt katında bulunduğu öğrenildi.

Bulunan revaklar hakkında İLKHA’ya açıklamalarda bulunan Dicle Üniversitesi (DÜ) Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. İrfan Yıldız, bulunan revakın aynı zamanda Mesudiye Medresesi, Şafii ve Hanefi camilerinin kapısında da bulunduğunu söyledi.

Ulu Camii’nin Roma Döneminde iş merkezi olduğunu ifade eden Doç. Dr. Yıldız, Romalıların Hıristiyanlığı kabul etmesinden sonra, söz konusu yerde kilise inşa edildiği, İslamiyet’in o bölgeye hâkim olmasıyla yıkılan kilisenin üzerine ise Ulu Camii’nin inşa edildiğini belirtti.

Mesudiye Medresesi’nin önünde Roma Döneminden kalan revakların özgünlerinin bulunduğunu dile getiren Yıldız, “Ulu Caminin doğu cephesinde yapılan kazılar sonucunda, Roma Dönemine ait revak kalıntılarına rastlandı. Ulu Caminin bulunduğu yerde Pagan Roma Döneminde bir forumun yani ticaret merkezinin olduğunu biliyoruz. Daha sonra Romalıların Hıristiyanlığı kabul etmesi ile burada kilise ve müştemilatlarının inşa edildiğini biliyoruz. Ulu Caminin kuzeydoğu tarafında Mesudiye Medresesinin önünde de Roma Döneminden kalan revakların özgünleri bulunuyor. Bu revakın bugünkü caminin avlusunu dört yönden çevirdiğine dair izler bulunmaktadır. Bu izlerin bir kısmı ‘Şafiiler Cami’ diye adlandırılan yapının batı kapısında, yine Hanefiler bölümünün batı kapısında mevcut ve bu revakın batı tarafa doğru devam ettiğini biliyoruz. Dolayısıyla bugünkü Ulu Camiinin batı tarafında düşen kısımda da Roma Dönemine ait müştemilatların olduğunu, çıkan sütun başlıklarından anlamış olduk.” dedi.

“Bu kalıntılar daha önceki Roma Dönemine ait revakın devamıdır”

Ulu Caminin restore çalışmalarının Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yapıldığını hatırlatan Yıldız, belli yerlerde araştırma kazıları istediklerini sözlerine ekledi.

Bu isteklerinin amacını daha sağlıklı kararlar olduğunu belirten Yıldız daha sonra, “Hem yapıda yapılacak onarımlarda daha sağlıklı kararlar almak, hem de daha önce bu kısımlarda herhangi bir kalıntı olup olmadığını belirlemek amacıyla kazı istendi, müze denetiminde kazı temizlik çalışmaları yapılırken kalıntılar ortaya çıktı. Bu kalıntılar daha önceki Roma Dönemine ait revakın devamıdır. İnal Oğulları ve Nisan Oğulları dönemlerine kadar batı revakı yapılınca Roma Dönemine ait revaklar oradan kesilmiş, ‘maksure’ olarak adlandırdığımız yeni bir yapı inşa edilmiş. Muhtemelen ondan sonra revak kısmı başka amaçlar için kullanılmış ve yıkılmıştır. Kalan kalıntılar Mesudiye Medresesinden başlayıp, Şafiler Camiine paralel olarak devam eden kısmın bitiminden hemen doğu cephesinin yanı başında iki sıra halinde bulunuyor.” İfadelerini kullandı.

“Ulu Camiinin, kilisenin bulunduğu alanda yeniden inşa edildiği belirlenmiş oldu”

Ulu Camiinin Roma Döneminde iş merkezi olduğunu ifade eden Yıldız sözlerine şöyle devam etti:

“Diyarbakır Ulu Caminin kiliseden camiye çevrildiği, gerek batı kısmından çıkan kalıntılardan, gerekse doğu kısmında yapılan kazılarda, kilisenin bazı kalıntı ve mozaik süslemelerinde anlaşılıyor. Diyarbakır Ulu Camiinin, kilisenin bulunduğu alanda yeniden inşa edildiği belirlenmiş oldu. Özellikle batı tarafındaki kalıntıları toprak korumuş oldu. Toprak, tarihi eserleri koruyan en önemli etkendir. Eğer biz bunları açığa çıkardıktan sonra restore etmezsek tahrip olur. Bizim isteğimiz şudur; bundan sonraki nesiller de bunları koruyup, gelecek nesillere aktarmaları daha sonra gelen nesiller burada medeniyetlerin yaşadığını, medeniyetlerin burada tarihi eser inşasında bulunduğunu anlamaları için, bu eserleri bir sonraki nesillere aktarmamız gerekiyor.”

Öte yandan revakların bulunduğu evde ve ilçede çatışmalardan dolayı zarar gören diğer tarihi yapıların restorasyonları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından devam ediyor.

Revak, sırtı bağlı bulunduğu binaya dayalı, ön cephesi açık, üstü örtülü ve örtüsü sütunlarla ya da payelerle taşınan mekâna verilen yere denir. Güneşten ya da yağmurdan korunma amaçlı işlevsel revaklara, sundurma adı verilir.

Editör Ramazan Cengiz

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı